26 Aralık 2013 Perşembe

TAHİN HELVALI KURABİYE

   İçinde değişik bir şey, bir sürpriz olan bir tarif gerekiyordu bugün için. Hemen aklıma tahin helvası geldi. Nedense aldığımız tahin helvaları ilk günden sonra bir daha yenmiyor ve her seferinde taze osun diye yenisini alıyoruz. Böylece dolapta mutlaka birkaç tane tahin helvam oluyor. Onları tüketmek için de hep değişik tarifler bulmaya çalışıyorum. Bir keresinde kek yapmıştım, çok da lezzetli olmuştu. Tahin çok besleyici ve özellikle bu soğuklarda pekmezle birlikte tüketilmesi gereken bir besin. Bu sefer de kurabiyesini yaptım. Aromasına bayılacaksınız. İşte #yemekfirtinasi 18. gün tarifi: 


MALZEMELER:
200 gr tahin helvası
1 çay bardağı süt
1 çay bardağı pudra şekeri
125 gr margarin
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
Aldığı kadar un
YAPALIM:

  • Tahin helvasını çatalla ezin. Ilık sütle karıştırarak sütün içinde erimesini sağlayın.
  • Pudra şekeri ve yumuşak margarini ekleyin.
  • Un, kabartma tozu ve vanilyayı katarak yumuşak, ele yapışmayan bir hamur yapın.
  • Hamuru 15 dakika kadar buzdolabında bekletin.
  • Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar kopararak yuvarlayın ve yağlanmış tepsiye dizin. Dilerseniz kurabiyelerin ortasına ceviz ya da fındık koyun ve önceden ısıtılmış 170 derece fırında 20 dakika kadar pişirin.

24 Aralık 2013 Salı

YOĞURTLU BUĞDAY ÇORBASI

    İlk evlendiğim zamanlarda çorba yapmayı hiç sevmezdim. Neden bilmiyorum. Ama zamanla çorba yapmayı da öğrenince öğünün vazgeçilmez bir parçası olduğunu anladım. Bugün çorbamızı da ancak akşam yemeğinde yaptığım ve bir türlü elim değmediği için de yazamadım. Belki de bu #yemekfirtinasi olayı olmasa bu kadar hızlı da yetiştiremezdim. Sanki bunu yapmasam ödevimi yapmamış çocuklar gibi hissediyorum kendimi.
    İşte 17. gün için kış mevsiminde şifa niyetine yaptığım sıcacık çorba...


MALZEMELER:
1 su bardağı buğday
1 su bardağı yoğurt
2 yemek kaşığı un
1 yumurta
Tereyağı
Nane
YAPALIM:

  • Buğdayı akşamdan ya da 4-5 saat öncesinden ıslatın ve sonra düdüklü tencerede pişirin. 
  • Tencerede yoğurt, yumurta ve unu çırpın. Üzerine 4 bardak kadar suyu yavaş yavaş ilave edin. Karıştırarak pişirin.
  • Kaynamaya başlayınca süzdüğünüz buğdayları ilave edin ve tuz koyun. Bu sırada 2 diş dövülmüş sarımsak da ilave edebilirsiniz. 
  • Başka bir tavada tereyağını eritip nane koyun ve bunu da çorbanın içine ilave edin. Artık çorbanız hazır. Sıcak sıcak servis edebilirsiniz.


23 Aralık 2013 Pazartesi

PEYNİRLİ ÇÖREK

    Hafta sonları geç kalktığımız için öğün vakitleri epeyce kayıyor. Kahvaltımız öğle yemeğine yakın hale geliyor. Akşam üstü de bir öğün daha yeyince bir daha yemek yemek fazla geliyor. Yalnızca akşam televizyon seyrederken atıştırmalıklar olursa çok güzel oluyor. Dün de aynen böyle oldu ve ben de bir sonraki günün #yemekfirtinasi'nı düşünerek (yani bir taşla iki kuş vurarak) poğaça mayaladım. Meğerse benim kızlar çok acıkmış. Sıcak sıcak fırından çıkan bir tepsi poğaça neredeyse bitiyordu." Kat kat, çok güzel olmuş", öyle dediler. Sizin evde peynir sevmeyen varsa içine farklı şeyler koyabilirsiniz. Ya da boş bırakın, sonradan arasına domates, peynir koyarak sandviç yapın. Nasıl isterseniz...
    Bu arada yemek fırtınasının da yarısını tamamlamış olduk. Zaman ne kadar hızlı geçti. 16. gün oldu bile. İşte 16. gün Ödevi: Akşam TV karşısında atıştırmaktan hoşlandığınız, sevdiğiniz atıştırmalık tarifiniz nedir? En çok ne izlerken canınız çekiyor. :)) Paylaşın bizim de canımız çeksin :))




MALZEMELER:
1 çay bardağı ılık su
2 yumurta sarısı
1 çay bardağı yoğurt
1 çay bardağı sıvı yağ
1 paket maya
1 tatlı kaşığı toz şeker
Tuz
3-4 su bardağı un
1 paket margarin - tereyağı karışımı
İÇİ:
300 gr beyaz peynir
Nane
Kırmızı biber
YAPALIM:
  • İçini hazırlamak için beyaz peyniri çatalla ezip baharatları katalım.
  • Suyu el yakmayacak sıcaklıkta ısıtıp şekeri karıştıralım ve mayayı eritelim. Biraz kabarması için bekleyelim.
  • Yoğurt ve sıvı yağı katalım. 1 yumurtanın sarısını koyalım.
  • Un ve tuz karışımını yavaş yavaş ekleyerek yumuşak bir poğaça kıvamına gelene kadar hamuru yoğuralım. 
  • Hamurun kabarmasını beklemeden 4 parçaya ayıralım. Birinci parçayı olabildiğince ince açalım. Üzerine eritilmiş tereyağı-margarin karışımından fırça ile sürelim. Diğer parçayı da açıp üzerine serelim ve yine erimiş yağ sürelim. Bu iki hamuru rulo yaparak katlayalım ve buzluğa koyalım.
  • Diğer 2 hamuru da aynı şekilde açıp rulo yaptıktan sonra buzluğa koyalım. Hamurların yağları donana kadar yaklaşık 15-20 dakika bekledikten sonra hamuru buzluktan alalım. Rulodan yaklaşık 2 parmak genişliğinde keselim. Kestiğimiz parçayı yan yatırıp üzerine bastıralım ve 05 cm inceliğinde açalım. İçine penirli içi koyup kapatalım ama ucuna bastırmayalım ki kabarabilsin.
  • Diğer yufkayı da aynı şekilde kesip poğaça haline getirelim. Yağlanmış tepsiye aralıklı olarak dizelim. Üzerine kalan 1 yumurtanın sarısı ile 1 yemek kaşığı sıvı yağını karıştırıp sürelim. İsterseniz çörek otu veya susam serpin ve mayalanması için bırakın kabarsın.
  • Çörekleriniz kabarınca önceden ısıtılmış 175 derece fırında 20 dakika kadar pişirin ve sıcak sıcak servis edin. Yanında çayla nefis gidecektir.

22 Aralık 2013 Pazar

SÜSLÜ TABAK

     #yemekfirtinasi 15. günde hem göze hem de mideye hitap eden bir tabak hazırmamız gerekiyor. Bu hafta sonum çok hızlı ve oldukça yoğun geçiyor. Üstelik bu akşam için hazırlamayı düşündüğüm yemek yerine dışarıda yemeği tercih ettiğimiz için söz konusu tabağı hazırlayamadım. Bu yüzden daha önceden yaptığım "patates yatağında tavuk" yemeğini sunmak istedim. Bu gn için kolayına kaçtım ama sonraki günlerde devam edeceğim inşallah.


20 Aralık 2013 Cuma

ANANE BURGER

#yemek fırtınasında 13. gün:  ": Herkesin annesinin yemeği ona göre en lezzetli yemektir. Annenizin en özel tarifi nedir? Bizim için siz yapar mısınız?"
    Benim kızlar annemin en çok doğal olarak yaptığı hamburgerini severler. Buna da kendilerince anane burger ismini koydular. Dışarıda fast food yemektense bu hamburgeri yemeleri çok iyi oluyor. Ece kızım bu hamburgerin yanına çok sevdiği Rus salatası da yapıp koydu. Bugün tam bir fast food günü oldu, bol kalorili.


MALZEMELER:
400 gr kıyma
1 adet kuru soğan
2-3 dilim ekmek
Maydanoz
Sıvı yağ
Tuz
1 tatlı kaşığı karabiber
1 tatlı kaşığı kimyon
Ketçap
Mayonez
Dilim kaşar peyniri
2-3 adet domates veya kırmızı biber
Hamburger ekmeği
Marul yaprakları
Kornişon turşu
YAPALIM:

  • Kuru soğan rendelenir. Ekmekler hafif ıslatılıp ufalanır.
  • Kıyma, ince kıyılmış maydanoz, tuz, karabiber ve kimyon konur. İyice yoğurulur.
  • Hamburger ekmeği büyüklüğünde ve yassı köfteler yapılır.
  • Domates veya jülyen doğranmış kırmızı biber tost makinesinde kızartılır. Turşular doğranır.
  • Köfteler sıvı yağda veya ızgarada kızartılır.
  • Hamburger ekmeğinin iç tarafları tost makinesinde ısıtılır. Üzerine 1 adet marul yaprağı, üzerine köfte ve 1 dilim kaşar peyniri konur. Fırının ızgarasında biraz eritilir. Üstüne domates, ketçap, mayonez ve  turşu konur. Ekmeğin diğer tarafı kapatılıp servis yapılır.

19 Aralık 2013 Perşembe

PORTAKALLI KURABİYE


   " #yemekfirtinasi 12.gün: Portakalın suyuyla, portakalın kabuğuyla, portakal dilimleriyle, kısaca portakalın içine girdiği en ilginç tarif?? Haydi mutfağa, hazırlayıp bizlerle paylaşın."

     Bugün etkinliğimiz çerçevesinde portakallı bir şeyler yapmamız gerekiyor. Portakallı bir kurabiyem vardı. Akşamdan rulo yapıp buzdolabına koydum, bugün de işten gelince pişirdim ve fotoğrafladım. Ardından fazla zaman kaybetmeden de yayınlıyorum.
     Kurabiyenin ilginç yanı kabuğu ile birlikte parçalanıp o şekilde pişirilmesi, ama merak etmeyin kesinlikle tadında bir acılık olmuyor. Çok da güzel kabarıyor, o yüzden tepsiye yerleştirirken aralıklı olarak koyun. Bu malzeme ile 1.5 tepsi oluyor. Miktarlarınızı ona göre ayarlayabilirsiniz.


MALZEMELER:
1 çay bardağı sıvı yağ
1 çay bardağı yoğurt
1/2 paket margarin
1 paket kabartma tozu
1 su bardağı toz şeker
1 yumurta
4-5 su bardağı  un
İÇİ:
2-3 adet portakal
1 su bardağı toz şeker
1/ çay bardağı hindistan cevizi
YAPALIM:
  • Portakalları kabukları ile birlikte rondodan geçirin. İçine şeker ilave ederek pişirin. Ocaktan aldıktan sonra Hindistan cevizi ilave edin. Bir kenarda soğumaya bırakın.
  • Yumuşamış margarin, sıvı yağ, yoğurt ve toz şekeri karıştırın.
  • İçine elenmiş un ve kabartma tozunu yavaş yavaş ekleyerek yumuşak bir hamur yoğurun.
  • Hamurdan portakal büyüklüğünde parçalar kopararak dikdörtgen bir şekilde merdane ile yarım cm kalınlığında açın. İçine soğumuş olan portakallı içten koyup rulo şeklinde sarın.
  • Hamur bitene kadar portakallı rulolar yapmaya devam edin. Bütün ruloları bir süre buzdolabında bekletirseniz kesmeniz daha kolay olacaktır. Yaklaşık 2 parmak genişliğinde kesin ve yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizin.
  • Önceden ısıtılmış 170 derece fırında pişirin. Fırından çıkan kurabiyelerin üzerine pudra şekeri serperek servis tabağına alın.

18 Aralık 2013 Çarşamba

CAKE POPS

    Bugün çocuklar için eğlenceli bir şeyler yapmamız gerekiyor. Biraz daha zamanım olsaydı farklı bir şeyler çıkarabilirdim ama son anda aklıma bu şirin topları yapmak geldi. Sanırım 11. gün yemek fırtınası ödevine de uygun olmuştur:
  " Çocuklar için hazırlanacak komik ya da enteresan ya da eğlenceli bir tarif ya da tabak. Hayal gücünüzü çalıştırın. :) Çocukları mutlu edelim :)"


MALZEMELER:
 4-5 dilim kakaolu kek
1 kutu krema
200 gr bitter çikolata
1 paket glazür çikolata
Hindistan cevizi
Fındık
YAPALIM:

  • Elinizde kalmış, yenmemiş kekler de olabilir, ya da sırf bu topları yapmak için kek de yapabilirsiniz. 4-5 büyük dilim keki rondada un gibi hale getirin.
  • Kremayı kaynama sıcaklığına kadar ısıtın ve sonra ocaktan alıp içine parçalanmış çikolataları atıp karıştırın, iyice erisin.
  • Kremalı çikolata karışımını azar azar keklerin içine boşaltıp karıştırın. Kekler hamur kıvamına gelince daha fazla çikolata ilave etmeyin. Kapağını kapatıp bir gece buzdolabında bekletin.
  • Ertesi gün soğumuş ve epeyce katılaşmış olan karışımdan ceviz büyüklüğünde parçalar alıp yuvarlayın. Çubuklara takmadan önce çubuğun ucunu artmış çikolata karışımına batırın. Daha sonra kek toplarınıza batırın. Böylece daha sonra çikolataya bularken hareket etmeyecektir.
  • Tüm kek bitene kadar yuvarlaklar yapmaya ve çubuklara takmaya devam edin.
  • Glazür çikolatayı eritin. Topları içine buladıktan sonra süslemek için hindistan cevizi veya dövülmüş fındığa batırın. Donması için dolaba kaldırabilirsiniz. Sonra da çocuklarınıza çikolata süprizi yapın.


17 Aralık 2013 Salı

TAVŞAN PASTA

 #yemekfirtinasi 10. gün : Çay’a davetlisiniz. Arkadaşlarınızla bir araya geldiniz, nollluuuurrrr sen …………… tarifini yap da gel dedikleri tarifiniz nedir? Haydi bu sefer bizim için hazırlayın.

     Bu sefer ödevimiz anlaşıldığı üzere arkadaşlarımızdan en çok istek alan tarif. Bu ödevi sorunca pek çok cevap aldım: Kemalpaşalı Muhallebi, Çin Böreği gibi. Ama bir de doğum günü varsa o zaman en çok isteği butik pasta alıyor. Ben de Öykü'ye yerli mallar haftası için bir butik pasta yapacaktım. Tam da denk geldi ve böylece butik pastalarımdan birini paylaşmak istedim. Yine de onlara dün Kemalpaşalı muhallebi yapıp getirdim, cumartesi toplantımıza da Çin böreği yapıp götüreceğim. İşte butik pastamız:


    Öykü'nün isteği ile pastanın pandispanyası da ara kreması da kakaolu oldu. Her ikisinin de tarifleri burada :

KAKAOLU PANDİSPANYA MALZEMELERİ:
4 yumurta
4 fincan toz şeker (Türk Kahvesi fincanı)
3 fincandan 1 yemek kaşığı eksik un
1 fincan nişasta
Vanilya
2 yemek kaşığı kakao
1/2 paket kabartma tozu
2 yemek kaşığı sıvı yağ
3 yemek kaşığı kayar su
2 yemek kaşığı süt
YAPALIM:
  • Yumurtaların akları ve sarıları birbirinden ayrılır. Akları cam bir kasede mikserle çırpılır. Biraz katılaşmaya başlayınca 1 fincan toz şekeri yavaş yavaş ilave edilerek çırpılmaya devam edilir. Tıraş köpüğü kıvamı alıncaya kadar ya da kaseyi ters çevirdiğinizde dökülmeyecek kıvama gelene kadar çırpılır.
  • Yumurta sarıları başka bir kasede kalan şekerle birlikte beyazlaşıncaya kadar vanilya ile birlikte çırpılır.
  • Yumurta sarılarının içine sıvı yağ, süt ve kaynar su koyup çok fazla çırpılmaz.
  • Sıra geldi sarılarla beyazları karıştırmaya. Önce yumurta aklarında 1-2 kaşık alınıp sarıların içinde karıştırılır, sonra bu karışımın tamamı akların içine konur ve aşağıdan yukarı doğru aklar sönmeden karıştırılır.
  • Bu karışımın içine kabartma tozu ile elenmiş un konur, yine aşağıdan yukarı, mümkün olduğunca çabuk bir şekilde karıştırılır. 
  • Yağlanmış 22 cm.lik kalıba boşaltılır ve 160 derece fırında 30-40 dakika pişirilir. Kürdanla pişip pişmediği kontrol edilir. Ben pişirmek için yuvarlak ayarlanabilir çember kalıp kullandım. Altını pişirme kağıdı ile çevreledim. Kenarlarını da yağladım. Böylece kalıptan çok kolay çıktı. 

  • Pişen pandispanya soğuması için bir kenara alınır. Eğer vaktiniz müsaitse bir gün sonra katları kesilir.
KAKAOLU PASTA KREMASI MALZEMELERİ:
2 yumurta sarısı
750 ml süt
2 tepeleme yemek kaşığı un
2 tepeleme yemek kaşığı nişasta
5-6 yemek kaşığı toz şeker
2 yemek kaşığı kakao
1 paket tart jöle
50 gr margarin
YAPALIM:
  • Un, nişasta, kakao, yumurta sarısı ve toz şeker derince bir kapta karıştırılır. İçine azar azar süt ilave edilir.
  • Topaklanmaması için karıştırılarak pişirilir.
  • Kaynayınca ocaktan alınıp margarin konur ve eriyene kadar karıştırılır.
  • Tart jöle üzerindeki tarife göre pişirilip kremaya ilave edilir.
  • Bir tepsi su ile ıslatılıp üzerine krema dökülüp yayılır. Üzeri kurumaması için streç örtülür. Böylece pandispanya pişene kadar krema soğuyup sürülebilir hale gelecektir.
    Pandispanya piştikten ve soğuduktan sonra 3 parçaya kesildi. Aralarına ara kreması sürüldü. Üzeri ganaj ile kaplandı ve soğuması için buzdolabına kaldırıldı. Daha sonra tavşan kalıbı çıkarılıp kulakları ve başı yapıldı. Kenar süsleri için yuvarları Öykü ile yaptık. En son üzeri şeker hamuru ile kaplanıp şekillerimizi yerleştirdik ve ortaya bu şirin pasta çıktı. Bu sene yerli mallar haftası etkinliğimiz de böylece sona erdi.


14 Aralık 2013 Cumartesi

KARNABAHAR MÜJVERİ


#yemekfirtinasi7. gün ödevimiz: Kızartmanın lezzetine kim hayır diyebilir ki? Kızartmanın her hali güzel. Kızartılarak yapılan şimdiye kadar hiç denemediğiniz bir şey deneyip paylaşmaya ne dersiniz? Bugün yemeğe misafirim olduğu için çok geç de olsa tarifimi yazıyorum. Bu kızartmayı çocuklar seveceklerdir. İçinde karnabahar olduğunu anlamadan yiyecekler. Kış günlerinde fazla sebze seçeneğimiz olmadığı için elimizdeki sebzeleri farklı sunumlarla vermek değişiklik oluyor. Karnabaharı bir de böyle deneyin:

MALZEMELER:
1/2 karnabahar
1 çay bardağı pirinç
2 yumurta
5-6 yemek kaşığı un
50 gr rendelenmiş kaşar peyniri
Tuz
Karabiber
Kimyon
Maydanoz
Dereotu
Taze soğan
YAPALIM:
  • Karnabaharı haşlayıp süzün ve blendırda veya çatalla ezin.
  • Pirinci haşlayıp süzün.
  • Diğer malzemeleri katıp karıştırın. Kıvamı sulu ise biraz daha un ilave edebilirsiniz.
  • Sıvı yağı kızdırıp müjverleri kaşıkla tavaya dökün ve önlü arkalı kızartın. Sarımsaklı yoğurtla servis edin.

13 Aralık 2013 Cuma

MOZAİK KREMALI KEK

    Cuma günleri köy gezisi yapmam gerektiği için tariflerime pek zaman ayıramıyorum. Ama yine de #yemekfirtinasi' nın 6. günü etkinliği olarak yaptığım keki paylaşmak istiyorum. Tarif defterimde Rezzan Abla'nın Keki olarak yazılı olan keke yeni ismini ben verdim. Teyzemin kızından aldığım ve içine yağ konmayan bu hafif keki kakaolu ve çikolata kremalı olduğu için kızlarım pek seviyorlar. Yapınca ne kadar hafif olduğunu göreceksiniz. Çikolata kadar tatlı günler dileğiyle...

kakaolu kek

MALZEMELER:
5 yumurta
3 fincan toz şeker
3 fincan un
4-5 yemek kaşığı kakao
1 paket kabartma tozu
1 paket krem şanti
1/2 paket çikolata sosu
YAPALIM:
  • Yumurta ve toz şeker beyazlaşıncaya kadar çırpılır.
  • Un, kakao ve kabartma tozu elendikten sonra karışıma ilave edilir. Çok fazla çırpılmaz.
  • Yağlanmış ve hafif unlanmış kare borcama dökülür. 170 derece fırında 30-35 dakika pişirilir.
  • Kek pişerken krem şanti üzerindeki tarife göre hazırlanıp buzdolabında bekletilir.
  • Kek ılındıktan sonra üzerine krem şanti sürülür ve yeniden buzdolabına konur.
  • Yarım paket çikolata sosu üzerindeki tarife göre hazırlanır. Kaynadıktan sonra 5-10 dakika ılınması için bekletilir. Sonra buzdolabından çıkartılmış krem şantili kekin üzerine sürülür. Çikolata sosunun sıcaklığı ile krem şantide hafif bir erime olacak ve iki malzeme birbirine biraz karışacaktır. Çok fazla karıştırmadan mozaik görünümü alacak şekilde sürülür ve yeniden buzdolabına konur.
  • Ertesi gün ya da 4-5 saat sonra servis edilebilir.

12 Aralık 2013 Perşembe

ELMALI MİLFÖY

#yemekfirtinasi'nda 5. gündeyiz. Ödevimiz: Son dakika lezzetleri Telefon çaldı, 1 saate misafiriniz gelecek. Yemek yedik çaya geliyoruz bir şey hazırlama dediler. Kurtarıcı çay eşlikçiniz nedir? Şipşak lezzetlerinizi görelim.
    Bugün tarifimizdeki amaç hızlı ve kolay bir şeyler yapmak. Böyle olunca aklıma hemen milföy geldi. Milföylerden 3 çeşit tarif yapıverdim. Daha önce de erikli milföyler yapmıştım. Tatlı olan elmalı tarifi de ayrıntısıyla yazdım. Aslında diğerleri de gayet kolay. Birinin içine tahin ve ceviz koydum, diğerine de kaşar. Yani onlar tuzlu oldu. 

Yemek fırtınamızdaki senaryoda çaya misafirimiz geliyor. Tabi sadece bunları yapıp önlerine koyamam. Verilen 1 saatlik zaman diliminde elmalı milföy yapmışsam onlar pişerken bu sefer de tuzlu bir kek çırparım. Onu da fırına verirken hala zamanım kalmışsa salata yaparım. Evde makarna varsa hemen onun içine bir şeyler katarım. Pilav varsa da olur. Hiç biri yoksa biraz da zamanım kaldıysa kısır bile yapabilirim. Ya da her zaman kurtarıcım derin dondurucudur. Şu anda bile dondurucumda çin böreği ve içli köfte hatta fellah köftesi bile var. Çünkü eşim de benim kolayca misafir ağırladığımı bildiğinden böyle ani misafirlere çok alışığımdır. Hatta bırakın çayı aniden yemeğe bile gelebilirler. Kastamonu'da hiç haber vermeden gelenler de olur. Ama herkes birbirini elinden geldiğince ağırlar. Misafire yemek yedirmeden göndermezler. Köylerde bir sofra hazırlarlar tahmin edemezsiniz.Hiç bir şey bulamazlarsa sofraya yoğurt, pekmez, kızarmış köy ekmeği, turşu, peynir, domates çıkarırlar. Yine de bir sofra olur mutlaka. Hatta inanmayacaksınız ama bir bakarsınız hamuru yoğurup etli ekmek yapmaya bile başlamışlar. Ben de 20 senedir buradayım ve Kastamonu gelini olarak misafir ağırlamayı epeyce öğrendim. Böyle geleneklerimiz hiçbir zaman kaybolmamalı. Zaten önemli olan sofrayı en iyi şeylerle donatmak değil, misafiri güler yüzle karşılamak. Her şeyden önemlisi bu...

kolay ve hızlı tarif

MALZEMELER:
4 çift milföy hamuru
2 adet elma
4-5 yemek kaşığı toz şeker
1 çay kaşığı tarçın
Pudra şekeri
YAPALIM:
  • Her bir çift milföy hamurunu uzunlamasına 3 eşit parçaya ayırın. Yani her bir hamurdan 4 uzun şeridiniz olsun. 
  • Elmaların çekirdeklerini çıkarıp ince dilimleyin ve tavada üzerine toz şeker serptikten sonra pişirin. Pişmeye yakın üzerine tarçın serpin. 
  • Her bir şeridin üzerine erik dilimlerinden, sık olmayacak şekilde yerleştirin.
  • Fazla sıkı olmayacak şekilde hamurları rulo yapın. En son ucunu hafif ıslatarak yapıştırın.
  • Ruloları pişirme kağıdı serilmiş tepsiye dizin. Önceden ısıtılmış 170 derece fırında üzeri hafif kızarana kadar pişirin. Biraz soğuyunca üzerine pudra şekeri serpip servis edin.

11 Aralık 2013 Çarşamba

PROFİTEROL

     #yemekfirtinasi etkinliğinde 4. güne geldik. Bu sefer ödevimiz: Ev ahalisini mutlu etme zamanı Ev ahalisinden en çok istek alan tarifiniz nedir? Haydi mutfağa... Kızlarıma sordum, ne istersiniz diye. Birkaç seçenek geldi: Cevizli lokum, sufle, ıslak kek vs. Son ana kadar sufle yapmayı düşünmüştüm ama hemen yapıldıktan sonra yenmesi gerektiği için vazgeçtim. Çünkü eşim de eve geç gelecekti ve o zaman beklemiş bir suflenin hiç bir kıymeti olmayacaktı. Hatta sufle kaplarını bile yağlayıp doaba koymuştum ama sonra ani bir dönüşle profiterole karar verdim. Yine küçük yardımcım Öykü ile birlikte profiterollerimizi yaptık. 
     Profiterolün benim için özel bir anlamı da var: Blogumun ilk tarifi. Şimdiye kadar bir kere tarifim tutmadı, o zaman da miktarları iki katına çıkarıp yapmıştım, bir şeyler ters gitti sanırım, olmadı. Onun haricinde her zaman tutan bir tarif. Kalabalık misafiriniz gelecekse dikkatli olun. Bu miktarlarla 25-30 tane çıkıyor. Benim ikinci kızıma bebek görmeye geldiklerinde yapmıştım. Çalıştığım iş yerinden geleceklerini söylediler. O zaman için o kadar kalabalık olacağını tahmin etmemiştim. Başka bir pasta olsa dilimleri küçülterek herkese yetecek hale getirebilirsiniz. Ama profiterol öyle değil ki. Neyse ki yetti ama tamı tamına. 10-15 kişilik misafiriniz geliyorsa rahat rahat yapın, herkes istediği kadar yesin.

fındık ve çikolata sosuyla kremasıyla nefis lezzet

     Daha önce profiterolün tarifini ayrıntılı olarak vermiştim. Dün sadece ara kremasında farklı bir tarif uyguladım. Bu şekilde de deneyebilirsiniz:

KREMA MALZEMELERİ:
2 yemek kaşığı un
3 yemek kaşığı nişasta
6 yemek kaşığı toz şeker
1 kg süt
1 paket vanilya
Portakal kabuğu rendesi
YAPALIM:

  • Un, nişasta ve toz şekeri karıştırma kabına alın. Üzerine yavaş yavaş süt ilave ederek karıştırın.
  • Ocağınızı yaktıktan sonra muhallebi gibi devamlı karıştırarak pişirin.
  • Kaynamaya başlayınca nişasta ve portakal kabuğu rendesini ekleyin.
  • Çabuk soğumasını istiyorsanız çay tepsinizi ıslatın ve kremayı üzerine dökerek yayın. Üzerini de streç film ile kaplayın. Çok daha kolay bir şekilde soğuduğunu göreceksiniz.
  • Soğuyan kremayı profiterollerin içine sıkarak doldurun, üzerine de çikolata sosu ve dövülmüş fındık ile süsleyin. Hazır çikolata soslarını kullanabilirsiniz.

10 Aralık 2013 Salı

KIŞ ÇAYI

     #yemekfirtinasi etkinliğimizin 3. günündeyiz. Dün yaptığımız limonlu kekin yanına bugün bir kışçayı yapacağız. Çünkü etkinliğimizin konusu: " Kışın vazgeçilmezi Hep çay hep kahve olmaz. Kış yaklaştı. İçimizi ısıtacak bir içecek tarifi yapalım, yaratıcılığımızı konuşturalım."
     Bu etkinliği okur okumaz hastalarıma önerdiğim bitki çayı geldi aklıma. Tam da yayınlamanın sırası, havalar böyle soğuk giderken o kadar çok soğuk algınlığı var ki. İlaçlarla belirtileri hafifletiyoruz ama daha hızlı iyileşmek için doğal yollarla da yardımcı olabiliriz. Bu anlamda bitkiler kurtarıcımız oluyor. Kendim de siyah çayı çok severim ama günde bir kez ada çayı içmeyi ihmal etmiyorum. Bugün yapacağımız çayda bir sürü malzeme var, tadı da oldukça güzel. Ben de akşam limonlu kekin yanına bu kış çayını demleyip ev halkına içirdim. Evdeyseniz ne mutlu size. Yapıverin çayınızı, geçin pencerenin yanına, oturun kanepeye. Sevdiğiniz bir dergiyi ya da okuduğunuz kitabı alın elinize. Bir de hafiften gelen bir müzik açın. Bundan güzel bir şey olabilir mi?


MALZEMELER:
1/2 adet ayva
1 avuç ıhlamur
2 adet çubuk tarçın
7-8 adet karanfil
4-5 adet kakule
2 adet zencefil
Bal
Limon
YAPALIM:

  • Ayvayı güzelce yıkayıp kabuklarını soymadan doğrayın. Ayvanın soğuk algınlığı, grip, nezlede iyileşmeyi hızlandırıcı etkisi vardır. Ayrıca ağızdaki yaralara iyi gelir. Baş ağrısını azaltır ve boğazda şişlik hissini gidermeye yardımcı olur. Doğradığınız ayvaları çay yapacağınız demliğe koyup üzerine de su koyarak kaynamaya bırakın.
  • Suyunuz kaynamaya başlayınca içine ıhlamurları koyun. Ihlamurun çiçeklerini de yapraklarını da kullanabilirsiniz. Ateşi düşürücü etkisi vardır. Stresinizi alır. Ayrıca öksürük ve boğaz ağrısını da giderir.

  • Ardından karanfil, çubuk tarçın ekleyin. Karanfil bulantı ve kusmaya iyi gelir. Ağız antiseptiği görevi görür. Balgam ve öksürükte iyileştirici etkisi olduğu gibi antibakteriyeldir. Tarçının da soğuk algınlığına etkisi vardır.

  • Zencefil ve kakuleyi de koyun. Zencefil kas ağrılarını giderir. Solunum yollarını açar, bulantıya iyi gelir. Ayrıca adet ağrılarında da olumlu etkisi vardır. Kakule mide ağrısına iyi gelir, sindirime yardımcı olur.
 

  • Suyunuz tam olarak kaynadı ise demliğinizi ocaktan alıp sarıp sarmalayın. Böylece 10-15 dakika soğumadan demlensin. 

  • Sıra geldi çayımızı içmeye. Ama daha malzemelerimiz bitmedi. Çayınızı süzerek fincanınıza alın, şeker yerine tatlandırmak için 1 tatlı kaşığı bal koyun. Ekşi sevmenizin derecesine göre de birkaç damla limon damlatın ve şifa niyetiyle çayınızı için. Yanına da dün yaptığımız limonlu kekten koyabilirsiniz. 

9 Aralık 2013 Pazartesi

LİMONLU KEK

  Bugün #yemekfirtinasi etkinliğimizin 2. günü. Biliyorsunuz, etkinliğimizde 30 gün boyunca her gün belirlenmiş bir görev olacak ve bizler bu etkinliğe katılanlar olarak her gün görevimizi yapıp yayınlayacağız. Bugünkü görevimiz şu şekilde: "Çayın en güzel eşlikçisi. Dışarda yağmur yağıyor, elinize kitabınızı almışsınız, çayın dumanı üstünde yanına hangi lezzet gider? En sevdiğiniz tarif olabilir yada yepyeni bir lezzet deneyebilirsiniz."
       Belki de bugünün etkinliğini "dışarıda kar yağıyor" olarak değiştirmekte fayda var. Çünkü dünden beri çok güzel kar yağdı ve her yer bembeyaz oldu. Bu sayede o feci soğukların üzerine hava da birazcık kırılır gibi oldu.
        Ben bugün yapılacak olan görevimi dün akşamdan hazırladım. Çünkü her pazartesi olduğu gibi bugün de nöbetçiyim ve eve geç gideceğim. O saatten sonra bir şeyler yapmam imkansız gibi. Üstelik akşamdan yaptığım keki bugün evde olacak kızlarım için de iyi bir atıştırmalık olacak. Çayın yanına en güzel giden şey bence kek. Bir süredir yapmadığım bir limonlu kek tarifim vardı, hem de C vitaminli olur diye düşündüm. Aslında yarın yapacağımız kış çayının yanına da çok güzel gidecektir sanırım. Afiyet, şifa olsun...



MALZEMELER:
4 yumurta
1.5 su bardağı toz şeker
1 su bardağı süt
1 su bardağı sıvı yağ (azaltılabilir)
1.5-2 adet limon kabuğu rendesi ve limon suyu
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
2.5- 3 su bardağı un
1 çay bardağı fındık
YAPALIM:
  • Limon kabuğunu rendeleyip suyunu sıkın ve bir kenarda beklesin. Ben bugün kekime 1.5 limon kullandım. Limonunuzun büyüklüğüne ve ekşiliği sevmenize göre miktarı 2 limona  kadar çıkabilirsiniz.
  • Şeker ile yumurtayı beyazlaşıncaya kadar çırpın.
  • Süt, sıvı yağ ve limon suyunu ekleyin.
  • Un, kabartma tozu ve vanilyayı eleyin. Limon kabuğu rendesi ve iri dövülmüş fındık ile birlikte karışıma ekleyin. Bu aşamadan sonra çok fazla karıştırmayın.
  • Yağlanmış kalıbınız dökün ve 175 derecede pişirin. Pişip pişmediğini içine bir kürdan batırarak kontrol edebilirsiniz. Ama pişirme işlemi boyunca ilk yarım saat fırının kapağını açmayın. 

  • Bu arada küçük bir not da vermek istiyorum. Banim gibi silikon kalıp kullanıyorsanız ilk önce kalıbınızı deterjanlı suyla güzelce yıkayın ve kurumaya bırakın. Çünkü bu kalıplar önceden kullandığınız yağı içine çektiği için pişirme esnasında bu yağlar kenarlarında yanarak kalıbın siyahlaşmasına sebep oluyor.

8 Aralık 2013 Pazar

ELMA SOSLU İRMİKLİ MUHALLEBİ

    Evet, bugün  #yemekfirtinasi nın ilk günü. İlk gün ödevi " İlk yemeğim.. Mutfağa ilk girdiğiniz günü hatırlıyor musunuz? İlk yaptığınız yemek neydi? İlk yaptığımız lezzetin tarifini bugün tekrar deneyip yayınlama zamanı hikayeniz varsa onu da unutmayın." Ve işte ödevim:
     Nedense mutfağa girdiğim ilk günü hatırlamıyorum. Sanki ben devamlı mutfaktaydım. Hayatımın her döneminde kendimi mutfakta hatırlıyorum. Ama "ilk" diye bir şey gelmiyor aklıma. Fakat mutfakla ilgili sanki ilklerden sayılacak kadar eskilerde komik bir olay hatırlıyorum. Komikliğini hatırlayınca ilklerden olabileceğini düşündüm ve bugün için onu yazmaya karar verdim. Evimdeki ustalar gittikten sonra anca işimi bitirdim ve hemen yazıyorum. 
    13-14 yaşlarındaydım sanırım. Annem ve babam bir cenaze sebebiyle memlekete girmek zorunda kalmışlardı. Beni ve kardeşimi de yakın arkadaşlarında bıraktılar. Şimdi hakim olan kızları o zaman nişanlıydı ve akşama nişanlısı yemeğe gelecekti. Yemekleri yaptılar,tatlı olarak da İrmik muhallebisini kendisi yaptı. Ben de annesiyle onu hayran hayran seyrettim. Tatlıyı akşam tadınca çok hoşuma gitti. Çok da kolay bir tatlıydı. Hemen içine neler konuluyorsa sordum, yazdım. Annemler birkaç gün sonra eve geldiler. Şu anda bile aynı huyum devam ediyor; bir şeyi beğenip tarifini aldıysam denemem lazım. Hemen en uygun zamanda malzemeleri hazırlayıp mutfağa girdim. İrmiği, şekeri ve sütü koyup karıştırdım. Ama o da ne, hiç de kıvamlı olmamıştı. Bir şey mi eksik diye tekrar kontrol ettim, hayır, malzemeler tamam. Mecburen çareyi anneme sormakta buldum. Oysa her şeyi kendim yapacaktım ve süpriz olacaktı. Annem geldi ve "ama sen bunu pişirmemişsin ki" dedi. Meğerse tüm malzemeler karıştırıldıktan sonra kaynatılacakmış. Hemen muhallebiyi pişirdim ve borcama döktüm ve öğrendiğim tarifi yapmış oldum.
     Her irmik muhallebisi yaptığımda bunu hatırlar ve gülümserim. Bu gün de irmik muhallebisi yapmak istedim ama bir değişiklik: Bu sefer üzerine elmalı sos da koydum. Hafif ve hoş aromalı bir tatlı oldu. İlk günün ödevini de böylece tamamladım. İşte tarifi de burada:



MALZEMELER:
1 kg süt
7-8 yemek kaşığı irmik
9 yemek kaşığı toz şeker
1 limon kabuğu rendesi
1 paket vanilya
50 gr margarin
Sosu için:
4 adet elma
4-5 yemek kaşığı toz şeker
1 çay kaşığı tarçın
1 çay bardağı ceviz
2 yemek kaşığı kayısı reçeli
YAPALIM:

  • İrmik ve toz şeker bir tencereye konur, üzerine süt ilave edildikten sonra ocağa konularak pişirilir. Bazı tariflerde kaynayan süte malzemeler karıştırıldığı halde ben bu şekilde yapmayı tercih ediyorum.
  • Arada bir dibini tutmayacak şekilde karıştırılarak pişirilir. Kaynamaya başlayınca 2-3 dakika daha kısık ateşte kaynatılıp ocağın altı kapatılır.
  • Ben çatlamasını önlemek için biraz margarin koyuyorum içine. Margarinle birlikte vanilya ve limon kabuğu rendesi de eklenir. Limon kabuğu rendesini yerken çok güzel bir aroma olarak hissedeceksiniz.
  • Hafifçe ıslatılan kaba muhallebi dökülür. Her şey burada bitebilir. Üzerini ceviz ya da tarçınla süsleyerek de sunabilirsiniz. Bunun için biraz buzdolabında beklemesi yeterli olacaktır. Ama biraz daha değişiklik olsun diyorsanız devam edin:
  • Elmalar kabukları soyulup küçük kareler halinde doğranır. Tavaya konup üzerine toz şeker serpilir ve karıştırılarak pişirilir. 
  • Suyunu salıp sonra çekecektir, bu aşamada tarçını ve iri dövülmüş cevizi de ilave edin. Bu sosu irmik muhallebisinin üzerine dökün. Bu aşamada da işlemi sonlandırabilirsiniz. Ama bana biraz üzeri mat geldi ve parlaklaştırmak için televizyonda gördüğüm bir yöntemi denedim:
  • kayısı reçelini bir kaba alın ve ezin, üzerine 1-2 yemek kaşığı su koyup kaynatın ve elmaların üzerini bu kayısı suyu ile parlaklaştırın. 
  • Evet sonunda muhallebimiz hazır. 3-4 saat buzdolabında dursun ki kesilebilir kıvama gelsin. Akşam yemeğinin yanında da hafif bir tatlı olarak misafirlerinize ikram edin. Ya da ev halkına, ya da kim bilir nişanlınıza...

7 Aralık 2013 Cumartesi

YEMEK FIRTINASI

    Yeni bir oyun başlıyor ve ben de bu oyuna dahil olmaya karar verdim. Oldukça heyecanlı ve değişik olacak. Sevgili Zerrin Hanım'ın tesadüfen fark ettiğim bu etkinliği çok hoşuma gitti. Harika bir fikir. Daha önce genel olarak bloglarda blog fırtınası olarak uygulanmış ama sanırım yemek bloglarında ilk defa uygulanacak. http://www.misssgibi.com/yemek-firtinasi/ bu konuda ayrıntılı bilgiyi vermiş. Her gün için ödevlerimiz olacak ve biz bu ödevleri hazırlayarak bloglarımızda yayınlayacağız. Twitter'da  #yemekfirtinasi bağıntısı ile ulaşabilirsiniz. İlk gün yarın ve mutfağa girdiğimiz ilk günü anlatarak yemeğimizi paylaşacağız. Hepimize kolay gelsin.

5 Aralık 2013 Perşembe

KAKAOLU KURABİYE

        Kurabiyelerim lezzetinden çatladı, pek de güzel oldu. Afiyetle...

lezzetinden çatlayan leziz kurabiye

MALZEMELER:
1 çay bardağı pekmez
1 çay bardağı toz şeker
1/2 paket margarin
1 tatlı kaşığı karbonat
2 yemek kaşığı su
1 yemek kaşığı kakao
1 çay kaşığı zencefil
1 çay kaşığı tarçın
3 yemek kaşığı nişasta
Aldığı kadar un
Üzerini süslemek için damla çikolata
YAPALIM:
  • 2 yemek kaşığı suyun içinde karbonat ve kakao ezilerek eritilir.
  • Yoğurma kabının içine pekmek ve toz şeker konularak karıştırılır. Oda sıcaklığında yumuşamış margarin eklenir.
  • Suda eritilmiş malzemeler zencefil ve tarçın konur.
  • Önce nişasta eklenip yoğurulmaya başlanır. Un yavaş yavaş ilave edilir. Hamur yumuşak ve ele yapışmayan kıvam alınca ceviz kadar parçalar koparılıp yuvarlanır ve yağlanmış tepsiye yerleştirilir. 
  • Üzerine 3-4 tane damla çikolata saplanır ve önceden ısıtılmış 175 derece fırında 20 dakika kadar pişirilir.

4 Aralık 2013 Çarşamba

BALKABAKLI MOZAİK PASTA

    Büyükçe bir bal kabağım çürümeye yüz tutmuş. Onu yenilecek bir hale getirmem lazımdı. İlk önce şekerle birlikte pişirdim. Ardından kabağa yakışacak şeyleri bir araya getirdim: Bisküvi, ceviz, tarçın. Bal kabaklı toplar yapabilirdim. Ama biraz daha değişik olsun istedim. Bu arada hafta sonu Ankara'ya gitmemiz gerekecekti. Yapacağım tatlıyı annemlere de götürürüm diye düşündüm. Biraz de eklemelerle kavuniçi renkli bir mozaik pasta yapmaya karar verdim. Tek problem kıvamı olabilirdi. Ama kıvamı da gayet güzel olmuştu ve rahatlıkla kesilebiliyordu. Böylece bal kabaklı mozaik pasta tarifim ortaya çıktı:

mozaik pastayı bir de böyle deneyin

MALZEMELER:
1.5 paket pötibör bisküvi
100 gr. margarin
3-4 yemek kaşığı pudra şekeri
1 yumurta
2 su bardağı balkabağı püresi
1 su bardağı ceviz
1 çay kaşığı tarçın
1/2 paket krem şanti
1 çay bardağı süt
YAPALIM:

  • Balkabağı şekerle birlikte pişirilir ve blendrdan geçirilir.
  • Genişçe bir kabın içine erimiş margarin ve pudra şekeri konularak çırpılır ve şekerin erimesi sağlanır.
  • İçine 1 adet yumurta kırılarak çırpılmaya devam edilir.
  • Bu karışımın içine elle kırılmış bisküviler, bal kabağı püresi ve irice çekilmiş ceviz konur. Tarçın da ilave edilerek kaşıkla karıştırılır. 
  • Alüminyum folyo serilmiş dikdörtgen bir borcama bu karışım yayılır ve üçgen şekil verilerek folyo kapatılır. Bir gece buzdolabında bekletilir.
  • Ertesi gün krem şanti ile çırpılmış süt üzerine sürülür, yeniden buzdolabına konur. İstenildiği zaman dilimlenerek servis edilir.

28 Kasım 2013 Perşembe

ISPANAKLI MANTARLI KREP

    Bir kızım mantar sevmiyor, diğeri de ıspanaktan hoşlanmıyor. Bendeki de ne cesaret, hem ıspanaklı hem de mantarlı bir yemek yaptım onlara. Ama kreplerin lezzetine güveniyorum. Sonuç ne oldu derseniz? İkisi de yemeği yediler :) Siz de deneyin isterseniz.


MALZEMELER:
1 adet kuru soğan
250 gr. mantar
250 gr ıspanak
1 kutu krema
Tuz
Karabiber
Kırmızı biber
Sıvı yağ
KREP MALZEMESİ:
2 yumurta
2 su bardağı süt
1 su bardağı + 1 yemek kaşığı un
Tuz
Sıvı yağ
YAPALIM:
  • Krep hamurlarını yapmak için yumurta ve süt derin bir kaba konur. İçine azar azar un ve tuz ilavesiyle koyu kıvamlı bir sıvı yapılır.
  • Tavaya 1 yemek kaşığı sıvı yağ konup kızdırılır, yağ kızınca bir kepçe yardımıyla önce tavanın ortasına dökülür, sonra tava eğilerek her tarafına yayılır. Böylece ince bir hamur elde edilir.
  • Hamurun bir tarafı kızarınca spatula yardımıyla diğer tarafı çevrilir.
  • Diğer tarafı da kızarınca kenara alınır. Sonraki krepi pişirmek için yine bir kaşık sıvı yağ ile tava yağlanır ve aynı işlem tekrarlanır.
  • İçini hazırlamak için kuru soğan yemeklik doğranır ve sıvı yağda pembeleştirilir.
  • Soğanlara önce ince doğranmış mantarlar eklenir, suyunu salıp çekinceye kadar pişirilir.
  • Ardından ince doğranmış ıspanaklar konur. Ispanaklar da tavada öldürülür, tuz, karabiber ve kırmızı biber eklenir.
  • En son olarak krema dökülür ve biraz koyulaşıncaya kadar kısık ateşte pişirilir.

  • İçi de hazırlandıktan sonra her bir krep hamuruna bir miktar konup altlı üstlü, sağlı sollu kenarlar bohça şeklinde kapatılıp ters çevrildikten sonra yağlanmış fırın tepsisine yerleştirilir. Üzerine kaşar rendesi konularak fırına verilir ve 180 derecede kaşarlar kızarana kadar pişirilir. 


27 Kasım 2013 Çarşamba

KAĞITTA SEBZELİ SOMON

    Balıktan hiç anlamam. Tariflerimin arasında en az çeşidin balık yemeklerinde olmasından da anlaşılıyor bu. Balık yapmak istediğim zaman genellikle zamanımın olup olmamasına ve enerjime bağlı olarak önce küçük ya da büyük balık olarak tercih ederim. Büyük balıklar benim için gayet ideal oluyor, balıkçıya ayıklatıyorum ve pişirmesi da daha kolay oluyor. Oysa küçük balıkları kızartmak benim için zor. Hem mutfağın her tarafı yağ içinde kalıyor, hem de kokusu uzun süre kalıyor. 
    Burada salı günleri çok güzel bir pazarımız kuruluyor. Yazın o pazarı gezmek büyük bir zevk ouyor. Kışın da soğuktan üşenmediğim zamanlarda gidiyorum. Pazarda bir balıkçı var, onun tezgahına bakıp o gün canım hangi balığı istiyorsa alıyorum. Yine büyük balık günlerimden biriydi. En son olarak çipura yaptığım için bu sefer somon alıyım dedim. Eve gelene kadar da düşünüp en kokusuz halini fırında ve kağıtta yapmaya karar verdim. Gerisi tamamen benim malzeme listeme kaldı. Buzdolabını açıp içerideki sebzelere şöyle bir baktım ve işte kağıtta sebzeli somon tarifim ortaya çıktı. Kokusuz balık severlere tarifimdir.

MALZEMELER:
4 adet somon
1 adet kuru soğan
2-3 adet patates
200 gr. mantar
2 adet havuç
4-5 adet sivri biber
4 adet defne yaprağı
1 adet limon
Maydanoz
Kırmızı biber
Karabiber
Tuz
Tereyağı
Zeytinyağı
YAPALIM:

  • Balıkları temizledikten sonra dilimleyin. 
  • Bütün malzemeleri çiğden koyacağız. Pişirme kağıdını 4 parça halinde elimizdeki malzemeleri koyacak kadar kesip hazırlıyoruz. Yaklaşık 20-25 cm.lik bir kare yeterli oluyor.
  • Mantarları temizleyip doğrayın. En alta mantarları paylaştırın. Üzerine lezzeti arttırmak için tereyağı parçaları koyun.

  • Patatesleri küp küp doğrayıp tuz, karabiber, kırmızı biberle harmanlayın. Mantarların üzerine bundan koyun.
  • Mantarları ve sivri biberleri jülyen doğrayın. Bunları da kağıtlara koyun.
  • Balıkları ekleyin, üzerine kuru soğan, maydanoz ve limon koyduktan sonra üzerine bir miktar sıvı yağ gezdirin. Tuz serpin. Birer defne yaprağı koyun.

  • Kağıtları bir kenardan başlayarak kıvırarak kapatın. 180 derece ısıtılmış fırında yaklaşık 20-30 dakika pişirin. 

Fırından çıkar çıkmaz daha dumanı üzerinde türen balığımız...

25 Kasım 2013 Pazartesi

AŞURE

    Bu seneki aşurelerimiz de pişti. Hata bir tencere aşure 2 hafta önce pişip dağıtıldı, dün yine bir tencere daha pişirdim ve onu da yerlerine ulaştıracağım.

     Aşure için kullandığım tencere 5 litrelik bir tencere. Miktarlarımı da geçen sene yazmıştım. Hata püf noktalarını da her malzeme için özellikle belirtmiştim. Farklı bir pişirme olmadı. Tarife buradan ulaşabilirsiniz. Yalnız geçen sene toz şekerin miktarını ölçemediğimi yazmışım. O yüzden bu sene şekeri ölçerek koydum. Önceki aşureye 6 su bardağı yeterli gelirken dün yaptığıma 7 bardak yeterli geldi. Yine de tadarak koyun ama ortalama 6-7 su bardağı şeker yetecektir. Nişastayı da aynı şekilde kıvamını kontrol ettikten sonra ekleyin. Çünkü içindeki su miktarına göre hiç nişasta kullanmaya gerek kalmadığı gibi çok sulu olmasını istemiyorsanız eklemeniz gerekebilir.

ÇİÇEK BUKETİ PASTA

    Sanırım Kasım ayının son pastası bu olacak. Önce tedirgin bir şekilde yapmaya başladığım, fakat bitirdeğimde çok içime sinen bir pasta oldu. En çok da meydana çıkan renkler hoşuma gitti. Elimdeki koyu renkleri birbirine katarak ve içine beyaz katıp yumuşatarak çok güzel renk tonları ortaya çıktı. Bu pasta da iş yerimdeki hemşire arkadaşlarımdan Kıymet'e gitti.

     Çiçekleri daha önce denemesini yaptığım toz şekerle bulanmış tohumlardan yola çıkarak oluşturdum. 3 farklı tonda çiçek oldu. Pembe ile kavun içi birbirine uymayacak gibi gözüken renkler olmasına rağmen hoş bir kombinasyon oluşturdular.

    Elimdeki yeşil renk de beyazla daha soft bir hale geldi. Yapraklar ve çiçek buketini bir arada tutan saplar da bu renkten oluştu. Araya da biraz sarmallar attım.

    Aslında bu sefer fon rengini farklı yapmak istiyordum ama bu renkleri en iyi gösterecek olan fon rengi yine beyaz oldu. Çiçeklerin pembesinden oluşan basit bir fiyonkla da pastamız tamamlandı.


19 Kasım 2013 Salı

SALATA KULESİ

    Kasım ayı bir an önce bitsin istiyorum. Hiç de güzel başlamadı ve ayı şekilde devam ediyor. Belki ayın sona ermesi ve yeni ayın başlamasıyla yeni mutluluklar ortaya çıkar diye bekliyorum.
    Gelelim yemeklerimize. Yeni oyuncağımı denemeye devam ediyorum. Çikolata kulesinden sonra bu sefer de salatadan küçük bir kule yaptım. Tamamen benim göz zevkimle oluşmuş bir salata. Farklı renkler ve birbirine uyan lezzetleri bir araya getirdim. Güzel de bir şey çıktı ortaya. Hem görsel olarak hem de tat olarak. Paylaşmak istedim.

MALZEMELER:
3 adet patates
2 adet havuç
15-20 yaprak ıspanak
12 adet pastırma
1 su bardağı süzme yoğurt
2 diş sarımsak
1 yemek kaşığı mayonez
Maydanoz
Tuz
Karabiber
Kırmızı biber
YAPALIM:

  • Patatesler haşlanır ve rendelenir.
  • Havuçlar rendelendikten sonra 1-2 yemek kaşığı sıvı yağda kavrularak pişmesi sağlanır.
  • Ispanaklar kaynamış suda 5 dakika kadar bekletip süzün. Kalınca doğrayın ve tuz, karabiberle karıştırın.
  • Patateslerin içine ince kıyılmış maydanoz, tuz, karabiber ve kırmızı biber kattıktan sonra 2 yemek kaşığı kadar süzme yoğurt ve 1 diş ezilmiş sarımsakla harmanlayın.
  • Pişen havuçları da sarımsaklı yoğurt ve mayonezle karıştırın.
  • Kalıpların içini bira yağladıktan sonra önce havuçları paylaştırın. Kaşıkla bastırıp üzerini düzeltin.
  • Havuçların üzerine ıspanakları ve onun üzerine de pastırmayı koyun.
  • En son olarak patatesli karışımı ekleyin. Yine kaşıkla bastırıp üzerini düzeltin ve kapağını kapatıp bir süre buzdolabında bekletin. Tersini çevirip çıkartarak servis edin. Servis ederken üzerini turşu ile süsleyebilirsiniz.

14 Kasım 2013 Perşembe

ÇİÇEKLİ BUTİK PASTA

   Bu ay ne de çok doğum günü varmış. Benim de malzemem var, hepsine birer pasta yapıp götürüyorum. Bu aralar çiçeklere takmış durumdayım. Artık elim de alıştı, değişik değişik çiçekler yapıp koyuyorum pastanın üzerine. Hatta bu gün yeni bir çiçek buketli pasta da yaptım. Ama önce pembe çiçekliden başlayalım. 


     Bu rengi tesadüfen bulmuştum. Şimdi tekrar yap deseniz belki de aynı şekilde olmaz. Bir önceki pastadan artan bordo çizgileri beyazla karıştırınca çok hoş bir pembe ortaya çıkmıştı. Ben de lazım olur diye saklamıştım. Kısmet bu pastaya imiş.
     İlk defa tohumları olan bir çiçek deniyorum. Ortasındaki tohumları yapmak çok kolay, tohumu hazırlayıp fırçayla ıslattıktan sonra toz şekere bulayınca böyle güzel oluyor.

     Pastanın içi sade ve kakaolu pandispanyadan oluşuyor. Bu sefer fazla vaktim olmadığı için hazır pandispanya kullandım. İki kakaolu pandispanyanın ortasında sade pandispanya var. Ara kreması kakaolu kremadan oluşuyor.

Artık pastalarım eskisindn daha yüksek olmaya başladı ve eski taşıma kabımın içine sığmıyor. En yakın zamanda daha yüksek bir kap almam lazım. Özellikle bu pastayı taşırken çok zorlandım. En büyük korkum da böyle bir pastayı taşırken düşürmek.

11 Kasım 2013 Pazartesi

MARMELATLI KURABİYE

    Hem kolay biraz da gösterişli bir kurabiye yapmak istiyorsanız işte burada. Elinizin altında hazır marmeladınız da varsa tamamdır. Doğru mutfağa, tezgahın başına o zaman.


MALZEMELER:
250 gr margarin
3 yemek kaşığı pudra şekeri
1 yumurta sarısı
3- 3.5 su bardağı un
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
Dışı:
1 yumurta akı
1 su bardağı dövülmüş fındık
Ortası:,
Marmelat
YAPALIM:
  • Yumuşak margarin, yumurta sarısı ve pudra şekeri karıştırılır.
  • Un, vanilya ve kabartma tozu azar azar eklenir. Yumuşak bir hamur yapılır.
  • 15-20 dakika dinlendirilir. Daha sonra hamurdan ceviz kadar parçalar koparılır. Elde yuvarlanıp işaret parmağı ile ortasına kuvvetlice bastırılır.

  • Önce çırpılmış yumurta akına, sonra dövülmüş fındığa bulanıp yağlanmış tepsiye yerleştirilir.
  • 170 derece ısıtılmış fırında 20 dakika kadar hafif pembeleşinceye kadar pişirilir. Soğuduktan sonra ortadaki çukurlarına marmelat konur ve servis edilir.


10 Kasım 2013 Pazar

KEMALPAŞALI MUHALLEBİ

    Bu tarifi tadanlar merakla tarifini bekliyorlar. Tadı çok güzel olmuştu ama kıvamı konusunda bir takım endişelerim vardı, bir kere daha denedikten sonra şimdi tam olarak tarifi veriyorum. İlk yaptığımda da tadı lezizdi ama hafif bir akışkanlık vardı, bunu da içine biraz nişasta koyarak düzeltmek istedim ve oldu. Tarif annemin defterinden alınma. Yine ufak tefek değişiklikler yaptım ve sonuç işte burada:

MALZEMELER:
1 paket Kemalpaşa tatlısı
Tarifine göre şeker
Tarçın
Muhallebisi İçin:
1 kg süt
5 yemek kaşığı un
1 yemek kaşığı nişasta
1 su bardağı şeker
1 paket vanilya
50 gr. margarin
1 paket krem şanti
1 kutu labne peynir
Hindistan cevizi
Arası İçin:
3-4 adet elma
2 -3 yemek kaşığı toz şeker
1 yemek kaşığı nişasta
1 çay bardağı ceviz
YAPALIM:

  • İlk önce Kemalpaşa tatlısını üzerinde yazan tarife göre hazırlayın. Kuru Kemalpaşaları şekerli suda kaynatarak yumuşamalarını ve şerbeti içine çekmelerini sağlayın. Bu sırada sert kalmamaları için dikkat edin.
  • Pişen tatlıları bir süzgeç ile dikdörtgen bir borcamın içine alın ve düzenli bir şekilde dizin.
  • Sonra üzerine tarçın serpin.
  • Elmaların kabuklarını soyduktan sonra rendeleyin ve hiç su koymadan toz şekerle pişirin. Önce bir miktar sulanacak ve sonra suyunu çekecektir. Tamamen suyunu çektikten sonra 1 yemek kaşığı nişasta koyup karıştırın ve ocağın altını kapatın. Buradaki amacımız sonradan elmaların su salmasını engellemek. Çünkü ilk yaptığımda biraz sulanmıştı. 

  • Pişen elmaları tatlıların üzerine paylaştırın. Dövülmüş cevizleri de serpiştirin. 
  • Muhallebiye yapmak için un, nişasta ve şekere azar azar sütü ekledikten sonra karıştırarak pişirin. 
  • Kaynayıp koyulaştıktan sonra ocağınızı kapatın, margarini ekleyip erimesini sağlayın. 3-4 dakika sonra vanilya, kutusunu açıp suyunu süzdüğünüz labne peyiri ve toz halindeki krem şantiyi ekleyip mikserle karıştırın ve çok fazla beklemeden hazırladığınız elmalı tatlıların üzerine dökün. Beklediğiniz her süre içinde koyulaşmasına sebep olacağından mümkün olduğunca çabuk davranın.
  • Soğuduktan sonra buzdolabına koyun ve en az 4-5 saat sonra üzerine hindistan cevizi dökerek servis edin.

Special design for Hayatın Kıvamı by GeCe