27 Şubat 2013 Çarşamba

DUYGU'NUN DOĞUM GÜNÜ PASTASI

     Gerçekten de sürpriz bir doğum günü pastası oldu. Hiç kimse böyle bir şey beklemiyordu. Duygu da çok şaşırdı. Pastanın üzerindeki kızı duyguya benzetenler oldu.


    Pastanın pandispanyasını sade pandispanya tarifinden  yaptım. Bu sefer ara kremasında kakaolu bir krema kullanıp muz ve fındık koydum.



     Üzerini beyaz şeker hamuru ile kaplayıp ebruli pembe çiçekler yaptım. Bunları beyaz incilerle fiyonklara bağladım.


   Bir de orta çağ prenseslerini andıran bir kız çıktı ortaya. Kızın eteğinin altına da şeker hamuru koymam gerekiyordu. Ama önceden planlanmış bir pasta olmadığı için şeker hamurum yetmez diye burada muz kullandım. O da gayet kabarık bir elbise olmasına yol açtı. değişik oldu. Bu ilk kız deneyimim, fena da olmadı galiba. Çünkü yiyenler pastayı pastane pastası sandılar.


     Sipariş verdim, bugün yarın marzipan setim de gelir, artık kızları bebek figürlerini daha düzgün yapabilirim.

26 Şubat 2013 Salı

FIRINDA PALAMUT ve CEVİZLİ ÇÖREK


     Hacer'in mutfağında balık vardı bu sefer. Öylece sebzelerle fırına vermiş. Eli de ek lezzetli, yine çok güzel olmuş. Tesadüfen o gün Hüseyin 'in annesi de bizim için cevizli çörek yapmıştı. Hangisinden yiyeceğimizi şaşırdık. Cevizli çörek de harika olmuştu.


MALZEMELER:
2 adet palamut
3 adet patates
1 adet kuru soğan
1 adet kırmızı biber
3 adet yeşil biber
Sıvı yağ
Tuz
Karabiber
Maydanoz
YAPALIM:
  • Borcam yağlanır. Patatesler yuvarlak ve fazla kalın olmayacak şekilde kesilip yerleştirilir.
  • Biberler doğranıp konur.
  • Dilimlenmiş palamut balığı bunların üzerine konur.
  • Yuvarlak kesilmiş kuru soğan balıkların üzerine yerleştirilir. Tuz, karabiber serpilir. Üzerlerine zeytinyağı gezdirilir ve önceden ısıtılmış 180 derece fırında pişirilir. 

FERAY HANIM'IN SOFRASI

     Daha önce yapılanları "çok" olarak niteleyen Feray Hanım yalnızca! 10 çeşit yaparak bizi karşıladı.


     Sofrayı görüyorsunuz, bunlar sadece masaya sığanlar, bir tane tatlı da aynalı konsolun önünde duruyor. Kendisi de önceki çeşitleri görüp "ben bu kadarını yapamam" diyenlerdendi. Sonra da oturup 10 çeşit yapıvermiş.
     Çeşitlerden 1 numarayı oy çokluğu ile haşhaşlı poğaça aldı. Harika bir şeydi. Çok güzel kabarmıştı. Ara katlarında haşhaşlar vardı. Katlaması da çok değişikti. Tarifini en kısa zamanda alacağım.


     Feray Hanım salata çeşitlerini bol tutmuştu. İyi ki de öyle yapmış, yoksa sofradaki her şeyin tadına bakamazdık. Salatalardan biri bezelye salatasıydı. İçinde haşlanmış mısır, patates, havuç, dereotu , her şey vardı.


    Tavuklu makarnalı salatanın görünümü çok güzeldi. Klasik makarna salatasından farklı olarak tavuklar makarnanın içine karıştırılmamıştı. Muhtemelen tavukları bir sosa bulayıp kızartmış ve makarna salatasının üzerine öylece yerleştirmişti.


     Ekşili salata diyebileceğimiz son salatada yoğun bir sirke tadı alınıyordu. İçinde siyah zeytin, domatesli yeşil zeytin, kırmızı biber eklenmişti. Ayrıca haşlanmış mantar da vardı. Aperatif olarak güzeldi.


     Sofrada en çok dikkati çeken pastanın kenarları rulo pasta ile süslenmişti. Nasıl dilimleyeceğimizi bir türlü bilemeyince kenardaki rulo pastaları yok sayıp istediğimiz gibi incecik dilimledik. Bu kadar çeşidin yanında pastayı da büyük dilimlersek Kastamonu tabiriyle "arkamıza aşardık" herhalde.


    Sofranın tam ortasında kıymalı bir börek vardı. Ama böreğin özelliği krep hamuru ile sarılmış olmasıydı.
Su böreğimiz de vardı.


     Değişik bir tatlı da içinde revani, üzerinde ve altında baklava hamuru bulunan baklavalı revani idi. İçine ceviz koymayı unutmasına rağmen güzeldi.


     Konsolun üzerinde duran tatlıyı unuttuğumuzu sonradan fark ettik. Halbuki buzdolabında beklemesi gereken altı bisküvili üzeri çikolata soslu bir tatlıymış. Hatırlayınca hemen bir şok buzlama yaptık. O zaman kendini salmaktan vazgeçti, dilimlemek biraz daha kolaylaştı.


     Bu tatlının adı da hurmalı baklava. Yine baklava hamuru kullanılmış. Ama farklı olarak içinde hurmalı bir karışım var.


     Bu aralar sık olarak davet masaları paylaşıyorum. Hemen hemen her hafta bir yere gidiyorum. Az yiyerek, tadımlık alarak formumu korumaya çalışıyorum. Daha da önümdeki 2 hafta şimdiden dolu. Bu aralar sporu da arttırayım bari...

25 Şubat 2013 Pazartesi

PATATES PÜRELİ ISPANAK

Malzemesi bol, yapımı biraz zahmetli ama lezzetli mi lezzetli bir sunum...


MALZEMELER:
500 gr ıspanak
150 gr sosis
1 kase mantar
1 adet kuru soğan
2 diş sarımsak
2 yemek kaşığı un
1.5 su bardağı süt
Tuz
Karabiber
Sıvı yağ
Patates Püresi Malzemeleri:
4 patates
2 yemek kaşığı tereyağı
2/3 su bardağı süt
Tuz
Karabiber
Üzeri için rendelenmiş kaşar peyniri
YAPALIM:

  • Patates püresi için patatesler haşlanır, kabukları soyulup rendelenir.
  • Yumuşak tereyağı, tuz ve karabiber konularak ezilir.
  • Bir taraftan içine azar azar süt ilave edilerek ezilmeye devam edilir. Pürüzsüz bir kıvam elde edilir.
  • Hazırlanan püre yağlanmış borcama yayılıp üzeri düzeltilir.
  • Ispanaklı karışım için sıvı yağda yemeklik doğranmış soğan pembeleşinceye kadar kavrulur. 
  • Sırasıyla sarımsak ve küçük doğranmış sosis ilave edilerek kavrulmaya devam edilir.
  •  Mantarlar konularak hafif pişirilir.
  • Ispanaklar ilave edildikten sonra tuz ve karabiber ekilir, suyunu salıp çekene kadar arada bir karıştırılır.
  • Başka bir tencereye 2 yemek kaşığı sıvı yağ konur, un kavrulur ve süt yavaş yavaş ilave edilerek pişirilir. Muhallebi kıvamına gelip kaynamaya başlayınca yaptığımız graten sos ıspanaklı karışıma ilave edilir. Oluşan ıspanaklı graten patates püresinin üzerine serilir, rendelenmiş kaşar dökülür ve 180 derece ısıtılmış fırında pişirilir.
  • Servis için üzeri kızarana kadar pişirilmiş ve fırından çıkarılmış yemeğin bir miktar soğuması beklenir.  

23 Şubat 2013 Cumartesi

BİSKÜVİLİ PASTA

     Ne kadar iç karartıcı bir hava var bu gün. Aylardır gelmeyen kış geliyor m yoksa? Zaten yağmur yağmış, kar da her an yağabilir gibi. Bu gün sürpriz bir butik pasta yapmak istiyorum, vaktim müsait olursa tabii. Gören kişi çok şaşıracak.
     Bu sıralarda hep pastalardan gidiyoruz. Cuma günü de kızım geliyor diye pasta yapmıştım. Bu pastanın tarifini o zamanlar bir yere yazsaydım şimdi sararmış bir sayfada olurdu, o kadar eski. Hem kolay hem de değişik olduğu için lise yıllarımda çok yapardım. Beni o zamanlardan tanıyanlar tadına bakmışlardır mutlaka. Doğal olarak tarif anneme ait. O zamanlar internet yok ki tarif araştırasın. Ya annenden öğreneceksin, ya da yapan birilerinden. Geçen gün annemin aklına gelmiş, "bizim bisküvili pastayı da yapsana, blog için değişiklik olur" dedi.
     O zamanlar bunu yaparken şimdiki gibi her şeyin doğalına pek önem vermiyorum. Kolay olsun diye risk almamak için hazır puding kullandığım da çok olmuştur. Hazır kakaolu pudinge 1 tepeleme yemek kaşığı nişastayı ilave edip pişirince tam kıvamında oluyor. Ben de onu kullanıyordum. Kolaylık daha da kolay oluyor o zaman. Dilerseniz öyle deneyin. Hele ki öğrenciler için pudinglisi ideal. Kek yapmak yok, kabarmadı derdi yok, fırın istemiyor, mikser istemiyor. Tencerede karıştır, bisküvileri yapıştır, tamamdır. Haydi kolay gelsin.


MALZEMELER:
1 paket Burçak bisküvi
1 paket kakaolu bisküvi
4 su bardağı süt
4 tepeleme yemek kaşığı nişasta
6 yemek kaşığı toz şeker
2 yemek kaşığı kakao
1 paket vanilya
50 gr. margarin

YAPALIM:
  • Tencereye nişasta, toz şeker ve kakaoyu koyun. Sütü yavaş yavaş ilave ederek karıştırın. Sonra ocağınızın altını yakın ve pişirmeye başlayın.
  • Çırpma teliyle karıştırarak pişirirseniz karışımın pürüzsüz olması daha kolay olacaktır.
  • Muhallebisi koyulaşıp kaynamaya başlayınca ocağın altını kapatın içine margarin ve vanilyayı koyup iyice karıştırın. Eğer yaptığınız muhallebi biraz pürtüklü olmuşsa bu aşamada blendrla karıştırabilirsiniz.
  • Pastanızı koyacağınız dikdörtgen bir tepsi alın. Buradaki bisküviler büyüklükleri birbirine biraz yakın olan bisküviler olmalı. Burçak bisküviye en çok benzeyen ve koyu renkli bir kakaolu bisküvi var, onu kullanırsanız pastanız daha düzgün olur.

  • Muhallebinizin çok soğumasını beklemeden bisküvileri dizmeye başlayın. Bir Burçak alıp tabağa enlemesine koyun, kakaolu bisküvinin önünü arkasını muhallebiye batırıp Burçağın yanına yapıştırın. Sol elinizle bisküvileri tutmaya devam edin, bırakırsanız düşerler. Kakaolunun yanına yine bir Burçağı muhallebiye batırmadan yapıştırın. Kakaolu bisküviyi ise muhallebiye önlü arkalı bulayıp yapıştırın. Bu şekilde bir kakao, bir burçak şeklinde tün bisküvileri yapıştırın. Bir süre sonra bisküviler kendiliğinden durabilecekleri için sol elle tutmanız gerekmeyecektir.
  • Bisküviler bitince kalan muhallebiyi de üzerine ve yanlarına sıvayarak düzgün bir dikdörtgen pasta haline getirin.
  • Eğer zamanınız yok, ya da canınız fazla uğraşmak istemiyorsa hazır kakaolu puding alıp içine 1 yemek kaşığı tepeleme nişasta ekleyip üzerindeki tarife göre pişirirseniz aynı muhallebiyi elde edebilirsiniz.

  • Üzerini fındık veya cevizle süsleyebileceğiniz gibi hindistan cevizi de serpebilirsiniz. Benim hazırda çikolata süslerim vardı, onunla süsledim, bu süslerin yapımını da daha sonra anlatacağım.
  • Buradaki en önemli nokta da servis yapmak. Pastayı keserken düz keserseniz hiçbir anlamı olmayacaktır. Pastayı verevine kesmeniz gerekiyor. Böylece dilimlerde kahverengi-beyaz çizgilenme ortaya çıkacaktır. İlk dilimin şekli güzel olmayacağı için onu ev sahiplerine verip diğer dilimleri ikram edebilirsiniz. Afiyet olsun...

21 Şubat 2013 Perşembe

ÇİKOLATA SÜRPRİZLİ KARAMELLİ PUDİNG

     Bugünlerde biraz tembellik ediyorum sanırım. Yazacaklarım birikti fakat elim bir türlü varmıyor yazmaya. Bu gün erkenden yazayım dedim, yine olmadı. Şimdi fırsatını bulmuşken hemen yazıveriyorum.


     Bu tarif portakal ağacının eski bir tarifi. Önce tarifi okudum, sonra bir kağıda yazdım, en son olarak da şifresini çözüp yaptım. Bence oldukça karışık yazılmış bir tarifti. Ama neyi neden yaptığını çözünce kendimce kolaylaştırdım her şeyi. Burada asıl amacımız pudingi karamelli yapmak. Onun için klasik olarak yaptığımız gibi nişastayı, yumurtayı önceden koyup üzerine süt ve şeker elemek yerine önce şekeri karamelize ediyoruz. Bir de çikolatalı bir taban yapmamız lazım. Bu da diğerlerine göre biraz daha sıvı kıvamlı olacağından yumurtaları eklemeden önce bir miktar ayırıp çikolata karıştırıyoruz. Bu kadar basit aslında. Şimdi gelelim yapılışına:


MALZEMELER:
1 su bardağı şeker
1 yemek kaşığı su
1 kutu krema
3 su bardağı süt
3 yemek kaşığı nişasta
2 yumurta
Vanilya
Tuz
40 gr. bitter çikolata

YAPALIM:

  • Hazırlık olarak nişastayı 1 su bardağı sütün içinde eritin ve bir kenarda beklesin.
  • Yumurtaları da 1 paket vanilya ve bir fiske tuz ile çırpın, o da hazırda bulunsun.
  • İlk olarak şekeri karamelize etmekle başlıyoruz. Şekeri kabın içine boşaltıp 1 yemek kaşığı su ile kavurun. Şeker önce kahverengi bir hal alacak, sonra da eriyip karamelize olacaktır. Karamelize olunca ateşten alın.
  • İçine kremayı, sütü karıştırın, şekeriniz kalıp şeklinde bir anda soğuyacaktır, merak etmeyin, yeniden ateşe aldığınızda eriyecektir. Son olarak da nişastalı sütü katın ve tencereyi yeniden ocağa alın. Devamlı karıştırarak karamelize şekerin erimesini ve pudingin koyulaşmasını sağlayın.
  • Kaynamaya başlayınca içinden bir miktar çikolatalı sürpriz için almanız gerekiyor. Yarım ya da 1 su bardağı yeterli oluyor. Bunun içine küçük parçalara ayrılmış çikolataları katın, o bir kenarda erisin. Eriyince pürüzsüz olana kadar karıştırırsınız. Siz ise en başta çırptığınız yumurtaları karamelli karışımın içine koyup bir taşım daha kaynatıverin. İşte pudingimizin parçaları hazır.
  • Puding kaplarının dibine çikolatalı karışımdan birer yemek kaşığı kadar paylaştırın, benim kaplarımdan 6 tane puding çıktı. 
  • Üzerlerine de karamelli pudingi dökün. Üzerlerini fındık, ceviz ya da hindistan cevizi ile süsleyin. Servise hazır.

19 Şubat 2013 Salı

NURDAN'IN MARİFETLERİ

     Blogumun isim annesi, sevgili mesai arkadaşım, bir tanecik hemşiremin evine hayırlı olsuna gittik. Böylece ne kadar marifetli ve hamarat bir hemşirem olduğunu da test edip onayladık.


     Böyle günlerde herkesin yaptıklarının arasında birkaç zor tarif olur ama yarısı da böyle olmaz ki. Hadi baklava açtın, yanına mantıyı niye yaparsın. Hadi onu da yaptın, bir de içli köfte yapılır mı? Meğerse ki yapılırmış. Ama herkesin kolay kolay yapabileceğini sanmıyorum.
     O gün bizim işimiz çok kolaydı, giyinip süslenip gittik. Orada da çayını koymaya yardım ettik, tabakları masaya taşıdık. Bir de baktık ki götür götür bitmiyor. Öyle ki masanın üzerindekilerden bize oturacak yer kalmadı. Baklavayı falan sehpanın üzerine kaldırdık da oturabildik neyse.
     Herkes ilk önce mantıyla başladı. Kayseri mantısı gibiydi, küçücük. Hiçbir hile de yok, tek tek kendisi elleriyle açmış. Aslında mantı ile baklava bile tek başına yeterdi ama arada başka çeşitler de vardı.


     Baklava ise merdane baklavası. Ama tam kıvamında, şerbetini iyice çekmiş, hamur falan olmamış, tam zamanında şerbeti verilmiş.


     İncirli sütlü tatlı. Üzeri şam fıstğı ile süslenmiş. İncirlerin üzerindeki muhallebisi de oldukça hafif.


    Tatlıyla başlamışken kurabiye ile bitirelim. Üzerlerine pudra şekeri serpilmiş, kimisi yıldız, kimisi kalp, kimisi ayı şeklinde, ağızda dağılıveriyor. Kızı Elif de yardım etmiş bunları yaparken.


     Tuzluların ağır toplarından biri, mantıdan sonra gelen içli köfteydi. Nar gibi kızarmış, uzun zamandır yememiştim, iyi oldu.


     Nurdan'ın salata tercihi kısırdı. İçine havuç da rendelemişti. Yeşilliklerle birlikte o da pek güzeldi.


     Tuzlularımızdan bir diğeri de açmaydı. Ama sade yapılmamıştı, onun da içinde kıymalı iç vardı. Ne de güzel kabarmıştı.

     Ben yazarken yoruldum, son tuzlumuz da börekti. Görüldüğü gibi hiçbir şeyde kolayına kaçılmamıştı. "Bunları yaparken çok yoruldum, böreği de hazır yufkadan yapayım" bile denmemişti. Elde açma börekti.


     Her şeyden yedik, hatta bazılarından bir daha yedik. Sonra mı? Akşama hiçbirimizin bir şey yiyecek hali kalmamıştı. En zoru tok karnına yemek hazırlamaktı...

18 Şubat 2013 Pazartesi

KÖFTELİ BEZELYE YEMEĞİ

Bezelye yemeyen küçüklere süprizli bir yemek.


MALZEMELER:
1/2 kg. iç bezelye
150 gr. kıyma
2 adet kuru soğan
2 adet havuç
Tuz
Sıvı yağ
Salça
 Karabiber
Maydanoz
YAPALIM:

  • 1 adet kuru soğan rendelenir. Kıyma, maydanoz, tuz ve karabiber ile yoğrulur. Küçük köfteler halinde yuvarlanır.
  • Hazırlanan köfteleri yemeğin içine direkt olarak koyabileceğiniz gibi sıvı yağda kızarttıktan sonra da kullanabilirsiniz.
  • Yemeği yapmak için tencereye sıvı yağ konur, yemeklik doğranmış 1 adet soğan kavrulur.
  • Havuçlar doğranıp eklenir, sırayla salça ve köfteler konur. Bezelye eklenerek suyu konur ve kaynamaya bırakılır. Kaynayınca ocağın altı kısılır, bezelyeler ve havuçlar pişince servis için hazırdır.

16 Şubat 2013 Cumartesi

MARMELATLI KURABİYE ( LİNZER KURABİYE )

     Aklımda hiç kurabiye yapmak falan yoktu. Ama tesadüfen ortasında kalpler olan kurabiyeleri görünce eşime bir güzellik yapayım dedim. Arasına da kızların sevdiği ayva marmeladından sürdüm. Benim kalp kalıplarım biraz küçük olduğundan delikleri 2-3 kalple yaptım. Onlar eşim için. Ortasında yıldız ve çiçek olanlar da kızlarımın oldu.


MALZEMELER:
1 paket margarin
1 yumurta
1 su bardağı pudra şekeri
1/2 su bardağı nişasta
1 portakal kabuğu rendesi
1 çay kaşığı karbonat
1 çay kaşığı tarçın
4 su bardağı un
YAPALIM:

  • Yumurta ve pudra şekeri karıştırılır.
  • Oda ısısında yumuşamış olan margarin ve portakal kabuğu rendesi konur.
  • Tarçın ilave edilir.
  • Nişasta ve karbonat konur. 3 su bardağı un konduktan sonra yoğrulur. Son bardak un yavaş yavaş ilave edilir, ele yapışmayan, yumuşak bir hamur elde edilir.
  • Yarım saat kadar buzdolabında bekletilir. Buzdolabından çıkartılan hamur kalıpla kesilir. Ortaya çıkartılan kalıpların yarısının ortası daha küçük bir kalıpla çıkartılır. 
  • Pişirme kağıdı serilmiş tepsiye yerleştirilip önceden ısıtılmış 175 derece fırında yaklaşık 10 dakika pişirilir. Çok miktarda kalıp olacağından birkaç kerede ancak pişirilecektir. Bu yüzden pişirme kağıdı kullanmak kolaylık sağlayacaktır. Benim tepsimle 3 kerede pişirdim. 9-10 dakikada kontrol etmek gerekiyor, çünkü çok çabuk kızarabiliyor. Hafif pembeleşince fırından çıkarmak lazım ki sert olmasın.

  • Bütün kurabiyeler piştikten sonra delik olmayan kurabiyelere marmelat sürülüp, delik kurabiyelere de önce pudra şekeri serpip üzerine yapıştırmak gerekiyor. 

  • Böylece ortaya harika kurabiyeler çıkıyor. Herkese afiyetle...


14 Şubat 2013 Perşembe

PATATES OTURTMASI

     Hacer'in mutfağından yeni bir tarifimiz var. Elindeki malzemeleri değişik şekillerde bir araya getirerek yeni lezzetler yaratıyor. Bu sefer de patatesleri oturttu. Yalnız onun yaptığı yemeklerde diyet aramayın. Aksine yağını tuzunu bolca kullanır ki daha lezzetli olsun diye. 


MALZEMELER:
5-6 adet patates
2 adet havuç
2 adet yeşil biber
1 adet kırmızı biber
200 gr. kıyma
Salça
3 adet kuru soğan
Tuz
Karabiber
1 çay bardağı sıvı yağ
YAPALIM:

  • Patatesler ve havuçlar küp küp doğranır ve sıvı yağda kızartılır ve ısıya dayanıklı bir kaba yerleştirilir.
  • Bir miktar daha sıvı yağ konup yemeklik doğranmış soğan , kırmızı ve yeşil biberler yağda öldürülür.
  • Soğanlara kıyma da eklenir, hepsi birden kavrulunca 1-2 yemek kaşığı salça, tuz ve karabiber konur.
  • Hazırlanan soğanlı kıymalı harç patateslerin üzerine yayılır.
  • Yemeğin üzerini geçecek kadar su ilave edilip 180 derece ısıtılmış fırına verilir. Suyunu çekmeye yakın çıkarılıp servis edilir.

13 Şubat 2013 Çarşamba

TERBİYELİ KÖFTE

      Eşimin tabiriyle " biraz köfte gibi, biraz çorba gibi bir yemek". Bizimkiler çok sulu sevmedikleri için ben suyunu az koyuyorum, isterseniz 1-2 su bardağı daha su ilave edebilirsiniz.


MALZEMELER:
200 gr. kıyma
1 adet kuru soğan
1/2 çay bardağı pirinç
Tuz
Karabiber
Maydanoz
2 yemek kaşığı un
4 su bardağı su
2 yumurta sarısı
12 limon suyu
1 yeme kaşığı sıvı yağ

YAPALIM:

  • Kuru soğan rendelenir, içine kıyma, tuz, karabiber ve pirinç katılarak yoğrulur. Pirincin kırıklı pirinç olması tercih sebebidir, böylece köfteye daha iyi tutunacaktır.
  • Köfteyi yoğurduktan sonra fındıktan biraz büyük yuvarlaklar yapın ve un serptiğiniz bir tepside yuvarlayarak hepsinin unlanmasını sağlayın.
  • Tencereye su, tuz ve sıvı yağ koyup kaynatın. Bu arada yuvarlak köftelerinizi buzdolabında bekletin.
  • Su kaynayınca ocağın altını kısıp köfteleri teker teker içine atın. 
  • Köfteler pişince terbiyesini yapmak için 2 yumurta sarısını yarım limon suyu ile karıştırın. Çorbanın kaynayan suyundan alıştırma yapmak için birkaç kaşık katın, daha sonra yavaşça çorbanın içine boşaltın. Bu arada çorbayı karıştırmayı da ihmal etmeyin.
  • Çorbayı bir taşım daha kaynattıktan sonra servis edebilirsiniz. 

11 Şubat 2013 Pazartesi

TON BALIKLI SALATA

     O günkü öğünde et ya da tavuk yoksa sebze yemeklerinin yanına ton balıklı salata yapmayı seviyorum. Yeşilliklerle iyi gidiyor. Önce marulları sirkeli suyun içinde bir süre bekletiyor, ardından da güzelce yıkıyor ve kurutuyorum. Salata kasesinin içine önce marulları kıyıp koyuyorum. Ardından havuç rendeliyorum. Kırmızı lahanayı da rendeleyerek koyuyorum. O zaman sert sert ağza gelmiyor. Eğer illa ki doğrayacaksam da önce tuzla ovup sonra yıkayıp süzdükten sonra salatanın içine ekliyorum.


     Yeşil soğan bunların içine yakışıyor. Domatesi küçük küçük doğrayabilirsiniz. Benim dünden közlenmiş 1 adet kırmızı biberim de vardı, onu da doğrayıp ekledim. Bunların haricinde turşu konulabilir. Ben bir de domatesli yeşil zeytin ve konserve mısır da koydum. Ardından esas malzememiz olan bir kutu ton balığını biraz küçük parçalara ayırarak salatanın üzerine serpiştirebilirsiniz. Kutunun içindeki yağı da üzerine gezdirin, gerekirse biraz da zeytin yağı ekleyin. Tuz ve yarım limon suyu da koyarsanız salatanız için her şey hazırdır. İçinde o kadar besleyici şeyler var ki aslında öğrenciler için de kolay bir mönü olabilir.Hazırlamak için malzemeleri bir araya getirmek yeterli çünkü. Onlar da rahatlıkla yapabilirler. Herkese şimdiden afiyet olsun...

10 Şubat 2013 Pazar

TAHİNLİ UN KURABİYESİ

      Bu tarif taaa Ankara'dan geldi. Annemin arkadaşı yapmış. Annem de çok beğenmiş. Şimdi yazarken fark ettim, aslında annemin tadını bilmemesi gerekiyordu. Çünkü annem şeker hastası ve onun tatlılardan uzak durması lazım. Demek ki bu kurabiye ile bir kaçamak yapmış sanırım. Ağızda dağılan tahin kokan bir kurabiye olduğunu söylemişti. Ben de tarifi alıp Kastamonu'ya gelir gelmez hemen denedim. Tahinim bu kadar çok olmadığı için miktarları yarı yarıya azalttım. Bu haliyle bile bir tepsi oldu. Yapımı da kolay. Haydi siz de deneyin.


MALZEMELER:
1 su bardağı sıvı yağ
1 su bardağı tahin
1 su bardağı pudra şekeri
1-1.5 su bardağı un
1 su bardağı tam buğday unu

YAPALIM:

  • Tahin ve sıvı yağ birbirine karıştırılır.
  • Pudra şekeri eklenir.
  • Un ve buğday unu birer su bardağı olarak konulur.
  • Kıvamını ayarlamak için un ekleyerek yumuşak ele yapışmayan bir hamur elde edilir.
  • Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparılarak yuvarlanır ve yağlanmış tepsiye dizilir.
  • 160 derece ısıtılmış fırında 15 dakika kadar pişirilir. Pişme işlemi çok çabuk olabileceği için dikkatli olunmalıdır. Hafif pembeleşince fırın hemen kapatılmalıdır.

KÖY SOFRASI

    Bugün için yayınlamayı düşündüğüm tarifler vardı ama Ayşe Hanım'ın yaptığı cevizli çöreği görünce önceliği ona vereyim dedim. Yediğim en güzel cevizli çöreklerden biriydi.
     Bu gün için planımız Nurdan'la köydeki işimizi çabuk bitirip dönmekti. O yüzden de hastalarımız bitince hemen toparlanmaya başladık. Hikmet Hanım ısrarla gidemeyeceğimizi söyleyip duruyordu. Meğerse ki cevizli çörekten onun haberi varmış. Ayşe Hanım yine boş durmamış, ama bu sefer epey zahmetli bir hazırlık yapmış. Kastamonu'da cevizli çörek pek meşhurdur. Ama herkes güzel yapamaz. Kimisi kolayına kaçar mayalı yapar, o zaman da çok aklın olur. İyi yapanlarsa hamuru incecik, kat kat açarlar. İçine de güzel bir tere yağı kullanır, iyi bir ceviz de döşerlerse işte o zaman yemeğe doyum olmaz.Bizi de yarı yoldan döndüren bu nefis cevizli çörek oldu. Yanında da hafif acımsı, domates suyuyla kurulmuş, Ayşe Hanım'ın meşhur turşusu eşliğinde. Çayımız da sobanın üstünde demlenmiş, sohbet de güzel, kalalım bari dedik. İyi ki de demişiz.


     Herkesin kendine göre bir cevizli çörek tarifi varmış, bir sürü farklı tarif çıktı ortaya. Ben henüz yapmayı denemedim ama yedikçe yapasım geliyor. Kaç yıllık Kastamonu geliniyim, artık yapma zamanım gelmiştir sanırım.
     Ayşe Hanım'dan hemen tarifini aldık tabi. Her şey el ve göz kararı. Biraz (!) mayayla, un, su ve tuzla hamur yapılacak. Mümkünse açmak için kalın ve uzun bir oklava bulunacak. Uzun olması lazım çünkü Ayşe Hanım'ın açtığı yufka o kadar büyük olmuş ki oklavaya sığamaz hale gelmiş (!). İncecik açılan yufka erimiş tere yağı ile yağlanıp üzerine ince dövülmüş ceviz serpilecek. Aynı şekilde açılmış 3 yufka üst üste serilecek. Aynen çarşaf böreği gibi bir uçtan tutulup diğer tarafa doğru yuvarlanacak. Sonra yağlanmış tepsiye yerleştirilip üzerine sadece yağ sürülüp nar gibi kızarıncaya kadar pişirilecek. daha sonra da soğumadan çay ve turşu eşliğinde servis edilecek.
     En önemli mesele yemesi. Öyle şehirli gibi çatalla, bıçakla uğraşmayacaksınız. Elinizle, lime lime dağılmasına dikkat ederek dökülen hiç bir parçanın ziyan olmasına izin vermeden yiyeceksiniz. Kırılan dökülen parçaları da toplayıp midenize indireceksiniz.
    Çöreği yerken ne kadar çok çay içtiğimi bile fark etmemişim. Benim gibi az yiyen biri için büyük bir dilim çörek çok bile geldi, öyle doymuşum ki akşam yemek yiyemedim. Sadece sofra değil sohbet de çok keyifliydi. Haftada bir de olsa kapalı mekanlardan çıkıp böyle açık havalı yerlerde çalışmak çok iyi geliyor insana. Yeniden şarj oluyorsunuz sanki. Hava da şansımıza çok güzeldi, günlük güneşlik. Ilık bir lodos esiyor. Gerçi şubat ayında bu kuraklık insanı korkutuyor ama günü yaşamak için çok güzeldi. Eline koluna sağlık Ayşe Hanım...

8 Şubat 2013 Cuma

MISIR EKMEĞİ


 
  Yazın İnebolu'dan mısır unu almıştım. Gerçek, halis mısır unu. Öyle çarşıda satılan un gibi incecik tatsız, tuzsuz değil; hafif granüllü, köylülerin kendi ürettiği, pazarda sattığı mısır unu. Şimdi nasıl pişmanım daha fazla almadığıma. Ama alışık olduğum bir malzeme değil. Sadece denerim diye düşünmüştüm. Hatta aynı kadından kırık mısır da almıştım, o hala duruyor. Onu da bir gün Nurdan'a çorba yaptırıp mısır çorbasını da öğreneceğim. Yörelerin yemeklerini kendi insanlarından öğrenmek daha iyi oluyor.
     Gelelim benim mısır ekmeğine. Aynen mısır keki gibiydi. Sıcak sıcak daha güzeldi. Evde ekmeğin bitmesi bahane oldu. Mayalı  olmadığı için bekleme derdi de yok. İşten sonraya, yemekten önceye yetişiverdi. İlk işim İnebolu'ya gider gitmez yeniden o kadını bulup mısır unu almak olacak.
    Tarifim bizzat Samsun onayından geçmiştir. Bilginize...

MALZEMELER:
1 yumurta
200 ml süt
200 ml sıvı yağ
1 yemek kaşığı toz şeker
1 tatlı kaşığı tuz
1/2 su bardağı un
4 su bardağı mısır unu
1.5 su bardağı kaynar su
1 paket kabartma tozu

YAPALIM:

  •  Önce suyu kaynatın, hazırda beklesin.
  • Yumurta , süt ve sıvı yağı çırpın. Toz şeker ve tuzu ekleyin.
  • Kabartma tozu ile karıştırılmış unu ekleyin. Ardından mısır ununu katın. Bu durumda oldukça katı bir hamurunuz olacak.
  • Malzemeler karışınca kaynattığınız suyu katın ve iyice karıştırın. Bu durumda hamurun kıvamı biraz açılacak ama yine de kek gibi bir hamur olmayacak. Cıvık kıvamlı bir ekmek hamurunuz olacak.
  • Kalıbınızı yağlayıp dibine un serpin. Ben ekmekler için baton kek kalıbını kullanıyorum. Hamuru kalıba boşaltıp üzerini düzeltin.
  • 180 derecede ısıtılmış fırında 35- 40 dakika pişirin. Biraz ılınınca kalıptan çıkarın. Afiyetle yiyin...

7 Şubat 2013 Perşembe

PİRİNÇLİ KABAK YEMEĞİ

     Kış günlerinde sebze yemeği yapması çok zor oluyor. Nedense çocuklar kış sebzelerinden pek hoşlanmıyor. Halbuki yaz öyle mi? Hiçbir şey bulamasak kızartma yapıveririz.
     Ben de bugün başka bir şey bulamayınca kabak yemeği yapayım dedim. Üzerine sarımsaklı yoğurdu dökünce yemeleri daha da kolay oluyor. Nasılsa konsere domates de var. Hala onları kullanıyorum. Bahçeden yeni toplanmış gibi kokan domateslerle yaptığım kabağın üzerine bir de kendi kuruttuğum naneleri de ilave edince aynen bir yaz yemeği oluverdi. Şubat ayına rağmen günlük güneşlik bu kış gününe de yakıştı.


MALZEMELER:
1 kg. kabak
3-4 yemek kaşığı sıvı yağ
1 adet kuru soğan
1 adet domates
1 yemek kaşığı salça
2/3 çay bardağı pirinç
Tuz
Kuru nane
YAPALIM:

  • Kabakların kabukları soyulup dörde bölünerek yemeklik doğranır.
  • Tencerede sıvı yağ kızdırılıp yemeklik doğranmış soğan kavrulur.
  • Kabuğu soyulmuş ve doğranmış domates ile salça eklenir.
  • Ardından kabak konur, 2 su bardağı su ilave edilerek kaynamaya bırakılır.
  • Suyu kaynayınca ocağın altı kısılıp yıkanmış pirinç eklenir.
  • Pişmeye yakın tuz ve kuru nane ilave edilir.
  • Piştikten sonra isteğe bağlı olarak sarımsaklı yoğurtla servis edilebilir.

6 Şubat 2013 Çarşamba

TAVUKLU BÖREK

     Bu böreği ne kadar uzun zamandır yaptığımı, tarifi nereden aldığımı da hatırlamıyorum. İsterseniz börek gibi, isterseniz yemek gibi düşünebilirsiniz. Oldukça da doyurucu. Kızım bunu tadınca " çakma banduma " diye isim taktı. Düşününce aslında malzemeleri aynı. Malzemenin kullanış tarzı ile yapılışı farklı. Ama demek ki ağızda bıraktığı tat bandumayı hatırlatıyor.
     Bu tarifi yayınlamak için epey uğraşmam gerekti. Aslında yapılışını çoktan yazmıştım. Ama fotoğraflarına bir türlü ulaşamadım. Bu sıralar fotoğraf konusunda oldukça sıkıntılıyım. 10 gündür fotoğraf makinem bozuk. Telefonumla çekmeye çalışıyorum, o da istediğim gibi olmuyor. Telefondan bilgisayara atmakta zorlanıyorum. Bir an önce tamir olmasını diliyorum. Bizimkiler onca yemeğin, unun, yumurtanın içinde dolaşan makine için az bile diyorlar, yine de iyi dayanmış. Fotoğraf makinem gelsin, artık gözüm gibi bakacağım ona. Şimdi gelelim tarife:  


MALZEMELER:
3 adet yufka
2/3 su bardağı sıvı yağ
2 adet tavuk göğüs eti
1 su bardağı ceviz
1 yumurta
1 adet kuru soğan
Tuz
Karabiber
YAPALIM:

  • Tavuk göğüs etini suda haşlayın. Haşlama suyunun içine tuz ve 1 adet küçük kuru soğanı bütün halde atarsanız daha lezzetli olacaktır.
  • Tavuklarınız haşlanıncaya kadar yufkalarınızı pişirebilirisiniz. Yufkaları pişireceğiniz tepsiyi yağlayıp birinci yufkayı içine yayın. Sıvı yağ ile yağlayın. Kenarda kalan fazlalıkları zarf şeklinde üstten alttan, sağdan ve soldan içeriye doğru katlayıp dikdörtgen halini almasını sağlayın. Katların arasına da sıvı yağ sürün.


  • Diğer 2 yufkayı da aynı şekilde katlayıp üst üste koyun.
  • Tepsiyi 175 derece ısıtılmış fırında yufkalar kızarana kadar pişirin.

  • Fırından çıkar çıkmaz tavukları haşladığınız sıcak su ile ıslatın. Fırından çıkardığınızda yufkalar kıtır kıtırken ıslatarak yumuşatmanız gerekmektedir. Yufkaların her yerini tavuk suyu ile ıslattıktan sonra içini hazırlayın. 
  • Haşladığınız göğüs etlerini elinizle küçük parçalara ayırın.  İrice parçaladığınız ceviz, tuz ve karabiberle karıştırın. Yufkaların en üstüne bu etleri yayın. Yufkaları uzun kenardan tutarak rulo halinde kıvırın. En uçta kalan kısmını altına gelecek şekilde bir tepsiye yerleştirin. Üzerine yumurta sarısı sürüp 180 derece ısıtılmış fırında kızarana kadar pişirin.

  • Pişen böreği dilimleyerek servis edin.

4 Şubat 2013 Pazartesi

ROSTO KÖFTE

      İşte köftenin değişik bir sunumu. Hele ki misafirleriniz geliyorsa basit bir tarifin hoş bir değişimi olacaktır. İsterseniz üzerine salçalı sos da yapıp dökebilirsiniz. Benim çok fazla zamanım yoktu. Annemin gelmesine anca yetiştirebildim zaten. Baharatlarla da tatlandırılınca güzel bir yemek oluyor. Afiyetle...


MALZEMELER:
500 gr. kıyma
1 yumurta
1 adet kuru soğan
2-3 dilim bayat ekmek
Tuz
Karabiber
Kimyon
Maydanoz
1 adet havuç
1 adet patates
1 kase bezelye
Kekik
YAPALIM:

  • Havuç, patates ve bezelye haşlanıp süzülür. Havuç ve patates küçük küçük doğranır. Tuz, karabiber ve kekikle karıştırılır. Haşlamaya üşeniyorsanız hazır garnitür de kullanabilirsiniz.
  • Soğan rendelenir. Kıyma, yumurtanın akı, ufalanmış bayat ekmek, ince kıyılmış maydanoz, tuz, karabiber ve kimyonla karıştırılıp yoğrulur. 1/2 saat buzdolabında bekletilir.
  • Buzdolabından çıkarılan köfte harcı pişirme kağıdının üzerine 1 cm kalınlığında dikdörtgen şeklinde açılır. Baharatla karıştırılmış sebze harcı bu dikdörtgenin ortasına konur. 
  • Dikdörtgenin kısa uçları ortada birleştirilip kapatılarak ince uzun bir rulo elde edilir. Birleşme yeri alta gelecek şekilde fırında pişirmeye uygun bir kaba yerleştirilir.
  • Yumurtanın sarısı üzerine sürülür.
  • Üzerinin çatlayıp yarılmaması için fırın ısısı ilk önce ızgara şeklinde yalnızca üstten verilir. Üzerine sürdüğünüz yumurta sarısı kızarınca fırının üst ve alt pişirme ayarına getirilir. Yaklaşık 20-30 dakika içinde köfteniz pişecek ve servise hazır hale gelecektir. 10 dakika kadar sonra dilimleyerek servis edebilirsiniz.  

PEYNİRLİ TAM BUĞDAY UNLU POĞAÇA

     Evdeyken zamanımın çok daha fazla olacağını sanırken bugün işteyim ve tariflerimi anca yazabiliyorum. Kızlarım ilk defa  tuzlu bir şey istemişlerdi, ben de hemen bir poğaça yoğuruverdim. Bu sefer de değişiklik olsun diye içine tam buğday unu koydum, güzel de oldu. Hatta ertesi günü Ankara'ya giderken yolluğumuz da hazır olmuş oldu. Yapımı da çabuk. Kolay gelsin...


MALZEMELER:
3 yumurta
1 su bardağı yoğurt
1 çay bardağı sıvı yağ
250 gr. margarin
1 paket kabartma tozu
1 su bardağı tam buğday unu
4-5 su bardağı un
Tuz
250 gr. peynir
 Maydanoz
YAPALIM:

  • 1 yumurta sarısını üzerine sürmek üzere ayırın, kalan yumurtaları kırın.
  • Yoğurt, sıvı yağı ekleyin.
  • Oda ısısında yumuşamış olan margarini küp küp keserek katın.
  • Tam buğday ununu ekleyin, elenmiş unu kabartma tozu ile birlikte yavaş yavaş katarak ele yapışmayan yumuşak bir hamur yapın.
  • Hamur dinlenirken içini hazırlayın. Peyniri çatalla ezin ve içine ince kıyılmış maydanoz ekleyin. 
  • Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparın, çok ince olmayacak şekilde açın, içini koyun. Yarım ay şeklinde kapatın ve yağlanmış tepsiye dizin.
  • Poğaçaların üzerine içine 1 yemek kaşığı sıvı yağ eklediğiniz yumurta sarısını sürün. İsterseniz çörek otu serpin ve önceden ısıtılmış 180 derece fırında üzeri kızarana kadar pişirin.

Special design for Hayatın Kıvamı by GeCe