30 Mayıs 2013 Perşembe

NURDAN'IN SOFRALARI 2

    Yine Nurdan'dayız. Eski mesai arkadaşlarımızla buluştuk ve yine Nurdan yemek konusundaki bütün hünerlerini ortaya koydu.

     Soframız yine dopdoluydu. Tuzlulardan başlayalım isterseniz. Bir Nurdan klasiği: Su Böreği. Su böreği yapmak Nurdan için hazır yufkadan börek yapmak kadar basit ve doğal bir şey. Benimse şimdiye kadar hiç denemediğim bir börek. Neden bilmiyorum. Ama o gayet rahat bir şekilde, yılların verdiği alışkanlıkla su böreğini döşeyiveriyor.


Birkaç gün öncesinde börekler daha fazla yeniyor diyordu. O yüzden de peynirli su böreğinin yanına yufkadan mini pizza yapmış. Değişik bir katlama şekli var, böreğin ortası havuz gibi oluyor. Bu şekli daha sonradan yaparak tarif edeceğim.


İlk bakışta "bir de mantı mı yaptın" diye tepki vermiştim ama değilmiş. Malatya usulü kabaklı bulgurlu köfteymiş bu.Benim o gün sofradaki favorim bu köfteydi. Hiç yapmam ama o gün iki tabak yedim. Bizim Mersin'in fellah köftesine benziyor ama sarımsaklı yoğurt ve kabaktan oluşan bir sosu var. Bulgur ve sarımsaklı yoğurt birbirine çok yakışmış. Benim günüm de yakınlarda. Hemen yapacaklarımın listesine aldım.

Bu kurabiyeler de volvolana benziyor. Adı da haşhaşlı patatesli kurabiye. Görüntü güzel değil mi? Tadı da öyle.
Tatlılarımızdan ilki Tiramisu. Her zaman çok sevdiğim bir tatlı, tadı yine lezizdi.


Bu da şıralı bir tatlı. Onları muffin şeklinde yapmak Nurdan'ın fikri.Bence harika bir düşünce. Hatta servis ederken görseydiniz, böyle sade olarak tabaklarımıza konulmadı, her birinin üzerine vanilyalı dondurma koyarak servis edildi. Hatta ne kadar güzel olduğunu şöyle anlayabilirsiniz: Bir tanesi lezzetinden çatlamıştı :) Şırası tam kıvamında, adı üzerine: Fıstık Güzeli.

Bu fıstık ezmeli kurabiyelerden özellikle bahsetmem lazım. Çünkü bunlara bir genç kızın eli değmiş. Evet, Nurdan'ın kızının da yapımında katkısı olduğu kurabiyelerin lezzeti de oradan geliyor herhalde.


Veee sofranın ağır topu Keşkek. Kastamonuluların yaptığı keşkeği en az bir Kastamonulu kadar güzel yapmıştı. Benim keşkeş gurmesi kızım tam not verdi.

Bir Malatya, bir Kastamonu derken son olarak da turşu kavurması için Samsun'dan diyebiliriz sanırım. 

İşte bir soframızın da sonuna geldik. Kiminden az yiyerek, kiminin tadına bakarak, akşam da yemeği az tarafından alarak bu günü de kalorisiz atlattık. Ev sahibinin ellerine kollarına dert vermesin diyeceğim. Hepimize gerçekten afiyet oldu.





29 Mayıs 2013 Çarşamba

BUĞDAY SALATASI

     Günlerinizde yapabileceğiniz lezzetli ve rengarenk bir salata...


MALZEMELER:
2 su bardağı haşlanmış buğday
3 adet domates
1 adet limon
3 adet kırmızı biber
Maydanoz
7-8 adet taze soğan
Dereotu
Nane
1 su bardağı haşlanmış mısır
1/2 çay bardağı zeytin yağı
1 adet patlıcan
Tuz
3-4 yemek kaşığı nar ekşisi
YAPALIM:
  • Buğday bir gece önceden ıslatılıp haşlanır ve suyu süzülür.
  • Patlıcan ve yeşil biber küçük doğranıp az yağda kızartılır.
  • Domates, kırmızı biber, maydanoz, dereotu, nane ve taze soğan küçük doğranır, hepsi karıştırılır.
  • Mısır da eklendikten sonra limon, zeytinyağı, nar ekşisi, tuz ve sumak eklenir. Servis tabağına alınır.


TİRAMİSU KUPLARI

     En sevdiğim tatlılardan biridir Tiramisu. İtalyanlarla da yemek lezzeti konusunda anlaştığımız tek nokta bu tatlı. Herkes pizzalarını, makarnalarını öve öve bitiremiyor. Ama ben hiç de öyle büyük bir lezzetle karşılaşamadım. Bence bizler pizzayı İtalyanlardan daha iyi yapıyoruz. Ya da bizim yaptığımız damak zevkimize daha uygun oluyor. Ama Tiramisu farklı. Bu konuda onlarla aynı fikirdeyiz. Nescafe, kakao, kreması ve kedi dili bir arada nefis bir tat yaratıyorlar.
     Daha önceden İtalyan Tiramisusunun benzerini yapmaya çalışmıştım. Çok da uğraşmıştım. Ama bu sefer kolay bir Tiramisu yaptım. Uğraşmak istemeyenler, çabuk tatlı yapmak isteyenler ama nefis bir lezzet tatmak isteyenler için. Buzdolabında kedi dlinşz varsa hemen bir krema karıştırın, dökün üzerine. Akşama hazır olsun. Sunumu ister cam tabakta, ister benim gibi kup bardaklarında yapın. Ama mutlaka kenarına bir not iliştirin," Dikkat! yerken parmaklarınızı koruyun " diye :)

MALZEMELER:
Kedi dili
1 yumurta sarısı
2 su bardağı süt
2 yemek kaşığı un
4 yemek kaşığı toz şeker
Vanilya
200 gr labne peyniri
Islatmak için: 1 yemek kaşığı nescafe
                     1 su bardağı ılık su
                     1 yemek kaşığı toz şeker
YAPALIM:

  • Yumurta sarısı, toz şeker ve unu çırpın.
  • Üzerine yavaşça sütü ilave ederek karıştırın. Pürüzsüz bir kıvama gelince ocağınızı yakıp pişirmeye başlayın. Muhallebi gibi karıştırarak pişirin.
  • Kaynamaya başlayınca ocaktan alın ve vanilya ile labne peynirini koyup mikserle çırpın. Benim o gün labne peynirim kalmamıştı, 1 kutu krema koydum, o da aynı işlevi gördü.
  • Kuplarınızı hazırlayın. Kedi dilini kuplarınızın dibine sığacak kadar küçültün. Suyu ısıtıp şeker ve nescafe ile karıştırın. Kedi dilini bu nescafeli su ile ıslatıp kupların dibine koyun. 
  • Üzerine önceden hazırladığınız kremadan 1-2 kaşık koyun. Birer kedi dili daha ıslatıp üzerine koyun ve yine krema ile üzerini kapatın. 
  • Kuplarınızın büyüklüğüne göre değişecektir ama yaklaşık 5-6 adet tiramisunuz olacaktır. Kedi dilinin üzeri tamamen krema ile kaplanınca çay süzgeci ile üzerine kakao serpiştirin. Tatlılarınızı buzdolabında 2-3 saat bekletirseniz akşama nefis tatlınız hazır olacaktır.

28 Mayıs 2013 Salı

PAŞA LOKUMU

    Yemek fotoğraflarımı kontrol ederken fark ettim, 1 ay önce ağaçlar ne güzel çiçek açmış, ne güzel bahar gelmiş. Dünkü yağmur ve doluyu görünce insanın inanası gelmiyor.

     Günlük güneşlik olan hava bir anda karardı, rüzgar, gök gürültüsü derken resmen dolu yağdı. Akşam hala gürlemeye devam ediyordu.Erik ağacımızın üzeri 1 ay öncesinde çiçekten görülmüyordu.


     Oysa şimdi erikleri bulabilmek için epeyce dikkatli bakmak gerekiyor. Son kalan erikleri de bugünkü dolu yaraladıktan sonra pek fazla mahsulümüz kalmadı. Oysa ne güzel hayallerim vardı: Her gün erikleri toplayıp ikram edecektim. Ki seneye de daha çok erik olsun diye. Şimdi bulduğumuzla ancak kendimiz yetiniyoruz.
     Gelelim bu günkü tarifimize. Hala misafirlerime yaptıklarımı yazıyorum. Bu tarifi de annemden aldım. Benzer pek çok tarif var. Ama bunun özelliği içinde kaymak olması. İsterseniz kaymaklı krem şanti yerine gerçek kaymak da kullanabilirsiniz. Haydi kolay gelsin...


MALZEMELER:
1 çay bardağı un
125 gr margarin
1/2 lt süt
1-1.5 su bardağı toz şeker
1 paket kaymaklı krem şanti
1/2 su bardağı süt
Hindistan cevizi
YAPALIM:

  • Unu yarım margarinin yarısı ile kavurun.
  • Sütü azar azar ilave ederek karıştırın, topaklanmamasına dikkat edin. Şekerini de koyup karıştırarak pişirin.
  • Kaynadıktan sonra ocağın altını kapatın ve kalan margarini koyup mikserle çırpın.
  • Büyük dikdörtgen borcamı hindistan cevizi ile kaplayın. Hazırladığınız muhallebiyi bunun üzerine dökün. Ilınınca buzdolabına kaldırın.
  • Diğer taraftan kaymaklı krem şantiyi koyuca hazırlayın. Soğuyan muhallebinin üzerine kaymağı ince bir tabaka halinde yayın. Üzerini streç film ile kapatarak buzdolabına koyun.
  • Ertesi gün 10 cm kadar eninde keserek rulo yapın. Yaptığınız her rulodan 1-1.5 cm genişliğinde keserek servis tabağınıza yerleştirin. Bıçağınızı arada bir ıslatırsanız kesmeniz kolay olacaktır.

26 Mayıs 2013 Pazar

KÖRİ SOSLU TAVUK FIRINDA

      Yeni bir günle birlikte yeni bir haftaya da başlıyoruz. Dün ara ara yağan sağnaklardan sonra bugün pencereyi açtığımda ilk yaptığım iş gökyüzüne bakmak oldu. Pazartesi sabahı güneşi görmek iyi geliyor. Günler ne kadar da hızla ilerliyor. Hele ki hafta sonu. Işık hızıyla geçip bitiveriyor. Yine yapılacak iş planlarını hafta içine yaymak zorunda kalıyorum. Ramazana bile 5 hafta sonu kalmış. Yine de günün güzelliğine bakıp karamsarlığa kapılmayalım bari.
      Haftanın ilk günü akşam yemeğinizi planlayabilesiniz diye erkenden tarifimi yayınlayayım dedim. Nedense pazartesi günü yapılacak yemeği bulmak daha zor oluyor. Hele benim gibi her pazartesi akşam nöbetine kalıyorsanız. Bu seferki tavuğumuzda köri var, biraz yoğun bir baharat. Baharat seviyorsanız ne ala, ama evdekiler pek hoşlanmıyorlarsa miktarı azaltabilirsiniz. Ben yanına nohutlu pilav öneriyorum, bir de cacık. Daha ne istiyorsunuz, malzemeleri alın hadi.


MALZEMELER:
500 gr tavuk baget
3 yemek kaşığı yoğurt
3 yemek kaşığı zeytinyağı
1 tatlı kaşığı köri
Tuz
1 adet kuru soğan
2-3 diş sarımsak
4-5 adet patates
Karabiber
Kekik
YAPALIM:

  • Yoğurt, zeytinyağı, sarımsak ve köriyi karıştırın ve tavukları bu sosa bulayıp buzdolabına kaldırın.
  • Patatesleri ve kuru soğanı soyup halka halka doğrayın. Tuz, karabiber ve kekikle karıştırın.
  • Fırın kabını yağlayıp patates ve soğanları altına dizin. Üzerine soslanmış tavukları koyun.
  • 180 derece ısıtılmış fırında 30 dakika kapağı kapatarak pişirin. Daha sonra kapağını açıp pişirmeye devam edin. Tavukların daha kolay pişmesi için bıçakla delikler yapabilirsiniz.
  • Afiyet olsun.

ÇİLEK SOSLU ÇİZKEK (CHEESECAKE)

     Kışın portakallı çizkeklerle başlamıştık. Artık yavaş yavaş yaz geliyor ve artık yaz meyveleri ile çizkekler yapıyoruz. Misafirlerime yapmayı düşündüğüm çizkeki bu sefere de çilekli yaptım.
     Çilek bu sene erkenden çıktı ve daha mayıs ayının ortasında da mis gibi kokmaya başladı. Ben de çileği çizkekimin üzerine koydum.

MALZEMELER:
3 yumurta
1 su bardağı şeker
1 paket labne peyniri
1 su bardağı süzme yoğurt
2 yemek kaşığı un
1 yemek kaşığı nişasta
1 paket vanilya
TABANI:
1.5 paket yulaflı veya kepekli bisküvi
1 çay bardağı fındık
50 gr margarin
SOSU İÇİN:
250 gr çilek
1 su bardağı su
3 yemek kaşığı şeker
2 yemek kaşığı nişasta

YAPALIM:

  • Tabanı için bisküviler rondoda un haline getirilip içine erimiş margarin ve iri çekilmiş fındık ile karıştırılır.
  • Pişirme kabının en altına bu karışım yayılır ve üzeri basılarak düzeltilir. Pişirme kabı olarak kelepçeli bir kalıp tercih edilirse daha iyi olur.
  • Yumurtalar şekerle çırpılır.
  • Süzme yoğurt veya yoğurdun koyu kısmından alınarak labne peynirle birlikte eklenir. Mikserle karıştırmaya devam edilir.
  • Vanilya, un ve nişasta konur. Karıştırılıp bisküvilerin üzerine dökülür.
  • Fırında 160 derecede 30 dakika kadar pişirilir.
  • Sosu için çilekler ayıklanıp yıkanır ve rondoda püre haline getirilir.
  • İçine su, nişasta ve toz şeker konularak pişirilir. Kaynamaya başlayınca sosumuz hazırdır.
  • Kek pişince ılınması için beklenir, ılınan tatlının üzerine sos dökülür ve  buzdolabına kaldırılır, 3-4 saat sonra kalıptan çıkarılıp servis edilir.

24 Mayıs 2013 Cuma

KARNIYARIK BÖREĞİ

     Yoğun istek üzerine misafirlerime yaptığım karnıyarık böreğini bir kez daha eşim için yaptım. Misafirlerim de bu böreği çok beğenmişlerdi. İçine sucuk, sosis koyarak da çocuklar için daha cazip olarak hazırlayabilirsiniz.


MALZEMELER:
4 adet yufka
1/2 paket margarin (125 gr)
1 çay bardağı süt
3 yumurta
300 gr kıyma
1 adet kuru soğan
3-4 yemek kaşığı sıvı yağ
Tuz
 Karabiber
1 yemek kaşığı salça
2 adet domates
2 adet yeşil biber
YAPALIM:

  • Öncelikle böreğin içini hazırlayın ve soğumaya bırakın. Bunun için kuru soğanı yemeklik doğrayın.
  • Sıvı yağı tavada kızdırıp soğanları ve kıymayı içine koyun, karıştırarak kavurun. 
  • Kıyma kavrulduktan sonra salçayı ve baharatları ilave edin ve ocağın altını kapatın.
  • Yufkaların arasına sürmek için margarini eritin. Sütü ve yumurtaları ilave edin. Yalnız yumurtanın birisinin sarısını üzerine sürmek üzere ayırın. Sütlü yumurtalı karışımı çatalla çırpın.
  • İlk yufkayı serin, üzerine yağlı yumurtalı karışımdan sürün. Diğer yufkayı üzerine serin. Yufkaları önce dörde, sonra her bir parçayı da üçe bölün. Böylece 12 adet üçgen parça elde edin. Üçgenlerin geniş kısmına kıymalı içten koyun ve sigara böreği sarar gibi sarın. 

  • Diğer iki yufkayı da aynı şekilde sardıktan sonra börekleri buzdolabına kaldırın. Bir saat kadar buzdolabında durduktan sonra yağlanmış tepsiye dizin.
  • Önceden ayırdığınız yumurta sarısının içine 1 yemek kaşığı sıvı yağ koyduktan sonra böreklerin üzerine bundan fırçayla sürün. 
  • Yumurta sarıları sürülmüş böreklerin karınları yarın ve içine birer dilim domates ve biber koyun.
  • Önceden ısıtılmış 180 derece fırında üzeri kızarana kadar pişirin.

23 Mayıs 2013 Perşembe

KABAKLI PEYNİRLİ MUFFİN

     Bu seferki misafirlerime muffini tuzlu olarak yapmak istedim. Oldukça gevrek bir tarif bu. O yüzden muffin kalıplarına dökmek daha iyi oluyor. Pişince çıkarması daha kolay. Kağıt kaplara yapınca biraz yapışabilir. Çünkü malzemesinde mısır unu var.


Kimse içinde kabak olduğunu anlamayacaktır. Pişerken içine karışıp gidiyor. Ben beyaz peynir kullandım, eminim kaşar da çok yakışacaktır.


MALZEMELER:
3 yumurta
1 su bardağı yoğurt
1 su bardağı sıvı yağ
2 su bardağı mısır unu
1 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
2 adet kabak
1 adet kırmızı biber
Tuz
Karabiber
Dereotu
Kaşar peyniri veya beyaz peynir
YAPALIM:

  • Yumurtalar çırpılır. Yoğurt ve sıvı yağ eklenip çırpılmaya devam edilir.
  • Kabak ve kırmızı biber rendelenip kabakların suyu sıkıldıktan sonra karışıma eklenir. Çok fazla karıştırılmaz.
  • Mısır unu konulur, un ve kabartma tozu elenip konulur ve kaşıkla aşağıdan yukarıya doğru karıştırılır.
  • Tuz, karabiber, dere otu ve peynir eklenir.
  • Yağlanmış kalıba veya muffin kaplarına, kapların üzerinde 1-2 parmak boşluk kalacak şekilde dökülür, önceden ısıtılmış 180 derece fırında pişirilir.

21 Mayıs 2013 Salı

MEKSİKA FASULYESİ SALATASI

     Kolay bir salata... Sirkeli olduğu için sindirime de faydalı. Çok beğeneceksiniz.


MALZEMELER:
1 kutu Meksika fasulyesi
10-15 adet kornişon turşu
1 kutu haşlanmış mısır
Maydanoz
Dere otu
Taze nane
Taze soğan
1 -2 adet kırmızıbiber
Tuz
Zeytinyağı
Sirke
YAPALIM:

  • Meksika fasulyesi süzülüp suyu akıtılır.
  • Yeşillikler dilediğiniz miktarda ayıklanıp yıkanıp ince doğranır.
  • Turşu ve kırmızıbiber doğranır.
  • Hepsi bir arada karıştırılır, mısır ilave edilir. 
  • Tuz, zeytinyağı ve sirke konulup iyice harmanlanır ve servis edilir.

20 Mayıs 2013 Pazartesi

AMONYAKLI PASTA

İşte nostaljik pastam...


     Misafirlerime ne yapayım diye düşünürken aklıma geldi. Birazcık uğraştırıyor ama çok güzel görünümlü ve oldukça da lezzetli bir pasta bu. Olmama ihtimali diye bir şey yok. Pişerken biraz kokusu rahatsız ediyor, o kadar. Bu tarifi annemden öğrenmiştim. Eskiden mikserler, robotlar yoktu. Kekleri bile elimizle çırpardık. Öyle olunca pandispanya falan yapılamıyor tabii. Pandispanyayı da ele çırpmayı denediğimizi hatırlıyorum. Pişerken çok güzel kabarıp sonunda bir güzel sönmüştü ve ziyan olmuştu onca yumurta. Sonraları elle kenarındaki mandalı çevrilerek çırpan el mikserleri çıkmıştı. Sonra onların elektrikli olanlarını gördük. Şimdi artık yumurtayı içine koyuyorsunuz kendi kendine çırpıyor. Nereden nereye... Şimdi bunları okuyanlar benim kaç yaşında olduğumu düşünecekler acaba? Halbuki hiç de öyle değil, sadece zaman ve mekanik gelişmeler çok hızlı. Yoksa benim yaşımdan kaynaklanmıyor :)
     Gelelim tarifimize. Nostalji deyip epeyce ilerilere gittik. Biz yine hafta sonuna dönelim:
MALZEMELER:
2 yumurta
1 kahve fincanı (Türk kahvesi) erimiş margarin
1 kahve fincanı süt
1 kahve fincanı toz şeker
1 yemek kaşığı pasta amonyağı
Aldığı kadar un
ARA KREMASI İÇİN:
1.5 kg. süt
5 yemek kaşığı (tepeleme) un
2 yemek kaşığı nişasta
2-2.5 su bardağı toz şeker
1 yumurta
Vanilya
50 gr. margarin
YAPALIM:
  • Malzemelerin hepsi karıştırılarak yumuşak bir hamur yapılır. Bu arada daha önce hiç kullanmamış olanlar için belirteyim, pasta amonyağı aktarlarda satılıyor. 50 gr kadar alırsanız uzun bir süre kullanabilirsiniz.
  • Hamur 6 parçaya ayrılır. Her bir hamur servis tabağı büyüklüğünde açılır ve uygun büyüklükte bir tencere kapağı ile kesilir. Böylece düzgün pişmesini sağlarsınız. Kesmeden yaparsanız hamur piştikten sonra kenarlarını kesip düzeltmeniz gerekir.
  • Açılan hamur ne çok ince ne de çok kalın olmamalıdır. Pişirmeden önce bıçakla muhtelif yerlerinden delikler açın ki kabarmasın.

  • 170-180 derece ısıtılmış fırında 10 dakika kadar pişirin. Hamurun çok fazla kızarmaması gerekiyor. Pişen hamuru almak için fırının kapağını açtığınızda fırından uzak durun. İçeriden çıkan sıcak hava ile birlikte amonyak kokusu gözlerinizi yaşartacaktır.
  • Her bir hamuru pişirin. Ben en son olarak, kestiğim hamurlardan artan kenar parçaları da bir araya getirip bir kat daha yaptım. Böylece pastam 7 katlı oldu.
  • Ara kremasını sonradan pişirin. Çünkü diğer pastalar gibi soğuduktan sonra dökmeyeceğiz. Piştikten sonra 3-5 dakika ılınınca hemen aralarına sürmeye başlayacağız. Böylece sert ve kıtır kıtır duran hamurlarımız yumuşayacaktır.
  • Krema için vanilya ve margarin hariç tüm malzemeler bir araya getirilip devamlı karıştırılarak pişirilir. Piştikten sonra vanilya ve margarin konularak mikserle çırpılır.
  • Aynı kremayı üzerine ve kenarlarına da sürebilirsiniz. Ama bu sefer değişik olsun diye üzeri ve kenarı için krem şanti kullandım ve onun üzerini hazır olarak aldığım karamel sosla süsledim. Bu karamel sosun tadı da çok güzelmiş. 
  • Böylece pandispanyalarla olamayacak kadar yüksek ve kat kat bir pastamız oldu. Hepinşze afiyet olsun...

19 Mayıs 2013 Pazar

YAZA MERHABA PARTİSİ

   Artık gelenekselleşen yaza merhaba partimizin üçüncüsü dün yapıldı. Her yıl okullar kapanmadan, tatil sezonu başlamadan, ramazan ayı gelmeden yani hep bir aradayken yaptığımız partimizi yine tekrarladık. Havanın her gün değiştiği bir hafta geçirirken hiç umudumuzu kaybetmemeye çalıştık. Bir taraftan da devamlı hava durumunu kontrol eder hale geldik. Neyse ki yağmur yağmadan bu günü tamamladık.
       Havanın bir açılıp bir kapanması aslında işimize de yaradı. Çünkü ne zaman güneşten sıcaklar hale geldiğimizde bulutlar çıkıp bizi biraz serinletti. Ama "yer yer sağanak yağışlı" olarak görünen hava durumundaki sağanak bize uğramadan geçip gitti.


  Önce gözleri doyurmakla işe başladık. Her çeşidi sofraya seriverdik. O yeşillikler de daha sabahtan bahçeden toplanmıştı. Araya çeşit olsun diye, organiğinden koyuverdik.
     Ben genelde tatlılarla tuzluları çeşit olarak eşit tutmaya çalışıyorum. İkisinden birini daha çok seven olabilir, haksızlık olmasın diye. Tatlılarımızın baş tacı pastaydı tabii. Bu gün için hangi pastayı yapayım diye düşünürken aklıma nostaljik bir pasta geldi: Amonyaklı pasta. Çok uzun zamandır yapmamıştım. hatta geçenlerde kardeşimden de böyle bir istek gelmişti. Amonyaklı pastaya beyaz krema çok yakışıyor. Ama sadelik pek bana göre değil. ben de amonyaklı pastaya yeni bir tarz getirdim ve karamel sosla süsledim.


     Diğer tatlı çeşidimizi bloguma uğrayanlar seçti. Çünkü en çok ziyaret edilen kurabiye olarak seçtim: Corn flakesli kurabiye. Görüntüsü çok güzel oluyor. Yapımı da basit. Sofraya ayrı bir görünüm veriyor.


     Tatlılarla devam edelim. Bu kadar çok çilek varken ve çilekler mis gibi kokarken çileksiz bir şey yapmak olmaz diye düşündüm. Sosunu pişirirken mutfağımı harika bir çilek kokusu kapladı. Her zaman yaptığım çizkeki bu sefer de çilek soslu olarak yapmış oldum. Portakal, böğürtlen derken şimdi de çilekli çizkekimiz oldu.


     Son tatlımızın tarifi taaa Ankara'dan geldi. tarifi annemden aldım. O da geçen gün misafirlerine yapmıştı. Ben de sütlü tatlı olarak kaymaklı bir lokum yapayım dedim. Etrafı hindistan ceviz ile kaplı ve ortasında da kaymaklı krem şanti var. Kalori mi, epeyce fazla. Ama o gün kaloriyi düşünen pek olmadı. Diyet de yapsanız haftada bir gün ara verebilirsiniz. İşte o gün bu gündü...

      Tatlılar bu kadar. Şimdi gelelim tuzlulara. Börek olarak da nostaljik bir seçim yaptım: Karnıyarık böreği. Bir gün önc sarıp misafirler gelmeden önce pişirdiğim için de henüz soğumamıştı. İçi kıymalı olan böreğin karnı yarılıp domates ve biber konmuştu. Hemen hemen hepsi bitti. Ne kadar güzel, demek ki beğenilmiş.


    Kıymalı böreğin yanına patatesli poğaça iyi gider diye düşündüm. İçinde mahlep vardı. İlk defa simit haricinde bir şeyin içine mahlep koydum, fena olmadı. Ama Sofraya koymadan önce ısıtsam iyi olurdu sanırım.


     Bir de peynirli bir şey olsun: Tuzlu muffin. Ama kimse farkına varamadı, içinde kabak da vardı. Ayrıca hamurunda da mısır unu. Onun için çok gevrek olmuştu. Yine kalıptan çok kolay çıktı. İçinde kırmızı biber ve bahçeden toplanmış der otu da var.


     Veee kapanışı salatamızla yapıyoruz. salatayı bol tarafından ve sirkeli yaptım ki bu kadar karbonhidratın yanında iyi gitsin diye. Gerçekten de öyle oldu. Aralarda salatayla mideler dinlendi. Meksika fasulyesi hazır konserveydi ama içindeki tüm yeşillikler bahçeden sabah toplanmıştı. Her şey doğrarken mis gibi kokuyordu. Kalan yeşillikleri de tabaklarla sofraya koyduk. Onlar da ayrı bir renk kattı.

 
    Çok güldük, eğlendik. Güneşin ve bahçenin tadını doyasıya çıkardık. Böylece de yaz sezonunu, bahçe sezonunu açmış olduk. Negatif enerjilerimiz toprağa aktı gitti. Şarj olmuş vaziyetteyiz. Benim de bunda bir katkım olduysa ne mutlu bana...

16 Mayıs 2013 Perşembe

KAYMAKLI POĞAÇA

     Her hafta yoğurt yapmak üzere köy sütü alıyorum. Her seferinde çocuklarım bu sütten içsinler diye gözlerinin içine bakıyorum ama maalesef içmiyorlar. Ben de kaynattıktan sonra ılınınca buzdolabına kaldırıyorum. O gece dolapta kimse dokunmadan beklerse üzeri kaymak tutmuş olarak soğuyor. Hani derler ya " üzerinde bir parmak kaymak vardı " diye, işte o benim aldığım sütte her defasında oluyor. Sağ olsun, sütçüm sağılmış süte hiç dokunmadan bana getiriyor. Üzerindeki yağı falan kendine almıyor, hepsini bana bırakıyor. Ben de ayırdığım kaymakları dayanıklı bir kaba koyuyorum. Ya kahvaltıda yemek üzere çıkarıyorum, ya da poğaça, börek yaparken margarini azaltıp yerine kaymak koyuyorum. Çok daha lezzetli oluyor. İşte bu kaymaklarla yaptığım mayalı poğaçam:


MALZEMELER:
1 yumurta
1 kase kaymak
1 su bardağı süt
1 tatlı kaşığı toz şeker
Tuz
1 adet yaş maya
1 çay bardağı sıvı yağ
Aldığı kadar un
YAPALIM:
  • Şekerli ılık süt içinde yaş maya eritilir.
  • Sıvı yağ ve kaymak konulur. Ben sütün üzerinden ayırdığım kaymağı kullanıyorum.
  • Yumurtanın sarısı üzerine sürmek üzere ayrılıp akı hamurun içine katılır.
  • Tuz ve elenmiş unla ele fazla yapışmayan bir hamur yoğurulur, ardından mayalanması için üzeri kapatılıp beklenir.
  • Mayalanan hamurdan dilediğiniz büyüklükte parçalar koparıp yuvarlayabilirsiniz. İstediğiniz şekli verebilirsiniz. Ben içine hiçbir şey koymadım. Peynir ya da patates de koyabildiğiniz gibi boş olarak yapıp piştikten sonra domates ve peynirle de yenilebilir.

15 Mayıs 2013 Çarşamba

ANNELER GÜNÜ PASTASI (KESTANELİ PASTA)

      Anneler günü için sade ama hoş bir pasta yaptım ve sonunda elimdeki şeker hamurlarını bitirdim. Hemen yenilerini sipariş etmem gerekiyor. Aniden pasta yapmaya karar verebiliyorum çünkü.


     Bu sefer pastanın arasına ne koyayım diye düşünürken buzdolabında kestane şekerlerini gördüm. Kakaolu krema ve kestane birbirine çok yakışıyor. Kakaolu kremaya da bir zıtlık, sade pandispanya olabilir. İşte size pastanın ana hatları.
     Daha önceden 4 yumurta olarak ve küçük kalıpta yaptığım sade pandispanyayı 6 yumurta olarak daha büyük kalıpta pişirdim. Bir süre soğuması için bekledikten sonra ikiye kestim. Sütle ıslattım.Kakaolu ara kremasını sürüp parçaladığım kestane şekerlerini kremanın üzerine dizdim. Bira da damla çikolata serptim.Sonra diğer pandispanya katını koyup yine ıslattım. Kalan krema ile kenarlarını ve üzerini biraz düzeltip yine ganaj ile kapladım.
    Ertesi sabah beyaz şeker hamuru ile pastayı kapladım. Üzerine koymak üzere çiçekler yaptım. Bu sefer sade bir çiçek kullanmadım. Büyük kupat ile iki katını kesip daha küçüğü ile ortasını yaptım. Biraz kalınca kesip marzipan setinin yuvarlak ucuyla kenarlarını incelttim.

   Elimle biraz kıvrık şekiller verip biraz daha kabarık durması için kağıt havlu parçalarını kullandım.

    Bunları kurumak üzere bir kenarda beklettim.( Hemen kullanırsanız kendi ağırlığı ile yine aşağıya düşüyorlar.) Bu çiçeklerden 3 tane olacak şekilde sayılarını ayarladım.


   Önüne de bir fiyonk koymak istiyordum. Çiçeklerle ayn renk hamurdan 2 dikdörtgen kesip yine yuvarlak durmasını sağlamak için arasını pamukla desteklediğim kağıt havlu desteklerini koydum ve onları da biraz kuruması için bıraktım. Fiyongun ortası için de yine dikdörtgen bir parçayı büzgüler yapıp koydum. Fiyonklar kısmen kurumaya yüz tutunca iki büzgü ile birleştirdim.



     Çiçek yaprakları kuruyunca 2 büyük parçanın üzerine bir küçük parça koyup bunları su ile yapıştırıp yine yuvarlak uç ile küçücük bir oyuk yaptım. Buraya tohumunu koymamız gerekiyor. Onun için beyaz hamurdan yuvarlak yapıp su ile ıslattıktan sonra toz şekerine buladım ve çiçeğin ortasına koydum. Aynı şekilde diğer 2 çiçeği de yaptım.

     Fiyongun iki kenar parçasını bir araya getirip ortasının büzgüsü ile bağlayıp fazlasını kestim. Pastanın alt kenarı için uzun yuvarlak parçalar yapıp yine marzipan setinin şekilli ucuyla şekil verdim. Fiyongu da ortalarına sabitledim.
    Kızlarımın fikri: Sade olmuş! Evet sade ama güzel, anneler gününe de uygun bence, bu çocuk pastası değil ki süslü üslü olsun. Bunun süsü de sadeliği !

14 Mayıs 2013 Salı

HAYDARİ


MALZEMELER:
100 gr süzme yoğurt
2 yemek kaşığı krem peynir
2 yemek kaşığı beyaz peynir
1-2 diş sarımsak
Toz nane
Dere otu
YAPALIM:

  • Beyaz peyniri çatalla ezin.
  • Krem peynir ve süzme yoğurtla karıştırın.
  • Sarımsağı ezerek ekleyin, baharatları katın ve afiyetle yiyin.

11 Mayıs 2013 Cumartesi

BÖĞÜRTLEN SOSLU PASTA

     Sipariş pastam hemen hazır. Dün çok yorucu bir gün olduğu için hiçbir şey yükleyemedim. Ama şimdi hemen hazır. Bu sefer butik pasta yapmadım.Çünkü zamanım da yoktu. Bu sefer de iç malzemesi biraz değişik olsun dedim ve buzluktaki böğürtlenlerimi kullandım. Yakında taze böğürtlenler olur. Artık onlarla neler neler yaparız. Tarif biraz uzun, o yüzden kısa kesip hemen tarife geçiyorum.

MALZEMELER:
Kakaolu pandispanya
Ara Krema:
1 yumurta + 1 yumurta sarısı
4 yemek kaşığı un (tepeleme)
6 yemek kaşığı nişasta ( tepeleme)
1 su bardağı toz şeker
1 lt süt
100 gr. margarin
1 paket krem şanti + 200 ml süt

Pasta Üzeri Kreması:
300 gr krema
200 gr. bitter çikolata

Süslemek İçin:
100 gr. bitter çikolata

Pandispanyayı ıslatmak için:
1/2 su bardağı meyve suyu
YAPALIM:
  • Kakaolu pandispanya yapılıp 3 parçaya kesilir.
  • Ara kreması için yumurtalar şekerle çırpılır. Nişasta ve un konulur. Süt yavaş yavaş ilave edilip çırpıcı ile pürüzsüz bir hale getirinceye kadar karıştırılır.
  • Ocağın altı yakılıp karıştırılarak pişirilir. Kaynadıktan sonra biraz ılınması beklenir.
  • Ilınan kremaya margarin konularak mikserle çırpılır.
  • Böğürtlen sosu için böğürtlenler 1 su bardağı kadar su ile 5 dakika haşlanır, süzülüp blendra konulur, 2 yemek kaşığı pudra şekeri ilavesi ile parçalanır.
  • Pasta üzerinin kreması için krema ısıtılır, ocağın altı kapatılıp parçalanmış çikolatalar konulur ve karıştırılarak eritilir. Bir kenarda soğuması için beklenir. Arada bir karıştırılarak kabuk bağlaması engellenir.
  • Kenarlarını süslemek için çikolata eritilir. Pişirme kağıdının üzerine ince bir tabaka halinde yayılır. Üzerine aynı büyüklükte yağlı kağıt konularak elle yayılması sağlanır. Kağıt bir ucundan rulo yapılarak sarılır ve buzluğa konulur. 1 saat kadar sonra rulo açıldığında çikolatalar gelişigüzel kırılacaktır. Bu kırılmış parçaları pastanın kenarlarına ya da dilerseniz üzerine süsleyebilirsiniz.

PASTANIN YAPIMI:
  • Bütün kremalar ve pandispanya hazır olunca pastanın yapımına geçilir.
  • Pandispanyanın ilk katı tabağa yerleştirilir. Silikon fırça yardımıyla süt veya meyve suyu ile ıslatılır.
  • Üzerine beyaz krema sürülür. Böğürtlen sosunun yarısı bunun üzerine yayılır. Krem şantinin yarısı da onun üzerine konulduktan sonra pandispanyanın ikinci parçası konulur.
  • Beyaz krema, böğürtlen sos ve krem şanti aynı şekilde konulur. Pandispanyanın son katı konduktan sonra üzeri için hazırlanan ve soğuyan krema ile her tarafı kaplanır.
  • Kenarı için hazırlanan çikolata süsleriyle de kaplandıktan sonra buzdolabına kaldırılır. Ertesi gün servis edilmeye hazırdır.



8 Mayıs 2013 Çarşamba

KAKAOLU KEK

     Aslında bugün için pasta siparişim vardı.. Ama pastayı yaparken canı tatlı bir şeyler isteyen yeğenim için de hemen bir kek çırpıverdik. Daha doğrusu bu seferki keki Ece çırptı. Ben malzemeleri hazırlayıp verdim, o da kek yapmanın ince noktalarını bizzat yaparak öğrendi. Keki çabuk pişsin diye mikrodalga fırında pişirecektik ama ben slikon kalıba koyduğum için yine normal fırında pişirmek zorunda kaldık.
     Aynı malzemeleri cam bir kaba koyarak yaklaşık 9 dakikada mikrodalga fırında da pişirebilirsiniz. Kekiniz kızarmayacağı için kakaolu yapmak zorundasınız. Çok da güzel oluyor. Ani misafirler için kullanabilirsiniz.


MALZEMELER:
3 yumurta
1.5 su bardağı toz şeker
1/2 su bardağı sıvı yağ
2/3 su bardağı süt
2 su bardağı un ( 2 yemek kaşığı eksik)
Kabartma tozu
1/2 limon suyu
1 limon kabuğu rendesi
2 yemek kaşığı kakao
YAPALIM:
  • Yumurta ile şeker beyazlaşıncaya kadar çırpılır. Kekin içine konulacak bütün malzemelerin oda sıcaklığında olmasına dikkat edilir.
  • Süt ve sıvı yağ eklenip çok az karıştırılır.
  • Un, kabartma tozu, kakao elenerek içine konduktan sonra spatula ile karıştırılmaya devam edilir. 
  • Limon suyu ve limon kabuğu rendesi eklenir.
  • Yağlanmış kalıba dökülerek önceden 170 dereceye ısıtılmış fırında 40 dakika kadar pişirilir. İlk yarım saat fırının kapağı açılmaz. Pişip pişmediği kürdan batırılarak kontrol edilir. Soğuduktan sonra kalıptan çıkarılıp dilimlenir.

TAVUKLU SAÇ KAVURMA

     Saç kavurmayı illa etle yapmanız gerekmiyor. Tavukla yaparsanız böyle rengarenk bir saç kavurmanız olabilir.  

MALZEMELER:
2 adet tavuk göğsü
1 adet kuru soğan
2 adet havuç
6-8 adet yeşil biber
1-2 adet kırmızı biber
Tuz
Karabiber
Kekik
1 yemek kaşığı soya sosu
Sıvı yağ
YAPALIM:

  • Tavuk göğüs etlerini küçük olarak doğrayın. Aynı şekilde havuç ve biberleri de küçük doğrayıp hazırlayın.
  • Sacın içine sıvı yağ koyun. Yağ kızınca tavuk etlerini, kuru soğanı ve biberleri içine atın. Arada bir karıştırarak kavurun.
  • Tavuk eti suyunu salıp çekecektir. Bu aşamadan sonra havuçları katın. Yağınız azaldıysa biraz yağ ilave edin. Ben bu aşamada tereyağı ilave ettim. 
  • Kapağını kapatıp yine arada bir karıştırıp havuçların da pişmesini sağlayın. Pişmeye yakın tuz, karabiber ve kekiği ekleyin. Soya sosunu da koyup altını ocağın kapatın. Sıcak sıcak servis edin.

7 Mayıs 2013 Salı

FIRINDA SOMON

    Balık yemeğini az yaptığımı söylüyorlar. Ama bunun sebebi balık bulmakta zorlanmam. Bulunca pişirdim işte. Aslında bir ucumuzda Karadeniz sahili var ama balıklar buraya uğramadan büyük şehirlere gidiyor. Ankara bile bizden daha çok balık çeşidi yiyor sanırım.

MALZEMELER:
4 adet somon balığı dilimi
1 adet kuru soğan
3-4 adet defne yaprağı
4 diş sarımsak
Tuz
Karabiber
Kekik
Zeytinyağı
1 yemek kaşığı biber salçası
YAPALIM:
  • Zeytinyağı, salça, tuz, karabiber ve kekik bir kabın içinde karıştırılır. Balık dilimleri bu sosa önlü arkalı batırılıp yağlanmış ısıya dayanıklı tabağa yerleştirilir.

  • Her bir balık diliminin üzerine 2-3 parçaya ayrılmış sarımsaklar ve defne yaprakları yerleştirilir. Uzunca doğranmış kuru soğan konulur.
  • Isıtılmış 180-200 derece fırında pişirilir.
  • Garnitür olarak küp doğranmış patatesler sıvı yağ, biberiye, tuzla karıştırılıp aynı anda başka bir kabın içinde fırında pişirilebilir.

Special design for Hayatın Kıvamı by GeCe