15 Şubat 2016 Pazartesi

KASTAMONU EĞŞİSİ

     Geçtiğimiz yaz kayınvalidemle birlikte eğşi yapmıştık. Daha doğrusu o yaparken ben yalnızca ona yardım edenlerden biriydim. Belki biraz sonra anlatacağım malzemeleri bir araya getirip böyle bir şey yapmanız mümkün olmayabilir. Ama bu içecek Kastamonu'da oldukça yaygın olarak bulunan ve az birazcık köyle ilgisi olan herkesin sıklıkla yaptığı ve özellikle de etli ekmeğin yanında ikram edilen çok doğal bir meyve suyudur. Yapımı da oldukça zahmetlidir. O yüzden yaptıktan sonra bir damlasının bile ziyan olmasını istemezsiniz.
     Ece bu sene Mutfak Kültürü dersi alıyor. Ara sınav ödevleri olarak da aile büyüklerinden geleneksel tarifleri yazmaları istenmiş. Ben de fırsat bu fırsat ilerleyen günlerde kayınvalidemden birkaç tarif aktaracağım.


     Bu içeceği yapmakla o sene bolca bulunan meyveleri değerlendirirsiniz. Biz de bu sene fazlaca olan ayvaları değerlendirmek istedik. Bu kadar çok ayva olmasının da bir anlamı varmış: O sene ayva çok olursa kış çetin geçecek, çok kar yağacakmış. Göreceğiz bakalım.


     Ayva biraz buruk bir meyve olduğundan içine elma katarak tadını biraz daha tatlı hale getirip meyveyi sıkmayı kolaylaştırdık. Eğşi yapmanın amacı meyvenin önce suyunu çıkarmak, sonra da çıkan suyu kaynatarak sürülebilir kıvama gelinceye kadar koyultmak. Bu kaynatma işlemi sayesinde çok uzun süre saklamanız da mümkün oluyor.
    Ayva aynı zamanda oldukça sert bir meyve. Kolay haşlanabilsin, haşlanınca daha rahat sıkılabilsin diye  doğrayarak kaynatmamız gerekiyor. Burada bize düşen görev ayvaların çekirdeklerini çıkarmak ve doğramaktı. Kaç kilo ayva doğradığımı tahmin edemiyorum. Ama bu işlemden sonra omzumun hala ağrıdığını biliyorum.





    Ayvaların içine katacağımız elmaların işlemi biraz daha kolaydı. Onları sadece döverek parçalayıp öylece kazana attılar. Bir taraftan bizim doğradığımız ayvalar da su dolu kazanlarda  haşlandı.

     Haşlanan meyveler süzülerek alındı ve çuvalların içine dolduruldu. Böylece suyu ve posası birbirinden ayrıldı. Bu işlem için kayınpederimin yaptığı özel bir sıkma makinesini kullandık. Kol gücüyle çalışan bu düzenekte meyveler çuvala doldurup ağzını birkaç kat yapıp kapatılıyor ve üzerine tahta gibi sert bir cisim konularak düzeneğe bastırıyorsunuz.

     Bu sayede akan suyu başka bir kazana boşaltıyorsunuz. Bu işlemi defalarca tekrarladıktan sonra 2 kazan dolusu meyve suyumuz oldu ve artık durmak zorunda kaldık. Yoksa daha meyvemiz vardı.


    Bu işlemler bir bütün gün sürdü. Sonrası daha uzun süreceği için ertesi güne bıraktık. Ertesi gün yine odun ateşinde, dibi tutmasın diye karıştırarak suyu iyice koyulaştırdılar.


    Bu aşamada ben bayram temizliği yaptığım için katılamadım. Günün sonunda kaşıkla alınabilir, bıçakla kesilebilir hale gelen eğşimiz hazırdı. Artık etli ekmeğin yanında eğşimizi sulandırarak içebiliriz.

0 yorum:

Yorum Gönder

Special design for Hayatın Kıvamı by GeCe