30 Aralık 2014 Salı

ISPANAKLI VOLVOLAN

Bugün sabah karla uyandık. Her yer bembeyaz olmuştu. Ama kar hala durmamıştı ve öğleden sonra olmasına rağmen hiç durmaksızın yağmaya devam ediyor. Hatta artmaya bile başladı. Sanırım bu sefer tam kardan adamlık bir kar yağışı olacak. 
Ben bu ıspanaklı volvolanları dün akşam yemeğinde atıştırmalık olarak yaptım ama şimdi çay demleyip yanına tatlı, tuzlu bir şeyler yapıp cam kenarında karın yağışını seyrederken yemenin tam zamanı galiba. Neden böyle hayaller kurabiliyorum, çünkü izinliyim. Sıcacık evimde oturuyor ve canım ne isterse onu yapıyorum. Bir de cuma günü tatil olduğunu öğrendim. Daha da iyi oldum. Tam bir kış tatili olacak bu. 


MALZEMELER:
1/2 kg ıspanak
1 adet kuru soğan
1 çay bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
1 adet yumurta
20 adet milföy hamuru
Tuz
Karabiber
Kırmızı biber
Sıvı yağ
YAPALIM:

  • Ispanaklar yıkanıp ince doğranır.
  • Tavaya sıvı yağ alınır, yemeklik doğranmış soğanlar pembeleşinceye kadar kavrulur.
  • Ispanaklar eklenir. Suyunu çekene kadar sote edilir. Çok sulanırsa 1-2 yemek kaşığı galeta unu ilave edebilirsiniz.
  • En son olarak baharatlar eklenerek tava ocaktan alınır ve soğumaya bırakılır.
  • Milföy hamurları su bardağının ağzı ile kesilir. 10 tanesinin ortası da küçük yuvarlak kalıp veya kapak yardımı ile kesilir.
  • Bütün ve ortası kesik milföyler çırpılmış yumurta akı yardımı ile yapıştırılır. Ortasına kavrulmuş ve soğumuş ıspanaklardan konur.
  • Kenarlarına yumurta sarısı sürülür. Ispanakların üzerine rendelenmiş kaşar peynirinden konur ve önceden ısıtılmış 170 derece fırında kızarıncaya kadar pişirilir.

24 Aralık 2014 Çarşamba

PATLICANLI KÖFTE RULOSU

Kışın güzel ve çekirdeksiz bir patlıcan bulunca bu tarifi deneyeyim dedim ve de pişman olmadım. Ben sarımsaklı yoğurdun daha yakışacağını düşünerek o şekilde servis ettim ama dilerseniz yalnızca domatesli sosla da servis edebilirsiniz. Yemeğin bir güzelliği daha var, derin dondurucuda saklanabilmesi. Malum artık bir kızımız üniversite okuduğu için kişi sayımız 3'e düştü. O yüzden evde çok fala yemek tüketilmiyor. Ben de 2 yufka ile hazırladığım bu yemeğin yarısını yufka ile sarıp kestikten sonra derin dondurucuya kaldırdım, elbet bir gün lazım olur. Biz çalışan anneler hazırda yemeğimizin olmasını pek severiz.


MALZEMELER:
3 adet patlıcan
2 adet yufka
300 gr kıyma
1 adet kuru soğan
1 yemek kaşığı salça
Sıvı yağ
Tuz
Karabiber
Kimyon
YAPALIM:
  • Patlıcanlar enlemesine uzunca yarım cm kalınlığında dilimlenir ve iki taraflı kızartılarak kağıt havlu üzerine alınır.  
  • Ayrı bir yerde köfte hazırlanır. Soğan rendelenir, içine kıyma, baharatlar ve salça katılarak yoğurulur.
  • Yufkanın birisi tezgaha serilir. Patlıcanların yarısı yufkanın ortasına gelecek şekilde 3 sıra halinde dizilir.
  • Ortadaki patlıcan sırasının üzerine köftenin yarısı rulo yapılacak şekilde koyulur.
  • Yufkanın iki yan tarafı bir kere kıvrılarak dikdörtgen yapıldıktan sonra bir uçtan sarılmaya başlanır. Böylece patlıcanlar ile köfteler içinde kalacak şekilde geniş bir rulo oluşturulur. Rulonun uç kısmı yağ veya su ile yapıştırılarak açılmaması sağlanır.

  • Keskin bir bıçakla 3 cm veya 2 parmak genişliğinde kesilip yan yatırılarak yağlanmış tepsiye dizilir. 

  • Aynı şey ikinci yufka için de yapılır. 
  • Önceden ısıtılmış 170 derece fırında kızarana kadar pişirilir.
  • Sarımsaklı yoğurt konulmuş servis tabağına alınır, üzerine tereyağında pişirilmiş rendlenmiş domates sosu ve maydanozla servis edilir.

22 Aralık 2014 Pazartesi

DEREOTLU POĞAÇA

  Bugün de tuzlu bir tarifle devam ediyoruz. Çayın yanında çok iyi gidecektir. Bu soğuk havada hiç dışarı falan çıkmayın bence. Çayınızı demleyin, komşunuzu da çağırın. Zaten çok zor bir tarif değil. Onlar işene kadar herşey hazır olmuş olur. Benim yerime de yiyin, afiyet olsun.


MALZEMELER:
1 yumurta
125 gr tereyağı
1 çay bardağı yoğurt
1 paket kabartma tozu
2 yemek kaşığı sirke
3.5 - 4 su bardağı un
Tuz
Dereotu
200 gr peynir
Çörek otu, susam ya da ayçekirdği içi
YAPALIM:
  • 1 yumurtanın sarısını ayır. Kalan yumurtaları bir kaba koyun.
  • Oda ısısında yumuşamış tereyağı, oda sıcaklığındaki yoğurdu ekleyin. 
  • Kabartma tozunu ekledikten sonra sirkeyi koyun. Dereotunu ve unu yavaş yavaş eklerken bir tatlı kaşığı da tuz koyun. Yumuşak bir hamur yapın.
  • Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp avucunuzun ortasında açın ve ortasına peynir koyduktan sonra kapatıp yuvarlayın.
  • Yağlanmış tepsiye yerleştirip üzerine yumurta sarısını sürün, dilerseniz çörek otu serpip 180 derece ısıtılmış fırında pişirin. Benim tercihim ayçekirdeği içi oldu. Bir değişiklik işte.

PANCARLI CACIK

  Pembe bir hafta dileyerek pembe bir tarif veriyorum. Cacığın bu haline bayılacaksınız. Çocuklar da bu be pembe yoğurda çok şaşıracak. Etlerin yanında servis edebilirsiniz. Bense karnabahar müjveri ile birlikte servis ettim. Afiyet olsun.

MALZEMELER;
300 gr. süzme yoğurt
1 çay bardağı pancar turşusu
1 diş sarımsak
YAPALIM:
  • Pancarı rendenin ince tarafı ile rendeleyelim. 
  • Süzme yoğurdu geniş bir kasenin içine alıp sarımsak ve rendelenmiş pancarı ekleyelim.
  • Dilediğiniz kıvamı alana kadar pancar turşusunun suyun dan ilave edin. 
  • Servis tabaklarına boşaltın.


18 Aralık 2014 Perşembe

KAKAOLU SULTAN SARMASI

   Güne tatlı başlayalım. Haftayı da tatlı olarak bitirelim.


MALZEMELER:
4 yemek kaşığı un (tepeleme)
2 yemek kaşığı kakao
5 yemek kaşığı toz şeker
1 yumurta sarısı
4 su bardağı süt
80 gr bitter çikolata
70 gr tereyağı
1 paket vanilya
1 paket krem şanti
1 su bardağı süt
Hindistan cevizi
YAPALIM:
  • Krem şanti ile 1 su bardağı süt çırpılır ve buzdolabına kaldırılır. 
  • Yumurta sarısı, un, toz şeker ve kakao bir tencereye alınır. Üzerine yavaş yavaş un ilave edilerek çırpıcı ile karıştırılır. Pürüzsüz bir kıvam elde edilince karıştırılarak kaynatılır.
  • Fokurdamaya başlayınca tencere ocaktan alınır.
  • İçine irice parçalanmış çikolata, tereyağı ve vanilya konur. Karıştırılarak erimeleri sağlanır.
  • Büyük bir fırın tepsisine alüminyum folyo serilir. Üzerini kaplayacak şekilde Hindistan cevizi serpilir. Pişmiş olan kakaolu muhallebi ince bir şekilde dökülür. 
  • Soğuması için bekletilir. Aynı miktarda muhallebi bir adet büyük boy dikdörtgen borcam ile en küçük boy dikdörtgen borcama yeterli geliyor.
  • Soğuyan muhallebinin üzerine krem şanti sürülür ve buzdolabına soğuması için kaldırılır.
  • 1 saat kadar sonra dilediğiniz büyüklükte keserek rulo yapabilirsiniz. Çok fazla beklerseniz içindeki çikolatadan ötürü kırılacak ve sarılmayacaktır. Ama bu durumda da kolayı var, iki parçayı kıvırmadan, krem şantileri üst üste gelecek şekilde de koyabilirsiniz. 
  • Sarılmış olan rulolar bir gece buzdolabında bekletilip servis edilebilir. Tepsiye daha önceden koyduğunuz alüminyum folyo rulo yapmanızda size kolaylık sağlayacaktır. Çünkü onunla birlikte ruloyu sarmanız kolaylaşacaktır.

12 Aralık 2014 Cuma

FINDIKLI ZEYTİN EZMELİ KURABİYE

Hafta sonları vakti olup da blogları takip edenler ve evdekilere atıştırmalık bir şeyler yapmak isteyenler için değişik bir tuzlu kurabiye. Ya da hafta sonu evinizin işini bitirince bir çay demleyip pencerenin önünde yağmuru seyrederken çayın yanında hafif bir tat arayanlara geliyor bu tarif...


MALZEMELER:
200 gr tereyağı
2 çay bardağı sıvı yağ
2 yumurta
2 tatlı kaşığı tuz
1 yemek kaşığı toz şeker
1 yemek kaşığı sirke
1 tatlı kaşığı mahlep
1 paket kabartma tozu
Aldığı kadar un
ÜZERİ İÇİN:
1 yumurta akı
1 çay bardağı fındık
Zeytin ezmesi
YAPALIM:
  • 1 yumurtanın akı ayrılır. Kalanları bir kabın içine koyularak biraz çırpılır.  
  • İçine oda ısısında yumuşamış tereyağı, sıvı yağ ilave edilir.
  • Şeker, tuz, kabartma tozu ve mahlep konulduktan sonra azar azar un ilave edilerek ele yapışmayan bir hamur elde edilir. Üzeri streç filmle sarılarak buzdolabında yarım saat bekletilir.
  • Daha önce ayırdığınız yumurta akı çırpılır.  Ayrı bir kaseye de ince dövülmüş fındık konulur.
  • Buzdolabından çıkarılan hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparılarak yuvarlanır. Önce yumurta akına, sonra fındığa bulanır. Tepsiye yerleştirilip bir kapağın tersi ile ortasına çukur yapılır.
  • Önceden ısıtılmış 170 derece fırında 20-30 dakika pişirilir. 
  • Fırından çıktıktan sonra ortadaki çukurlara zeytin ezmesi konulur.


9 Aralık 2014 Salı

BİR KASIM GÜNÜ

Yine bir gün sofrasındayız, renkli, canlı bir sofra. Kasım ayının sonlarından kalma, karanlık, sisli bir kış günü. Bu sene havalar oldukça soğuk gidiyor ama hala kar yağışı olmadı. Böyle karanlık günlerde insana daha bir kasvet basıyor. Ama bu karanlık günde kavuniçi renkli bu sofra bize de renk katmış oldu.
                     

Favorimden başlayayım bugün. Tatlının adını bilmiyorum ve nedense çektiğim diğer iki fotoğraf da bulanık çıkmış. Yalnızca burada net gözüküyor. Bence sofranın favorisi bu tatlı idi. Altında ve üstünde muhallebili bir katman, arasında da krem şanti. Üzeri ise Hindistan cevizi ve damla çikolata ile süslenmiş. Önce arasına krem şantinin nasıl sürüldüğünü anlayamamıştım. Meğerse muhallebisi yapılıp krem şanti sürülüp dolapta soğutulduktan bir gün sonra kare parçalar kesilip üst üste yapıştırılıyormuş.Tam tarifini alıp deneyip en kısa zamanda paylaşacağım.
Bu arada yanındakiler de böreklerimiz.

Salata benim en sevdiğim lezzetlerden: Fellah köftesi. Yapıp tek tek yuvarlamak biraz uğraştırıyor. Bu seferki köftenin servisi sarımsaklı yoğurtla yapılmış. Bulgura da herşey yakışıyor. 

Klasiklerden bir tatlı: Kabak tatlısı.

Bu rengarenk salatanın içinde patlıcan var, patates var, kırmızı biber var, bir de bol bol yeşillikler var. Yanında da bu seen hemen hemen her sofrada karşılaşabileceğiniz mantar turşusu. Ne kadar yesek de bıkmıyoruz.

Bir börek daha: Patatesli börek. Bu böreği yapıp ani gelen misafirler için buzlukta saklayabilirsiniz. Bu durumda sadece pişirmeniz yeterli olacaktır.

Kimileri ağlayan pasta diyorlar bunun için. Çünkü onlar çikolata sosunu pastanın üzerine tamamen yayıyorlar ve kesildiğinde kenarların akıyor. Ama ben de Reyhan gibi sosu üzerine dağınık bir şekilde dökmeyi seviyorum. Ama Reyhanın pastası pek de dağınık değil, resim çizer gibi olmuş. Düzenli bir dağınıklığı var.

Yazarken de okurken de nasıl kolay değil mi?. Ama yapanın emeği var. Bizim bir çırpıda yazdıklarımızı planlamak, yapmak, süslemek için ne kadar çok enerji harcanıyor. Ama beğenilmek gibisi yok, işte o bütün yorgunluklara değiyor sanırım. Ellerine, emeğine sağlık Reyhan, herşey çok güzeldi. 

8 Aralık 2014 Pazartesi

ENGİNAR SALATASI

   Zor ve yorucu bir pazartesi günü idi. O yüzden bugünü hafif bir yemekle geçirmemiz gerekiyor. Hem de haftaya sağlıklı başlamış olalım. Bu bir salata. Yanına da ızgara bir et yemeği ile harika gidecektir. Pilav falan da yapmayın, hafif bir akşam yemeği ile günü güzel kapatmış olursunuz.


MALZEMELER:
2 adet enginar çanağı
Taze soğan
1 su bardağı süzme yoğurt
2 yemek kaşığı mayonez
1 diş sarımsak
Dereotu
4-5 adet kornişon turşu
1 adet haşlanmış patates
YAPALIM:

  • Enginarları ben konserve olarak kullandım. Böylece soyulmuş ve haşlanmış vaziyette hazırdı. Bana sadece küçücük doğraması kaldı. Haşlanmış patatesleri de aynı şekilde doğradım. Patatesi şaşırtmak için koydum. İsterseniz eklemeyebilirsiniz. Ben içinde ne olduğunu anlamadan yesinler, enginara ön yargı ile yaklaşmasınlar diye yaptım.
  • Taze soğan, dereotu ve kornişonları da doğrayın.
  • Ayrı bir kapta yoğurt, mayonez ve dövülmüş sarımsağı karıştırın.
  • Hepsini bir araya getirin ve servis tabağına alın. 

3 Aralık 2014 Çarşamba

ISPANAKLI PİRİNÇ TOPLARI

   Ispanağı böyle çok seveceksiniz. Hem de çiğden konulduğu için vitamin kaybımız da yok. Ayrıca yağda kızarmıyor ve fırında pişiriliyor, yani kalorisi de az. Etlerin yanına da güzel yakışacağına inanıyorum. Hatta günlerinizde çeşit olarak bile kullanabilirsiniz bence. Sıcak sıcak servis ederseniz daha lezzetli olacaktır.

MALZEMELER:
1 su bardağı ıspanak
2 su bardağı haşlanmış pirinç
2 adet sosis
2 yumurta akı
Maydanoz
1 diş sarımsak
Taze soğan
Tuz
Karabiber
1 tatlı kaşığı sıvı yağ
SOS:
2 yumurta sarısı + 1 yumurta
1 çay bardağı un
1-2 su bardağı galeta unu
YAPALIM:

  • Pirinci haşlayıp suyunu çektirin. Ya da artmış olan pilavınızı kullanabilirsiniz.Ama malzemeleri bir arada tutması için sıcak olması gerekiyor.
  • Sosisleri küçük doğrayıp yağda kavurun.
  • Ispanakları yıkayıp küçük küçük doğrayın. 
  • Maydanozları doğrayıp sarımsakları rendeleyin.
  • Sıra geldi hepsini bir araya getirmeye. Hazırladığınız malzemeleri yumurta akı ile birlikte yoğurun. Sonra da yumurta büyüklüğünde toplar yapın.
  • Üç adet kase hazırlayın. Birine unu, diğerine kalan yumurta sarıları ile birlikte 1 yumurtayı çırpın. Son kaseye de galeta unu koyun.
  • Yaptığınız topları önce una sonra yumurtaya, en son da galeta ununa bulayıp yağlanmış tepsiye yerleştirin.
  • Önceden ısıtılmış 180 derece fırında kızarana kadar pişirin.

2 Aralık 2014 Salı

YENİ GELİNİN SOFRASI

   Daha iki aylık taze gelinimiz Zehra'ya hayırlı olsuna gittik. Bize kelimenin tam anlamıyla bir gelin sofrası hazırlamıştı.

   Bu aydınlık, pırıl pırıl salonda, süslü bir sofra ile karşıladı bizi. Güneş sofrasını ne de güzel aydınlatmış, onun da aydınlık, mutlu, huzurlu bir evliliği olur inşallah.

Gelelim sofradaki güzelliklere.
İncir tatlısı deyip de geçmeyin. İncirlerin süsüne bakın. Üzerinde kremalar, lokumlarla sunumu çok harika.

Tatlılardan biri daha: İrmik tatlısı. Onu da sade yapmak olmaz deyip üzeri meyveli sosla süslenmiş.

Gelinimiz hamarat, hem mercimek köftesi, hem de kısır yapmış, herkesin tadınca olabilmek için.

Dereotlu poğaçalar da lezzetinden çatlamış. İki farklı şekilde, çok da leziz olmuşlar.

Şu kurabiyelerin güzelliğine bakın. Kat kat, rengarenk sıralanmışlar. Birer lokmalık lezzetler.

Bunlar da diğer poğaçalarımız.

Bu da benim şirin çay fincanım. Keyifle içtim çayımı.

   Ev sahibi yeni gelin olunca hiç oturamadı bizimle. Bir hizmet bir hizmet. Sonunda bizler sofradan kalkıp artık yemekten vazgeçince, biraz da yorgunlukla geçti sofranın başına. Bence bütün yorgunluğuna değdi. Allahım onu da böyle güzel ağırlayan evlatlar verir inşallah...

29 Kasım 2014 Cumartesi

SUSAMLI YUMURTA DİLİMİ

   Hafta sonu biraz daha fazla işim olduğu için tariflerimin  başına oturmam geç oluyor. Yine de gün bitmeden hafta sonu kahvaltısına özel kolay bir sunum vermek istedim. Özellikle pazar kahvaltıları biraz daha uzun sürdüğü ve kahvaltıya geç oturulduğu için değişik ve doyurucu bir kahvaltı iyi oluyor. Çeşit çok olunca tam bir brunch haline geliyor ve öğlen yemeği yerine de geçiyor.

   Yumurta dilimi tarifini duymuşsunuzdur sanırım. Ekmeği yumurtaya bulayıp kızartmak. Burada işe biraz daha görsellik ve tat katıyoruz. Hepinize ailenizle birlikte mutlu hafta sonları dilerim...

MALZEMELER:
10 adet tost ekmeği
Kaşar peyniri
Susam
2 adet yumurta
Sıvı yağ
YAPALIM:

  • Ekmekleri ve kaşar peynirlerini kurabiye kalıbı ile ya da bardağın ağzı ile kesin. Bardağın ağzı ile kesmekte biraz zorlanabilirsiniz. O yüzden kalıbınız yoksa ortadan verev olarak ikiye keserek iki üçgen de elde edebilirsiniz.
  • İki dilimin arasına kaşarları koyarak hazırlayın.
  • Yumurtaları bir kabın içinde çırpın. Susamları da bir başka tabakta hazırlayın.
  • Ekmeklerin her iki tarafını çırpılmış yumurtaya bulayın. Sonra da kenarlarını susama batırın.
  • Tavada kızdırdığınız yağın içinde her iki tarafını kızartın ve yağını alması için bir kağıt havlunun üzerine alın. Kızartma işlemi bittiğinde yağda kızarmış ekmeklerin içinde erimiş kaşarları ve kenarındaki susamları ile soğumadan çayınızla tadına bakın.

28 Kasım 2014 Cuma

ŞERBETLİ BROWNİ

   Daha iki gün oldu bu tatlıyı yapalı ama yoğun istek üzerine ayrıntıları ve püf noktaları ile yazmam gerekiyordu. Çünkü o kadar çok beğenildi ki belki bir tepsi daha yapsaydım bitecekti. Buna tatlı da denilebilir, kurabiye de. Tadını ancak şöyle anlatabilirim: Yoğun bir kakao tadı alıyorsunuz, biraz mahlepden, biraz da pudra şekeri ile yapılmasından sanırım, ağızda dağılıveriyor. Sanırım bu yoğun kakao tadından dolayı da browniye benziyor.

   Sanki un helvası imiş gibi bir his bırakıyor ağızda. Lezzeti de tereyağından olsa gerek harika. Bir kurabiyeyi bitirince bir tane daha yemek istiyorsunuz.
   Tarifi aylar öncesinde instagramda bulduğum chef lezize borçluyum. İyi ki de denemişim. Eminim siz de denedikten sonra aynı şeyleri hissedeceksiniz.

MALZEMELER:
125 gr tereyağı
1 çay bardağı sıvı yağ
1 yumurta
1 çay bardağı pudra şekeri
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
1 çay kaşığı silme mahlep
3 yemek kaşığı kakao
2.5-3 su bardağı un
ŞERBETİ:
1 su bardağı toz şeker
1 su bardağı su
4-5 damla limon suyu
1 fiske tuz
YAPALIM:

  • Önce şerbeti yapıp soğumaya bırakalım. Şeker ile su tencereye konur, tuz ve limon suyu ilave edilip karıştırılarak pişirilir. Kaynayınca birkaç dakika kadar daha ocağın altı kısılarak kaynatılır ve daha sonra soğumaya bırakılır.
  • Kurabiye için oda sıcaklığında yumuşamış olan tereyağı, sıvı yağ ve yumurta bir kabın içinde karıştırılır.
  • Pudra şekeri ve mahlep konur.
  • Kakao, kabartma tozu ve vanilya topaklanmaması için elenerek ilave edilir. Yavaş yavaş un konularak yoğurulur. Yumuşak bir hamur yapılır.
  • Hamur üzeri streçle kapatılarak buzdolabında bekletilir. En az 1 saat sonra şekil verilerek yağlanmış tepsiye dizilir. İstenirse sabahtan buzdolabına konularak akşam, hatta bir gün sonra bile şekil verilebilir.
  • Önceden ısıtılmış 180 derece fırında yaklaşık 15 dakika, üzeri çatlayana kadar pişirilir.
  • Fırından çıkan kurabiyeler 5 dakika ılınması için bekletildikten sonra soğumuş şerbete batırılır. Tersi çevrilerek her tarafının şerbetlenmesi sağlanır ve servis tabağına alınır. Ne çok kuru ne de şerbetli tatlılar kadar ağdalı olmamalıdır.
  • Birkaç saat sonra çayın yanında, ağızda hemen dağılan nefis tadıyla yenmeye hazırdır.

25 Kasım 2014 Salı

İPEK BEBEĞİN KURABİYELERİ

   Diş hekimimiz Elif doğum yaptı ve küçük, minik, tatlı bir kızı oldu. Ben de bebek görmeye giderken değişik bir şeyler yapmak istedim ve İpek için sevimli pespembe kurabiyeler hazırladım. Hem ailesi hem de yakınları için güzel bir hatıra olsun istedim.


   Kurabiyelerin bir kısmı papatyalarla süslü.

     Diğerleri ise uyuyan bir bebek şeklinde. Uykusu hep düzenli olsun, annesini fala yormasın, üzmesin diye. Bu uyuyan bebeklerin de pembe bereleri var.


   Kurabiyeleri yaptıktan sonra bir de güzelce paketleyip pembe kurdelelerle süsledim. Ortaya çok sevimli şeyler çıktı. İpeğimizi görmeye gittik. Şu an için minyon bir kız gibi duruyor. Küçücük bir ağzı var. Oldukça da uslu bir bebek (maşallah!).


   Annelik çok değerli ve güzel bir şey. İsteyen herkesin bu duyguyu tatması lazım. Hep derler ya "anne olunca kıymetini anlarsın" diye, gerçekten tamamen doğru. Ancak o duyguları tattıktan sonra insan annesinin kıymetini ve ne demek istediğini anlıyor. Bu kadınların doğasından gelen bir şey. "Anne olunca şöyle davranırım" diyemiyorsunuz, zaten olunca olması gerektiği gibi davranıyorsunuz. Bebeğine aşı yapılırken gözünden yaşlar dökülen annelerimiz bile var. Allahım isteyen herkese çocuk sevgisini tatmak nasip eylesin...

22 Kasım 2014 Cumartesi

YEŞİL MERCİMEKLİ PATATESLİ SALATA

   Dolabı bir açtım, geçen gün patatesli börek için haşladığım patatesler var. Mercimek çorbası yaparım diye de mercimeği ıslatmışım. Bence ikisi bir araya gelebilir dedim. Ama içine de biraz sirkeli birşeyler katmak lazım. Eşim salataya sirke konulmasından hiç hoşlanmaz, o zaman turşuyu ekleyelim bari. Biraz da buna yeşillik lazım, hele ki taze soğan zaten patatesin ayrılmazı bence. Onları da ekledim. Çok tekdüze bir renk oldu. Herşey tat değil, görünüm de önemli. Bunların arasına canlı bir renk katmak lazım, kırmızı olur ama domates olmaz. Derken sarı, mısırlar aklıma geldi. Onları da serpiştirdim. Soslarını da dökünce harika bir salata çıktı ortaya. Aslında sadece bu salata ile öğle yemeğini ekmeksiz olarak geçiştirebilirsiniz. Benden fikir, denemesi size kalmış.


MALZEMELER:
1 çay bardağı yeşil mercimek
2 adet patates
1 adet kuru soğan
1 çay bardağı haşlanmış mısır
5-6 adet kornişon turşu
Maydanoz
Dereotu
Taze soğan
Limon suyu
Zeytinyağı
Tuz
YAPALIM:
  • Mercimek ve patatesler haşlanır.
  • Haşlanan patatesler rendelenir. Kuru soğan yemeklik doğranır, 4-5 yemek kaşığı sıvı yağda pembeleştirilir. Pembeleşen soğanlara rendelenmiş patatesler ilave edilir ve kavrulur. 2-3 dakika sonra ocaktan alınır.
  • İçine süzülmüş mercimekler, ısır, ince doğranmış maydanoz, dereotu, taze soğan konur. Turşular küçük küçük doğranıp ilave edilir.
  • Son olarak tuz, limon suyu ve zeytinyağı gezdirilir ve karıştırılıp servis tabağına alınır.

20 Kasım 2014 Perşembe

NARLI KEDİ DİLİ TATLISI

   Şu anda en kolay bulunan meyvelerden birisi nar. Narı sütlü tatlılarda gayet güzel kullanabiliriz. Rengi de beyaza çok yakışıyor. Kedi dili de hızlıca tatlı yapmam gereken zamanlarda hayat kurtarıcı olarak geliyor bana. Üstelik de kedi dili ile yapılan tatlılar gayet hafif oluyor. Diyete devam edenlerdenseniz haftada bir sütlü tatlıya izin var, bari görüntüsü de güzel olsun.


MALZEMELER:
1 yumurta
3 su bardağı süt
2 yemek kaşığı un
1 yemek kaşığı nişasta
4 yemek kaşığı toz şeker
1 paket vanilya
1 adet nar
2 su bardağı nar suyu
2 yemek kaşığı nişasta
3 yemek kaşığı toz şeker
YAPALIM:
  • Un, nişasta, toz şeker ve yumurta çırpılır.
  • Azar azar süt ilave edilerek, topaklanmamasına dikkat edilerek çırpıcı ile karıştırılır.
  • Karıştırmaya devam edilerek pişirilir. Kaynamaya başlayınca ocaktan alınır ve vanilya ilave edilir.
  • Kedi dillleri sütle ıslatılarak borcama dizilir. Üzerine muhallebinin yarısı boşaltılır ve üzeri düzeltilir.
  • Üzerine bir sıra daha, sütle ıslatılmış kedi dili dizilir. Yine muhallebi konur ve soğuması için buzdolabına kaldırılır.
  • Nişasta nar suyu ile ezilir, içine toz şeker konulur ve tane narlarla birlikte pişirilir. Koyulaşıp kaynayınca ocaktan alınır ve soğumuş olan muhallebinin üzeri kaplanır.
  • 4-5 sat buzdolabında bekletildikten sonra servis edilebilir. 

MELİKE'NİN GÜNÜ


 
Melike yine bize hem güzel hem de ilginç bir sofra hazırlanmıştı. Parayı falan sakınmamıştı bizim için, ağzımızı silelim diye dolarları peçete yerine masanın üzerine saçmıştı.

   Mantarlı el açması bir böreğin yanına en güzel ne yakışır, harika bir turşu, değil mi?

  Baksanız dolmalar ne de güzel, incecik sarılmış.Kalem gibi de yan yana dizilmişler.

   Mantar turşularını da görüyor musunuz? Bu sene o kadar çok mantar oldu ki insanlar o mantarları pişirmekten bıkıp boşa gitmesin diye derin dondurucu bile aldılar. Bir kısmını da böyle turşu yaptılar. Ben de o turşu yapanlardanım. Eğer denemediyseniz şiddetle tavsiye ederim. Mantarın turşusu harika oluyor. Bir kavanozum bitti bile, keşke daha çok yapsaymışım.


   Poğaçalar da ne kadar güzel değil mi? Acılı sosla birlikte yedik, o zaman daha da güzel oluyor.


   Patates salatası. Ama sunumun ne kadar önemli olduğu ortada işte...


   Havuçlu kabaklı salata.


   Böreklerin yakından görünüşü... Tadını siz tahmin edin artık.


   Bu tatlı da arkalara saklanmış. Çeşidi az gösterelim diye. Yoksa çeşit sayısı artmış diye Feray Hanım'dan fırça yeriz. Bu arada tatlımız da incirliydi.

   Bu hafta sonu yine günümüz var ve geçen ay yaptığımız günü  anca yazabiliyorum. Bu aralar pek tembelim galiba. Neyse toparlarız artık.


19 Kasım 2014 Çarşamba

KIYMALI KARNABAHAR

   Yine bir sebze yemeğimiz var. Oldukça sağlıklı ve diyet yapanlara de uygun bir tarif. Daha da sağlıklı olmasını istiyorsanız karnabaharları buharda haşlayın. 8-10 dakika yeterli olacaktır. Hepinize kolay gelsin.


MALZEMELER:
1/2 kg karnabahar
1 adet kuru soğan
4-5 yemek kaşığı sıvı yağ
200 gr. kıyma
2 adet domates
Tuz
Karabiber
2 su bardağı yoğurt
2 diş sarımsak
YAPALIM:
  • Soğan yemeklik doğranır ve ince kıyılmış sarımsakla birlikte sıvı yağda kavrulur.
  • Kıyma eklenir.Kıyma kavrulduktan sonra küçük doğranmış domatesler ilave edilir.
  • Tuz ve karabiber eklenip ocaktan alınır.
  • Sarımsaklı yoğurt hazırlanır.
  • Haşlanıp süzülen karnabaharların üzerine ilk önce sarımsaklı yoğurt dökülür, onun üzerine de kıymalı sos konularak servis edilir.

14 Kasım 2014 Cuma

HAŞHAŞLI SARMAL ÇÖREK

    Bir zamanlar mayalı poğaçaları yapmayı beceremezdim, yaptığım poğaçalar pişince taş gibi sertleşirdi. Her seferinde denemeye kalkışır, yapamayınca da mayaya küser ve bir süre ara verirdim. Sonra yine birinde yediğim ya da tarifini görüp beğendiğim poğaçayı yeniden denemeye kalkışır ve yine hüsrana uğrardım. Ta ki yapan birini izleyerek öğrenene kadar. İşte o zaman mayalı poğaça kıvamını anlayabildim. Bana dediğini de hiç unutmadım: Yoğururken hamur yoğurma kabından ayrılmaya başlayınca kıvamı tamam demektir. Meğerse ben unu fazla katıyormuşum. Oldukça ele yapışan bir hamur yapmam gerekiyormuş. Bu zorluğu çekenler için de çoğunlukla mayalı tariflerimde unu ölçmeye çalışıyorum. Ya da burada olduğu gibi acelem var ve ölçmeden yapmışsan bir dahaki sefere ölçerek tarife ekliyorum.

    Artık mayalı poğaçalar yapmayı çok seviyorum. Umarım kıvam konusunda biraz faydam olmuştur. En yakın zamanda un miktarını da ölçerek ekleyeceğim. Gelelim tarife...


MALZEMELER:
1 su bardağı ılık süt
1 su bardağı ılık su
1 su bardağı sıvı yağ
1 paket yaş maya
1 paket kabartma tozu
1 yemek kaşığı toz şeker
1 yemek kaşığı tuz
Aldığı kadar un
Haşhaş
YAPALIM:
  • Eli yakmayacak kadar ılık sütün içinde toz şeker ve yaş maya eritilir ve biraz kabarmaya bırakılır.
  • Sonra içine ılık su ve sıvı yağ konur.
  • İçine kabartma tozu ve tuz karıştırılmış un azar azar ilave edilir. Tuz direkt olarak mayaya değmemesi gerekir, yoksa kabarmaz.
  • Ele hafif yapışan ve yoğurduğunuz kaptan ayrılmaya başlayan hamur, üzeri örtülerek dinlenmeye bırakılır.
  • Hamur kabarınca mandalina büyüklüğünde parçalar koparılır. İnce uzun olarak açılır. İçine yağda inceltilmiş haşhaş sürülür. 

  • Yuvarlanır ve bıçakla uzunlamasına ikiye kesilir. 

  • Oluşan iki parça birbirinin etrafında dolanır ve iki ucu bir araya getirilir. Tepsiye dizilir. Hamur bitene kadar tekrarlanır.

  • Tepside mayalanmaya bırakılır. Üzerine yumurta sarısı sürülerek 180 derece fırında pişirilir. Fırından çıkmış poğaçaların çayın yanında servisi çok güzel olacaktır.

Special design for Hayatın Kıvamı by GeCe