30 Haziran 2014 Pazartesi

KAPANIŞ GÜNÜ BENDEYDİK...

   Ramazan'ın dördüncü günündeyiz. Bir gün ara verdikten sonra yeni yazımı yayınlamadan önce bugün için örnek bir menü vererek başlamak istiyorum:
Şehriye çorbası
Et bohçası
Mevsim salatası
Ekmek kadayıfı
   Günüm Ramazandan önceki son hafta sonundaydı. Ferhan bir hafta önce söylemişti, "21 haziran gün dönümüdür, dikkatli olmak lazım" diye. İnşallah haklı değildir diye dua ede ede haftanın sonunu getirdik. Birkaç öncesi de hava çok kötüydü, ne fırtınalar, yağmurlar oldu. Artık pek umudum kalmamıştı ama yapacak bir şey de yoktu. Çünkü ramazandan önceki son hafta sonu buydu.
   O gün sabah kalkıp da havadaki soğukluğu görünce inanamadım. Biraz daha uğraşsa kar bile yağabilirdi, öylesine soğuktu. Ama yine umudumu kesmedim, belki öğleden sonra ısınır diye düşündüm.
   Öğlenden sonra yavaş yavaş misafirler gelmeye başladılar. Hepsi gayet hazırlıklıydı, hırkasını yağmurluğunu alan gelmişti. Çayı demlemeye yakın güneş bulutların arasından hafifçe kendini göstermeye başladı. Bir cesaretle masayı bahçeye kurduk. Önceleri biraz serin gibiydi ama sonra güneş açınca sıcak ortaya çıktı. Öyle ki önce güneş gelmesin diye şemsiyeyi açtık, hatta daha sonra son kahvemizi içmeye ağaç altına, gölgeye kaçtık. Velhasıl yağmurun damlasını bile görmeden, üşümeden günümüzü tamamladık.

   Henüz yeni denediğim ve beğenilen fasulyeli buğday salatasını yaptım misafirlerim için. Mayonezli ve sarımsaklı salatalar gün sofraları için iyi oluyor. Miktarı da bol tuttum ki herkes doyasıya yesin diye.

   Börek seçimimi mayalı bir börekten yana kullandım. Geçen sefer peynirli yaptığım peynirli burma böreği patatesli denedim.

   Fındıklı zeytin ezmeli kurabiye. İlk defa denediklerimden. Genelde ilk defa denediğim bir tarifi misafirlere yapmam ama tarifte yabancı bir malzeme olmadığı için, denemek istedim. Belki şekilleri biraz düzensiz olabilir ama tadı iyiydi. Tek kötü yanı Vildan tarafından tatlı bir kurabiye sanılıp yediğinde hayal kırıklığına uğraması idi sanırım. 

   Mısır unlu poğaça de peynirli.Böylece hem peynirli, hem zeytinli, hem de patatesli çeşidimiz olmuş oldu.


   Biraz uğraştırmasına rağmen bu kuruyemişli kurabiyeler çok güzel oluyor. Küçük ve büyük olmak üzere iki farklı boyda yaptım ki herkes tadına bakabilsin diye. Önceden yaptığım portakal şekerlemeleri de tadına tat katmıştı. 

   Soğuk bir şeyler olsun diye böğürtlenli çizkek yaptım. Böylece derin dondurucudaki son böğürtlenleri de kullanmış oldum. Ama bu sene böğürtlenler yeniden çiçek açtı, yakında yeni mahsülleri de toplamaya başlarız. Yine derin dondurucuya biraz koysam iyi olacak galiba.

   Mor çiçekli pasta. Ayşe illaki butik pasta olsun dediği için bu pastayı yaptım. Çiçeklerinin rengini ben buldum, mavi ve kırmızıyı karıştırarak. Çiçek yapmak artık çok kolay benim için. Buna iyice alıştım. Kombinasyon da güzel oldu.

   Pastasında kakaolu pandispanya kullandım. Ara kremasında da farklı olarak şeftali püresi kattım. Ayrıntıları daha sonra vereceğim. Üzerindeki çiçekler çocuklar tarafından paylaşıldı. Hatta Bengü yalnızca çiçeğini yedi sanırım.

   Poşet çay kurabiyeleri. Tarifini birkaç gün önce yayınladım. Çok da beğenildi. Görsel olarak harika bir kurabiye. İlk gördüğüm andan itibaren denemek istediklerimdendi. Bugüne kısmetmiş.

   Gün sezonunu kısa bir süre olsa da kapatıp Ramazan'a adapte olmaya çalışıyoruz. Sırada Ramazan sofraları olacak. Bu sıralarda yemek tariflerin biraz azaltmıştım, şimdi artık yemek ve salatalar artar. Hepinize hayırlı Ramazanlar diliyorum.

29 Haziran 2014 Pazar

KAYISI REÇELİ

Ramazanın ikinci günündeyiz. Dün oldukça kolay geçen bir gündü. İnşallah aynı şekilde bütün bir Ramazan'ı da tamamlarız. İkinci gün için iftar önerilerim şöyle olacak:
Yayla çorbası
Köfteli bezelye yemeği
Cacık
Semizotu salatası
Yalancı tavuk göğsü
Bu sene soğuklardan kayısılardan oldukça etkilendi. Güzel kayısı, hele şekerpare bulmak çok zor. Ama tesadüfen manavda şekerpare bulunca hemen bir kilo alıp reçel yaptım. Geçen sene bütün reçellerimin tarifini verdiğimi sanıyordum ama kayısıyı unutmuşum. Hemen fotoğrafladım ve şimdi tarifi veriyorum.

MALZEMELER:
1 kg kayısı
4 su bardağı toz şeker
1/2 limon suyu
YAPALIM:

  • Kayısıları yıkayıp ortadan ikiye kesin ve çekirdeklerini çıkarın.
  • Reçeli kaynatacağınız tencereye kayısıları koyup üzerine toz şekeri bir kat kayısı bir ka şeker olacak şekilde yerleştirin ve kapağını kapatıp akşamdan sabaha bekleyin. 
  • Ertesi gün hiç su koymadan kaynatmaya başlayın. Kaynayınca ocağın altını kısın. Bu aşamadan sonra reçeli kaşıkla karıştırmayın. O yüzden biraz büyük tencere seçin ki tencereyi sallayarak karıştırdığınız zaman reçel dökülmesin.
  • Arada sırada üzerinde biriken köpükleri alın. Koyulaşmaya başladığını hissettiğinizde suyundan bir miktar tabağa alın ve 3-5 dakika sonra, soğuyunca kıvamını kontrol edin. Akışkanlığı sürülebilir hale gelmişse ocaktan alıp kavanoza boşaltın. 
  • Reçelinizin uzun süre dayanıklı olmasını istiyorsanız sıcakken kavanozu ağzını sıkıca kapatın. Böylece kapağı açana kadar bozulmamış olur.

28 Haziran 2014 Cumartesi

HOŞGELDİN RAMAZAN

Zaman nasıl da hızla akıp geçiyor. Daha çok var derken birden Ramazan geliverdi bile. İlk teravih namazları kılındı, ilk sahurlara kalkındı. Bizim için de mutfak telaşları başladı. Önce ne pişireceğim, sonra da nasıl yetiştireceğim. Hadi yetiştirdik diyelim, soğumadan ezan okunacak mı? Bir kere sofralar kurulup yemeğe başlandı mı sonrası kendiliğinden geliyor zaten. 
Tabi bir de davet sofraları var. Misafirleriniz varsa, sofranız kalabalıksa işte o günü daha bir Ramazan hissedersiniz. Telaşı da çoktur ama dostlarla birlikte iftar açmak, değer bence. Hayırlısıyla daha nice Ramazanlara ailemizle, dostlarımızla birlikte erişiriz inşallah. 
İlk günün menüsünde bugün sebzeli köfte var. Kolay yapılan bir tarif. Yanına da kırmızı mercimek çorbası iyi gider. Şehriyeli pilav, mevsim salatası ve tarifini daha sonra paylaşacağım karamelli kup. Siz de bugün için başka bir kup tarifi deneyebilirsiniz. Kuplarımın tadı güzel ama görüntüsü biraz karışık oldu. Onun için daha güzel planlarım var. İşte o zaman tarifi paylaşacağım. Hepinize kolay gelsin...

MALZEMELER:
300 gr kıyma
1 adet kuru soğan
2 adet bayat ekmek
1 yumurta
Maydanoz
Tuz
Karabiber
Kimyon
Kekik
2 yemek kaşığı salça
2 adet havuç
3 adet patates
1 adet kırmızı biber
3 adet yeşil biber
YAPALIM:

  • Havuçlar ve patatesler küçük ve küp şeklinde doğranıp ince doğranmış biberlerle birlikte sıvı yağda biraz sotelenir. Çok pişmeleri gerekmiyor.
  • Soğan rendelendikten sonra içine kıyma, yumurta, ince kıyılmış maydanoz, tuz, karabiber ve kimyon katılır. Bayat ekmekler robottan geçirilip eklenir ve köfteler yoğurulur. Yoğurulduktan sonra ceviz büyüklüğünde yuvarlaklar yapılır ve aynı şekilde az yağda hafif kızartılır.
  • Isıya dayanıklı bir kaba önce sebzeler döşenir. Ardından üzerine köfteler konur.
  • Salça 1.5 su bardağı su ile eritilip sebzelerin üzerine dökülür. 180 derece ısıtılmış fırında suyunu çene kadar pişirilir.

26 Haziran 2014 Perşembe

POŞET ÇAY KURABİYESİ

   Günüm için hazırladığım kurabiyeler. Bir televizyon programında bu şeklin yapıldığını görmüştüm ve ilk fırsatını bulduğumda denemeyi düşünüyordum. Günüm de bunun için tam fırsatı oldu. Birazcık uğraştım ama küçük yardımcılarımın da bana epey faydası oldu. Begüm ve Öykü kurabiyelerin iplerini taktıkları için işin o kısmı ile uğraşmam gerekmedi. İlk iki kurabiye zayi olunca korkmuştum ama sonunda kalanları hasarsız yapmayı başardılar.


MALZEMELER:
1 paket margarin
1 çay bardağı sıvı yağ
1 su bardağı nişasta
1 su bardağı pudra şekeri
1/2 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
3 su bardağı kadar un
100 gr. bitter çikolata
2 paket pasta süsü
YAPALIM:
  • Oda sıcaklığında yumuşamış olan margarin, sıvı yağ, pudra şekeri, nişasta yoğurma kabına alınır.
  • Kabartma tozu ve vanilya ile birlikte elenmiş un yavaş yavaş ilave edilerek yumuşak ve ele yapışmayan bir hamur elde edilir. Buzdolabında dinlendirilir.
  • 1 saat kadar dinlenen hamur yarım cm kalınlığında açılır, çay poşeti ekli vermek için dikdörtgen şeklinde kesilir. İki köşesinden küçük üçgenler kesilir. İki üçgenin ortasına gelecek şekilde yuvarlak kalıpla delik yapılır.
  • Pişirme kağıdı serilmiş tepsiye yerleştirilir. 170 derece ısıtılmış fırında pembeleşinceye kadar, yaklaşık 15-20 dakika pişirilir ve soğumaya bırakılır.
  • Çikolata Ben Mari usulü eritilir. Pişen ve soğuyan kurabiyelerin alt kısmı önce çikolataya, sonra çubuk şeklindeki pasta süsüne batırılıp sallama çay şekli verilir ve yağlı kağıdın üzerinde soğumaya bırakılır. Yarım saat kadar buzdolabına konularak donması sağlanır.
  • Sonra da dilerseniz yaptığınız delikten çayların iplerini de takabilirsiniz.

25 Haziran 2014 Çarşamba

TAVUKLU MANTARLI SALATA

    Ramazan gelmeden yeni denediğim ve çok beğendiğim bir salatanın daha tarifini vermek istedim. Ramazan sofrasını salatalarla donatmak iyi oluyor. Hem ağırlık vermeden yeniyor. Hem de diğer yemeklerin hazmını kolaylaştırıyor. Dilerseniz gün menünüzün içine de katabilirsiniz bu salatayı. 

    Benim soframı hızlı hazırlamam gerektiği için mikrodalga fırından yardım aldım. Önce derin dondurucudan çıkardığım göğüs etlerini kısa sürede çözdürdüm. Bu arada ben de mantarları yıkadım. Daha sonra da mikrodalga pişirme poşetinin içine koyarak 5 dakika kadar pişirdim. Aynı işlemi mantarlar için de uyguladım. Onlara da poşette ön pişirme yaptım. Sonra mı, gerisi tarifte:

MALZEMELER:
1 adet tavuk göğsü
400 gr mantar
7-8 adet kornişon turşu
4-5 adet taze soğan
Maydanoz
Dereotu
Nane
1 su bardağı yoğurt
3 diş sarımsak
2 yemek kaşığı mayonez
Tuz
Tereyağı
Sıvı yağ
Kırmızı biber
YAPALIM:

  • Tavuk göğsünü haşlayıp küçük küçük didikleyin. Ya da dediğim gibi mikrodalga pişirme poşetlerinde kısa sürede pişmesini sağlayabilirsiniz.
  • Tavaya 2-3 yemek kaşığı sıvı yağı alın ve temizleyip doğradığınız mantarları soteleyin. Benim acelem olduğu için mantarları da mikrodalgada ön pişirme yapıp sonra doğradım ve yağda biraz çevirmem yeterli oldu.
  • Mantarlar pişince tavukları ekleyin. 2 dakika da tavuklarla beraber soteleyip kenarda soğumaya bırakın.
  • Kornişonları ve yeşillikleri doğrayın. Hepsini sotelediğiniz mantar ve tavuklarla karıştırın. Tuz ekleyin.
  • Sarımsakları rendeleyip yoğurtla karıştırın. Yoğurdunuzun biraz daha koyu kıvamlı olması için içine süzme yoğurt da ekleyebilirsiniz. Böylece çok akıcı bir kıvamı olmaz. Mayonezi de ekleyip karıştırın.
  • Yoğurtlu mayonezi de diğerlerinin içine katıp iyice karıştırdıktan sonra servis tabağına alın.
  • Üzerine tereyağını kızdırıp pul biber ekledikten sonra bunu gezdirin. İşte salatanız hazır.

24 Haziran 2014 Salı

AYŞE'NİN GÜNÜ

    Geçen hafta  sonu Ayşe'deydik.Az ve öz bir gün yaptık. Okullar kapandı, Ramazan geliyor derken hafta sonları planları doldu. Ama bizim de fazla zamanımız yok, aynı şekilde herkes tatile gitmeden, Ramazan başlamadan günlerimizi bitirmemiz gerekiyor. Bu yüzden son iki günümüzü mecburen bu son iki haftaya sıkıştırdık. Ama bu sefer de 3 kişi ile başlayan günümüz neyse ki 5 kişi ile nihayet buldu.

   Ayşe o kadar çok çeşit yapmıştı ki hepsini bitiremedik. Aslında belki derin dondurucuya koymuş olsaydık bu hafta sonunda benim günümü bile idare edebilirdi. Hatta çeşitlerin yarısını yiyip yarısını bile saklayabilirdik.

   Ayşe aklına gelen her şeyden yapmıştı sanırım, hatta belki doymayız diye tirit bile vardı sofrada. Kastamonu simidi ile de ne güzel oluyor tirit. Oysa doymak ne kelime, ertesi gün bile yemek yiyecek halimiz kalmadı.

   Menüde pilav da vardı: Özbek pilavı. Sarı rengini safrandan almış hiissini veriyordu, oysa içine katılan havuç pilavı böyle boyamıştı. İçinde de ne ararsanız vardı, kuş üzümü, et, vs.

   Peynirli böreğimizin şekli de ne kadar güzel değil mi? Bayağı özenilerek yapılmış.

    Kısırı da unutmamak lazım. Dedim ya her çeşitten kondurmuştu Ayşe.

    Bir tane daha salatamız var: Engiarlı patatesli salata. Enginarı ilk defa bir salatanın içinde yedim. Aslında çocuklara bu şekilde enginarı yedirebilirsiniz. Her nedense enginar ve kereviz gibi faydalı besinlerden çocuklar pek hoşlanmıyorlar. Siz de onları kandırmak için böyle salatasını yapın, kesinlikle içinde ne olduğunu anlamayacaklardır. Bir ara çocuklarım daha küçükken pırasalı börek yapardım, pırasayı yedirmek için. Şimdi artık anlıyorlar. Hatta artık yaprak sarması ile pazı sarmasını da fark edebiliyorlar. Oysa küçükken hiç anlamıyorlardı.

   Sonunda tuzlular bitti, sıra geldi tatlılara. Hep karamelli diyesim geliyor ama hayır, bu tatlı pekmezli. Üzerinde pekmezle karıştırılmış yumurta akları var.Çok da hafif bir tatlı.

    Doyuran pasta ! Ayşe'nin yaptıkları kadar isimleri de ilginç bu sefer. Benim sofradaki favorim de bu doyuran pasta. Nasıl doyurmasın ki içi kek parçaları ile dolu. Lezzeti tam çikolatalı. Yanındaki de kurabiyeler.

   Toplar.Bunlardan maalesef fazla yiyemedim. Çeşit çok olunca biraz da kısıtlı yemek gerekiyor.
Pembe pastamız bile var. Gerçekten de ara kreması pembe bir pasta idi. Tam benim yeğen Deniz'e göre. Şimdilerde yaşının gereği midir nedir bilinmez, her şeyin pembesini istiyor. Tarifini öğrenip ona yapabilirim.

   Ve sonunda bitti. Ben yazarken yoruldum.Kim bilir Ayşe bunları yaparken nasıl yorulmuştur. Ama ellerine sağlık, değmiş doğrusu. Gelemeyip de tadamayanlara da  buradan resimleri ile nisbet yapalım bari.

Bir günü daha tadıyla tuzuyla sona erdirdik. Bu hafta sonu da benim günümle birlikte gün sezonuna ufak bir tatil arası veriyoruz. Daha nice yıllara devam etmesi dileği ile...

22 Haziran 2014 Pazar

PİŞİ TARİFİ

    Geçen hafta blog açısından hiç de verimli bir hafta değildi. Çok az tarifle haftayı kapattım. Aslında pek çok şey yaptım ama yazmaya fırsatım olmadı. Hepsi sırayla yazmamı bekliyorlar. En çabuğundan kandil günü yaptığım pişi tarifini vermekle başlıyorum. Hemen ardından beni dört gözle bekleyen Ayşe'nin gününü yazacağım. Bu hafta sonunu da unutmamak lazım. Ne de olsa yılın kapanış gününü gerçekleştirdim. Soframdaki farklı lezzetleri de yazmam lazım. Bu hafta nöbetim de yok. Rahatça sıraya dökebilirim tarifleri. haydi başlayalım:


MALZEMELER:
1 yumurta
1 su bardağı süt
1 su bardağı yoğurt
1 paket instant maya
Tuz
1 tatlı kaşığı şeker
1 fincan sıvı yağ
Aldığı kadar un
YAPALIM:

  • Şekerli süt el yakmayacak kadar ısıtılır. Maya içinde eritilir ve bir süre kabarması için bırakılır.
  • 5-10 dakika içinde kabaran mayaya yoğurt ve sıvı yağ ilave edilir.
  • Un tuzla karıştırılarak azar azar karışıma ilave edilerek yoğurulur. Hamur yoğurma kabından ayrılmaya başlayınca un ilavesi durdurulur ve üzeri örtülerek mayalanmaya bırakılır.
  • İki katı kadar kabaran hamur açma tezgahı üzerinde 1 cm kalınlığında açılır ve istenilen bir kalıpla ya da bardakla kesilir.
  • Kızgın yağa atılarak önlü arkalı kızartılır ve yağını çekmesi için kağıt havlu üzerine alınır.
  • Dilerseniz yarım cm kalınlığında açarak içine peynirli maydanozlu iç koyarak kapattıktan sonra da pişirebilirsiniz.



18 Haziran 2014 Çarşamba

HELLİM PEYNİRLİ SEMİZOTU SALATASI

   Semizotu pek yaygın. Pazarda çok kolay bulunuyor. Salatalarda da çok güzel bir tadı oluyor. Hem de pişirmeye göre çok daha sağlıklı, çünkü vitaminleri kaybolmuyor. Hellim peynirini de seviyorsanız bu salatayı yapın derim.


MALZEMELER:
300 gr. semizotu
3 adet domates
2 adet salatalık
3-4 adet taze soğan
Hellim peyniri
Tuz
Zeytinyağı
Limon suyu
YAPALIM:

  • Semizotunu ayıklayıp güzelce yıkayın ve suyu süzülsün.
  • Domates, salatalık ve taze soğanı küçük doğrayın.
  • Hepsini büyük bir kabın içine koyup karıştırın.
  • Limon suyu ile tuzu karıştırıp eritin. İçine zeytinyağı ilave edin ve karıştırmaya devam edin.
  • Sosu salataya gezdirip tamamen karışmasını sağlayın.
  • Dilerseniz tek kişilik servislere boşaltın. Hellim peynirini yarım cm kalınlığında kesip çok az sıvı yağda arkalı önlü kızartın. Salatanın üzerinde servis edin.


15 Haziran 2014 Pazar

BAYKUŞLU PASTA

    Herkese pasta yaptım, en son sıra en küçük yeğen Ezgi'ye geldi ve ilk yaş gününde ona da pasta yaptım. Bu sefer pastamız baykuşlu oldu ama kenarlarında kaplumbağlar ve evleri de vardı. Ayrıca kenarlarda bulutlardan kalpler yağıyordu. Yine Kastamonu'dan Ankara'ya uzun bir yol gittiler. 


MALZEMELER:
4 adet yumurta
4 fincan toz şeker
3 fincan un
1 fincan nişasta
1/2 paket kabartma tozu
2 yemek kaşığı margarin
2 yemek kaşığı kaynar su
2 yemek kaşığı süt
YAPALIM:
  • Pandispanya yapımı için un ve kabartma tozu elenir.
  • Yumurta akları 1 fincan toz şekerle tıraş köpüğü gibi oluncaya kadar çırpılır. (Türk Kahvesi fincanı ) 
  • Kalan şekerle yumurta sarıları ve vanilya çırpılır. 
  • Yumurta sarılarının içine erimiş margarin, kaynar su ve süt konularak çırpılır.
  • Yumurta sarılarının içine un ve nişasta ilave edilir.
  • Bu karışıma önce biraz aklardan konup karıştırılır, sonra bu sarıların hepsi akların içine konur ve aşağıdan yukarı doğru akları söndürmeden karıştırılır.
  • 20 cm.lik kalıba dökülüp 160 derece fırında 30-40 dakika pişirilir. İyice soğuduktan sonra, hatta bir gece buzdolabında bekletilip ertesi gün 3 parçaya kesilir. 
ÇİKOLATALI KREMA MALZEMELERİ:
4 yumurta sarısı
500 ml süt
4 yemek kaşığı un
5 yemek kaşığı toz şeker
1 paket vanilya
100 gr. margarin
1 çay bardağı pudra şekeri
80 gr. bitter çikolata
YAPALIM:
  • Tencereye sütten bir fincan ayrılarak vanilya ve toz şekerin yarısı konularak kaynatılır ve ocağın altı kapatılır.
  • Kalan şekerle yumurta sarıları çırpılır. Bu karışıma 4 tepeleme yemek kaşığı un katılarak çırpılmaya devam edilir. Kalan süt konularak kıvamı biraz açılır.
  • Yumurta sarılarının içine kaynamış sütten azar azar konularak biraz alıştırılır. Sonra yumurta sarıları karışımı yavaşça sütün içine katılırken karıştırılır.
  • Tencere yeniden ocağa konularak kaynatılır ve koyulaştırılır. Bir tepsi yıkanıp suyu süzülür, çabuk soğuması için tepsiye dökülüp yayılır ve üzeri streç filme kapatılıp kabuk bağlaması engellenir. Ilındıktan sonra buzdolabına konur.
  • Pandispanyaya sürmeden önce oda ısısında yumuşamış olan margarin ile pudra şekeri çırpılır ve buna buzdolabında soğumuş olan krema katılarak pürüzsüz olana kadar çırpılmaya devam edilir. Daha sonra Ben mari usulü eritilmiş çikolata eklenir. Böylece ara kreması hazırdır.
PASTANIN YAPIMI:
  • Pandisanyanın katları fırça ile süt sürülerek ıslatılır. Bir pasta altının üzerine yerleştirilir.
  • Hazırlanan krema bütün katlara sürülür.
  • En üstü ve yanları da ince bir tabaka halinde kaplanır.
  • Biraz buzdolabında soğutulur. 
  • Bu arada ganaj hazırlanır. Ganaj için 1 kutu krema kaynama sıcaklığına kadar ısıtılır, içine 200 gr bitter çikolata parçalanarak konur ve karıştırılarak erimesi sağlanır. Eridikten sonra arada sırada karıştırılarak soğuması sağlanır. Ilınınca buzdolabında da soğuması sağlanabilir.
  • İyice koyulaşmaya başlayınca buzdolabına konmuş olan pastanın her tarafı kaplanır. 
  • Mümkünse bir gece bekletilir. Ertesi gün şeker hamuru ile kaplanır.

12 Haziran 2014 Perşembe

İKİ RENKLİ İRMİK MUHALLEBİSİ

   Bugün de hafif bir tatlı yapalım isterseniz. İrmik muhallebisini iki renkli yapıp antep fıstığı ile de süsledim, görüntüsü harika oldu. Dilediğiniz şekilde bir kaba boşaltabilirsiniz. Ama kalıptan çıkartmakta problem yaşayacağınızı düşünüyorsanız muhallebiyi dökmeden önce kalıbın içine streç film serin. Böylece ters çevirince kolayca kalıptan ayrılacaktır. Kendi isteğiniz doğrultusunda çeşitli eklemeler yapabilirsiniz. İsterseniz iki rengin arasına da antep fıstığı veya ceviz koyun. Ya da en üstüne rondodan geçirilmiş bisküvi koyun, ters çevirince tabanda kalsın. Veya ters çevirdikten sonra üzerine çikolata sosu, karamelli sos ya da meyveli sos dökün.


MALZEMELER:
1 kg süt
8 yemek kaşığı irmik
9 yemek kaşığı toz şeker
50 gr. margarin
Vanilya
2 yemek kaşığı kakao
Süslemek için antep fıstığı
YAPALIM:

  • İrmik ve toz şeker tencereye alınır. Üzerine azar azar süt ilave edilir. Sütün tamamı eklendikten sonra karıştırılarak pişirilir.
  • Kaynadıktan sonra margarin ve vanilya ilave edilerek ocaktan alınır.
  • Kalıp yıkanıp süzüldükten sonra antep fıstığı büyük parçalar halinde kabın dibine serpiştirilir. Muhallebinin yarısı dökülür. Kalan yarısının içine elenmiş kakao karıştırılır ve sade muhallebinin üzerine dökülür.
  • Üzeri kapatılarak bir gece bekletilir. Ertesi gün ters çevrilerek çıkarılır.

11 Haziran 2014 Çarşamba

FASULYELİ BUĞDAY SALATASI

    Ramazan hızla yaklaşıyor. Ramazan sofralarında en güzel şey salatalar. Ana yemeklerin yanında sofraya konulan salatalar çok rağbet görüyor. O yüzden şimdiden salata tarifleri araştırmaya başladım. Fasulye kavurmasından artan fasulye vardı, buğdayı da ıslayınca işim kolaylaştı. Ve gerçekten çok lezzetli bir salata çıktı ortaya. Havuçla süslemek de güzel bir fikirmiş. Tarif için Maide'ye teşekkür ediyorum.


MALZEMELER:
2 adet havuç
1 su bardağı haşlanmış buğday
2-3 adet taze soğan
1 su bardağı haşlanmış taze fasulye
1 su bardağı süzme yoğurt
2 yemek kaşığı mayonez
2 diş sarımsak
Dereotu
Maydanoz
YAPALIM:

  • Buğdayı bir gece önceden ıslatın ve ertesi gün haşlayıp süzün.
  • Taze fasulyeyi haşlayıp süzün ve küçük küçük doğrayın.
  • Havuçları rendeledikten sonra 1 yemek kaşığı kadar sıvı yağda soteleyerek pişirin.
  • Taze soğan, maydanoz ve dereotunu incecik doğrayın.
  • Rendelediğiniz sarımsakları, süzme yoğurt ve mayonezle karıştırın.
  • Şimdi bütün malzemeleri biraraya getireceksiniz. Yalnızca üzerini süslemek için havucun yarısını ayırın, geri kalan malzemeleri karıştırdıktan sonra servis tabağınıza alın. Ya da benim gibi tek kişilik servis bardaklarına koyun. Üzerine ayırdığınız havuçlarla süsleyin.

9 Haziran 2014 Pazartesi

BAHAR ŞENLİĞİ

    Bu hafta sonu her şeyi göze alıp bahar şenliği partimizi yaptık. Her sene nisan ayı sonuna falan denk getirebiliyorduk. Sıcakların başladığı zaman, hiç kimse izine ayrılmadan toplanıyor, bahçenin keyfini çıkarıyorduk. Bu sene yağmurlarda dolayı mayısın sonuna kadar geldik. Önümüzde Ramazan ayı da var. Hele bayramdan sonra insanları bir araya toplamak hiç mümkün olmaz. Tesadüfen bu hafta sonu boşalınca hava tahminlerini araştırdık. Öğlen 12 ve 3'de ufak bir yağış gözüküyordu. Ona rağmen deneyelim dedik. İyi ki de demişiz, iki yağmuru da çiseleme şeklinde atlattık ve geri kalan zamanda güneşin ve bahçenin tadını çıkardık.


    Bundan sonra da sırada kapanış günü olarak benim günüm var. Onu da Ramazandan hemen önceki hafta sonu düşünüyorum. Çünkü hala yağmurlar devam edecek diye gözüküyor. Bu sene yağmur az derken hiç yağmur yağmayan günümüz olmadı. Burası kara iklimi iken bu sene aynı Karadeniz iklimine benzedi. Hayırlısı bakalım, yazın susuz kalmayalım da biz buna razıyız.


    Çok fazla çeşit yapmak istemedim, hepsi yensin istiyordum. Yine de 3 tatlı 3 tuzlu derken araya bir de salata girdi, derken kolay bir tatlı olarak kozalak pastayı da yapayım deyince yine çeşit sayısı yükseldi. Ama beni en çok mutlu eden yanı günün sonunda hemen hemen herşeyin tükenmesi idi.
   Yine tatlılardan başlayalım. Pasta sade pandispanyalı, ara kreması çikolatalı idi. Pastadaki değişiklik rulo pastanın dik hali idi. Bunu yine instagram takiplerimden görmüş ve beğenmiştim. Pandispanyası rulo pasta şeklinde pişiriliyor, pastanın yüksekliği kadar kesildikten sonra rulolar birbirinin üzerine sarılıyor. Tek problemi biraz yüksek olmasıydı. Bu yüzden de iki tepsi yapmak zorunda kaldım. En kısa zamanda daha kısa yapıp tarifini yazacağım.

Eski tariflerinden ve kolay yapılması ile eklediğim karamel lezzeti: Kozalak pasta.

Bonbon kurabiye de daha önce yaptığım, kurabiyelerin krem şanti ve hindistan cevizi ile birleştirilmiş hali.

Süt şerbetli tatlı. Kekinde irmik olması ve şerbet yerine şekerli süt ile ıslatılıyor olması bu tatlıyı diğerlerinden ayırıyor. Aynı zamanda da bu sütlü şerbet değişik bir lezzet katıyor. Üzerindeki krem şanti de soğuk yendiğinde lezzete lezzet katıyor.

Gelelim sıra tuzlulara. Bu sefer tuzlular daha revaçta idi. En çok sevilen ve hayal kırıklığına uğratan kurabiye bu oldu. Kandil simidi tarifini yakın zamanda yaptığım küp kurabiye şeklinde yaptım. Hayal kırıklığının sebebi ise ağza atılır atılmaz kaybolması idi. Sert bir kurabiye beklerken yumuşacık hemen dağılan bir kurabiye ile karşılaştılar. Adeta birer lokmalık dilimler halinde oldu, ne kadar yediklerini bilemediler.

Pancarlı kuskus salatasını iki ayrı şekilde yapmıştım. Sarımsaklı yemek istemeyenler için yarısını yoğurtla karıştırmadan bırakmıştım ama sarımsaklı yoğurtlu olan daha çok sevilince diğer yarısını da aynı hale getiriverdik.

Yine eskilerden bir börek tarifimi yaptım: Niyet Böreği. Neden bu ismin verildiğini bilmiyorum, belki içinde hem kıyma hem de patates olmasından kaynaklanıyordur. Muska şeklinde sarılmıştı, o da çabucak tükeniverdi.

Bunlar da saçaklı poğaçalarım. Pastane poğaçalarından. Bu sefer içine krem peynirle birlikte beyaz peniri de ezerek karıştırdım ve kullandım.
   Hava bizi hiç üzmedi o gün. Aynı meteoroloji tahminlerindeki gibi gün boyunca iki kez yağmur bulutları oldu. Yalnızca birinde çok az bir çiseleme ile geçti. Böylece her gün devam eden yağmurların içinde bir gün de olsa o gün yağmursuz bir bahçe keyfi yaşamış olduk.  

4 Haziran 2014 Çarşamba

SÜT ŞERBETLİ TATLI

    Daha önceden yapmış ama fotoğraflama fırsatım olmamıştı. Bu sefer yaptığım hem daha güzel görünümlü oldu, hem de biraz miktarlarda oynayıp gerçek tarifi bulmuş oldum.


    Ama maalesef bu defa da tatlıyı iki kerede yaptım. Burada tamamen benim hatam oldu. 4 yemek kaşığı şekeri az bulup kendi kendime şeker miktarını artırdım ama diğer miktarlara dokunmayınca garip, lastik kıvamlı bir kek oldu. Hem de tam çok güzel kabarmış derken sönerek beni hayal kırıklığına uğrattı. O zaman sorunun şekerde olmadığını anladım. Çok fazla çırpmadan keki yaptım. Geçen sefer yaptığımda dilimlerin altında sütler birikmişti. O yüzden süt miktarını biraz azalttım ve bence bu sefer doğruyu buldum. Sütle yapılan şerbet irmikli bu keki çok lezzetlendiriyor. Üzerindeki krem şanti de olayı bitiriyor. Fazla uğraşmadan, bu son miktarlarla yapın, hafif bir tatlınız olacak. 


MALZEMELER:
4 yumurta
4 yemek kaşığı toz şeker
4 yemek kaşığı un
4 yemek kaşığı irmik
1 vanilya
1 adet kabartma tozu
1 tatlı kaşığı limon suyu
ŞERBET:
3 su bardağı süt
1 su bardağı toz şeker
ÜZERİ İÇİN:
1 su bardağı süt
1 paket krem şanti
Hindistan cevizi
YAPALIM:
  • Toz şekerle yumurta 30 saniye kadar çırpılır.
  • Kabartma tozu ve vanilya unu içinde elenerek eklenir. İrmik de konularak spatula ile karıştırılır.
  • Limon suyu konularak karıştırıldıktan sonra yağlanmış tepsiye dökülerek 180 derece fırında pişirilir.
  • Tatlının keki fırına konulduktan sonra şerbeti yapılır. Şerbet için 1 bardak süt ısıtılır ve içinde 1 bardak şeker eritilir. Şeker iyice eridikten sonra ocaktan alınır ve 2 su bardağı soğuk süt karıştırılır. Bir kenarda soğumaya bırakılır.
  • Bu arada 1 paket krem şanti 1 su bardağı soğuk süt ile çırpılır ve buzdolabında bekletilir.
  • tatlının keki pişince soğuk sütlü şerbet azar azar üzerine dökülür. Şerbetin tamamı kekin üzerine döküldükten sonra şerbeti çekmesi için bırakılır.
  • 1 saat kadar sonra kek şerbeti tamamen içecektir. Bu aşamada önceden çırpılmış krem şanti ile üzeri kaplanır. İstenirse Hindistan cevizi ve cevizle süslenir ve buzdolabına kaldırılır. Tatlı bir gün sonra servis edilirse çok daha güzel olacaktır.


3 Haziran 2014 Salı

PANCARLI KUSKUS SALATASI

    Bu sefer salata seçimimi kuskustan yana kullandım. İlk defa yapacağım bir salata olduğu için iki şekilde hazırladım. Yarısını sarımsaklı yoğurt ile karıştırmadan, sade olarak, diğer yarısını da mayonez ve sarımsaklı yoğurt ile karıştırarak yaptım. İkisinin de tadı güzeldi ama sarımsaklı olan daha çok tercih edildi. Hatta sarımsaklı olan tabak bitince diğerini de sarımsaklayarak yemek istediler. Seçim sizin. Sade olarak bırakacaksanız kaynama suyunun içine pancar turşusunun suyundan katmanızı tavsiye ederim. Hoş bir kırmızı renk veriyor, tadı da güzel oluyor. 


MALZEMELER:
250 gr pancar turşusu
1/2 paket kuskus
8-10 adet salatalık turşusu
Maydanoz
Dereotu
3-4 adet yeşil soğan
4-5 yemek kaşığı zeytinyağı
2 yemek kaşığı sirke
Tuz
2 su bardağı süzme yoğurt
3-4 diş sarımsak
3-4 yemek kaşığı mayonez
YAPALIM:
  • Tencereye 3-4 su bardağı su ve 1 yemek kaşığı sıvı yağ koyup kaynatılır. Haşlama suyunun içine pancar turşusunun suyundan da 1 su bardağı kadar koyarsanız hem rengi kırmızı olacaktır, hem de ekşili tadı kuskusa da geçecektir.
  • Kaynamış suyun içine kuskus atılıp haşlanır. Haşlanan kuskus süzülür.
  • Zeytinyağı, tuz ve sirke konularak karıştırılır.
  • Maydanoz, soğan ve dereotu incecik doğranır. Kuskusa eklenir.
  • Pancar ve salatalık turşusu da doğranarak eklenir.
  • Sarımsaklar ezilip yoğurt ve mayonezle karıştırılır.
  • En son olarak bu karışım da kuskusa eklenir ve iyice karıştırıldıktan sonra servis tabağına alınır.

  • Dilerseniz sarımsaklı yoğurdu hiç içine katmayabilirsiniz. Ya da sarımsaklı yoğurdu salatanın yanında servis edebilirsiniz.

2 Haziran 2014 Pazartesi

KOZALAK PASTA

    Bu hafta sonu her şeyi göze alıp bahar şenliği partimizi yaptık. Bana da bu sayede bir sürü malzeme çıktı tabi. En kolayından başlayayım dedim. Şekli de aynı kozalağa benziyor. Biraz kalorisi bol ama çocukların seveceği bir lezzet. Yapımı da çok kolay. Geç haber veren misafirlere de yapılabilecek bir tarif. Yapıp koyarsınız tepsiye, çayınız demleninceye kadar onlar şeklini almış olur. 


MALZEMELER:
3 yemek kaşığı tereyağı
3 yemek kaşığı bal
6 adet metro
250 gr mısır gevreği
YAPALIM:
  • Tencereye tereyağını koyun, erimeye başlayınca balı ilave edin. 
  • Her ikisi de eriyince çikolataları küçük parçalara keserek ekleyin. 
  • Çikolatalar da eriyince tencereyi ocaktan alın ve mısır gevreklerini ilave edin. Mısır gevrekleri karışıma tamamen bulanınca malzeme soğumadan iki kaşığın arasında şekil vererek pişirme kağıdı serilmiş tepsiye aralıklı olarak yerleştirin.
  • 1-2 saat sonra şeklini alacaktır. 

1 Haziran 2014 Pazar

NURDAN'A BEBEK GÖRMEYE GİTTİK

    Bebek iki buçuk aylık oldu ve nihayet biz gidebildik. Şirin bebek Ahmet Eyüp o gün annesini de bizi de hiç üzmedi. Arabasının içinde yaramazlık yapmadan uyudu. Biz de rahatça misafirliğimizi yaptık. Bir hafta gecikmeli olarak da yayınlamak fırsatım oldu. Çünkü dün de bana geldiler ve bu haftanın çoğu hazırlıklarla geçti. Bir türlü blogumun başına oturmaya fırsatım olmadı. 

Menümüz oldukça zengindi. Böreksiz bir Nurdan sofrası olamaz.
Bu da peynirli Arnavut Böreği.

Kalem misali incecik sarılmış dolmalar. Bu tabaktakilerin hepsini bitirdik.

Mayalı tahinli çörekler çok da güzel olmuştu.

Haşhaşlı ıslak kurabiyeler oldukça lezzetliydi.

Her sofrada bir favorim oluyor. Bu sofradaki favorim de bu mercimekli salata idi. En kısa zamanda ayrıntılı tarifini alıp deneyecek ve paylaşacağım.

Diğer salatamız da sarımsaklı yoğurtlu ve tavuklu bir salata.

Ahmer Eyüp bebeğe uzun ömürler diliyoruz. Damat sofraları olur inşallah.

Special design for Hayatın Kıvamı by GeCe