30 Haziran 2014 Pazartesi

KAPANIŞ GÜNÜ BENDEYDİK...

   Ramazan'ın dördüncü günündeyiz. Bir gün ara verdikten sonra yeni yazımı yayınlamadan önce bugün için örnek bir menü vererek başlamak istiyorum:
Şehriye çorbası
Et bohçası
Mevsim salatası
Ekmek kadayıfı
   Günüm Ramazandan önceki son hafta sonundaydı. Ferhan bir hafta önce söylemişti, "21 haziran gün dönümüdür, dikkatli olmak lazım" diye. İnşallah haklı değildir diye dua ede ede haftanın sonunu getirdik. Birkaç öncesi de hava çok kötüydü, ne fırtınalar, yağmurlar oldu. Artık pek umudum kalmamıştı ama yapacak bir şey de yoktu. Çünkü ramazandan önceki son hafta sonu buydu.
   O gün sabah kalkıp da havadaki soğukluğu görünce inanamadım. Biraz daha uğraşsa kar bile yağabilirdi, öylesine soğuktu. Ama yine umudumu kesmedim, belki öğleden sonra ısınır diye düşündüm.
   Öğlenden sonra yavaş yavaş misafirler gelmeye başladılar. Hepsi gayet hazırlıklıydı, hırkasını yağmurluğunu alan gelmişti. Çayı demlemeye yakın güneş bulutların arasından hafifçe kendini göstermeye başladı. Bir cesaretle masayı bahçeye kurduk. Önceleri biraz serin gibiydi ama sonra güneş açınca sıcak ortaya çıktı. Öyle ki önce güneş gelmesin diye şemsiyeyi açtık, hatta daha sonra son kahvemizi içmeye ağaç altına, gölgeye kaçtık. Velhasıl yağmurun damlasını bile görmeden, üşümeden günümüzü tamamladık.

   Henüz yeni denediğim ve beğenilen fasulyeli buğday salatasını yaptım misafirlerim için. Mayonezli ve sarımsaklı salatalar gün sofraları için iyi oluyor. Miktarı da bol tuttum ki herkes doyasıya yesin diye.

   Börek seçimimi mayalı bir börekten yana kullandım. Geçen sefer peynirli yaptığım peynirli burma böreği patatesli denedim.

   Fındıklı zeytin ezmeli kurabiye. İlk defa denediklerimden. Genelde ilk defa denediğim bir tarifi misafirlere yapmam ama tarifte yabancı bir malzeme olmadığı için, denemek istedim. Belki şekilleri biraz düzensiz olabilir ama tadı iyiydi. Tek kötü yanı Vildan tarafından tatlı bir kurabiye sanılıp yediğinde hayal kırıklığına uğraması idi sanırım. 

   Mısır unlu poğaça de peynirli.Böylece hem peynirli, hem zeytinli, hem de patatesli çeşidimiz olmuş oldu.


   Biraz uğraştırmasına rağmen bu kuruyemişli kurabiyeler çok güzel oluyor. Küçük ve büyük olmak üzere iki farklı boyda yaptım ki herkes tadına bakabilsin diye. Önceden yaptığım portakal şekerlemeleri de tadına tat katmıştı. 

   Soğuk bir şeyler olsun diye böğürtlenli çizkek yaptım. Böylece derin dondurucudaki son böğürtlenleri de kullanmış oldum. Ama bu sene böğürtlenler yeniden çiçek açtı, yakında yeni mahsülleri de toplamaya başlarız. Yine derin dondurucuya biraz koysam iyi olacak galiba.

   Mor çiçekli pasta. Ayşe illaki butik pasta olsun dediği için bu pastayı yaptım. Çiçeklerinin rengini ben buldum, mavi ve kırmızıyı karıştırarak. Çiçek yapmak artık çok kolay benim için. Buna iyice alıştım. Kombinasyon da güzel oldu.

   Pastasında kakaolu pandispanya kullandım. Ara kremasında da farklı olarak şeftali püresi kattım. Ayrıntıları daha sonra vereceğim. Üzerindeki çiçekler çocuklar tarafından paylaşıldı. Hatta Bengü yalnızca çiçeğini yedi sanırım.

   Poşet çay kurabiyeleri. Tarifini birkaç gün önce yayınladım. Çok da beğenildi. Görsel olarak harika bir kurabiye. İlk gördüğüm andan itibaren denemek istediklerimdendi. Bugüne kısmetmiş.

   Gün sezonunu kısa bir süre olsa da kapatıp Ramazan'a adapte olmaya çalışıyoruz. Sırada Ramazan sofraları olacak. Bu sıralarda yemek tariflerin biraz azaltmıştım, şimdi artık yemek ve salatalar artar. Hepinize hayırlı Ramazanlar diliyorum.

0 yorum:

Yorum Gönder

Special design for Hayatın Kıvamı by GeCe