25 Şubat 2015 Çarşamba

SEBZELİ BİFTEK

Hep sebze olmaz değil mi? Biraz da et yemeği yapalım. Yanına da salata, bir de pilav. İşte bugün akşam mönünüz hazır. Daha ne istiyorsunuz. Size sadece akşam eve giderken malzemeleri almak kalıyor.
Yeni bir haftanın daha sonuna geliyoruz. Bu hafta yine bir butik pastam var. Şimdilik bu yemeklerle idare edin. Hafta sonu dönünce yeni pasta tarifimi vereceğim.
MALZEMELER:
500 gr biftek
Sıvı yağ
Tuz
Karabiber
Kimyon
Kekik
Muskat
1 adet kırmızı soğan
2 adet kırmızı biber
2 adet yeşil biber
1 çay bardağı haşlanmış bezelye
200 gr mantar
YAPALIM:
  • Soğanları ve biberleri jülyen doğrayın. Kızdırılmış sıvı yağda kızartın. 
  • Bezelye ve mantarları da ekleyin. Sebzeler pişince tuz ve karabiber ekleyin.
  • Tercihen bir gün önceden terbiyelenmiş bifteklerinizi baharatladıktan sonra kızgın sıvı yağda kızartın. 
  • Servis tabağına bifteği alın, üzerine sebzelerden bir miktar koyup üzerine bir dilim daha biftek koyarak servis edin. Afiyet olsun.

24 Şubat 2015 Salı

SÜRPRİZ TOP PASTA

Bu pastanın tarifinin çoğu bana ait. Tabii ki bir esinlenme oldu, instagramda Hatice Taşkın tarafından yapılmış bir pastayı tamamen kendime uyarladım. O soğuk günler için hazırlanmış bir pasta idi, benimki ise bildiğimiz kremalı pasta. Onun içinde yalnızca süt reçeli vardı. Ben de ilk denememde öyle yaptım ama "çok fazla tatlı" eleştirisini alınca ben de tatlılığı azaltmak için meyve ekledim. Onun Hindistan cevizli topları hazır çikolatalardı, bense topları kendim yaptım. Veee ortaya bu bembeyaz, çok lezzetli pasta çıktı. Dışından bakılınca içinde ne olduğu anlaşılmadığı için de ismini sürpriz pasta koydum. Yapımı da kolay. Önce topları yaptım, koydum dolaba. Bir odayı tmizleyip kremayı çırptım, koydum dolaba. İşim bitince de hepsini bir araya getiriverdim. Akşam çayının yanına hoş bir sürpriz oldu.


MALZEMELER:
1 kat pandispanya
2/3 su bardağı hindisan cevizi
100 gr  labne peyniri
3 yemek kaşığı pudra şekeri
2 yemek kaşığı tereyağı
1.5 paket krem şanti
300 gr krema
1 adet kivi
1 adet armut
1 çay bardağı fındık
2 yemek kaşığı süt reçeli
1 çay bardağı süt
YAPALIM:
  • Labne peyniri, pudra şekeri, oda ısısında yumuşamış tereyağı ve hindistan cevizini karıştırarak yoğurun. Bundan ceviz büyüklüğünde toplar yapın. Hatta biraz hindistan cevizini ayırıp topları bulayabilirsiniz. Sonra da soğuması için buzdolabına birkaç saatliğine kaldırın.
  • Krem şanti ile kremayı koyuşana kadar çırpın. Onu da buzdolabına kaldırın.
  • Fındıkları da bir süre fırında bekletip kızartırsanız daha lezzetli olacaktır. Kızarmış fındıkları irice dövün.
  • Sıra geldi pastayı yapmaya. Hazır pandispanyanın yalnızca bir katını kullanacağız. Pandispanyayı tabağa yerleştirip fırça yarımı ile sütle ıslatın. Kremadan ince bir tabaka halind sürün.
  • Hindistan cevizli topları dış kenara sıralayın. 
  • Süt reçelinden bir top yapıp fındığın bir kısmına bulayın. Bunu pastanın ortasına koyun.
  • Dilediğiniz meyveleri küçük küçük doğradıktan sonra ortaya yuvarlak bir yükselti yapacak şekilde yerleştirin.
  • Kremayı kalan boşluklara ve meyvelerin üzerine sürerek yarım dünya şekli verin. Üzerine artan fındıkları serpiştirip buzdolabına koyun. Birkaç saat sonra servise hazırdır. Dilimlediğiniz zaman ortada meyveli karışım, tam ortada fındıklı süt reçeli görünecek, dilimin sonuna gelindiğinde hindistan cevizi ile karşılaşacaksınız. Aradaki hafif kreması ile çok güzel bir lezzeti yakalayacaksınız.


23 Şubat 2015 Pazartesi

BULGURLU KÖFTE

Bu yemeği mi dersiniz, salatayı mı dersiniz ilk olarak yine instagramda görmüştüm. Sevgili Maide'nin tariflerinden. Farklı şekillerde yapmış. Ben de biraz inceleyince içli köfteye benzettim ve tarifi biraz geliştirerek üzerindeki kıymalı sosa ceviz kattım. yerken gözlerinizi kapatın ve aynen içli köfte yemiş gibi olun. 

Bu tarifin fotoğraflarını görünce yine yeniden iyi bir fotoğraf makinesi almaya ve bu çekim işini öğrenmeye karar verdim.
MALZEMELER:
1 su bardağı ince bulgur
1 yemek kaşığı biber salçası
1 çay bardağı irmik
3 yumurta
Tuz
Karabiber
Kimyon
Kırmızı biber
100 gr kıyma
1 adet kuru soğan
1 yemek kaşığı salça
Maydanoz
Sıvı yağ
1 çay bardağı ceviz
1 çay bardağı süzme yoğurt
1 diş sarımsak
YAPALIM:

  • Bulgurun üzerine 1 su bardağı sıcak su koyup üzerini örterek demlenmesini sağlayın.
  • Şişen bulgurun içine irmik, 1 adet yumurta, biber salçası ( tercihen acı), tuz, karabiber ve kimyon ilave edin. Elinizle yoğurun. 
  • Mandalina büyüklüğünde parçalar kopararak elinizle yuvarlayıp, hamburger köftesi gibi yassılaştırın. Servis zamanına kadar ağzı kapalı bir kapta köfteler halinde bekleyebilir.
  • Soğanı yemeklik doğrayıp sıvı yağda pembeleştirin. Kıymayı ekleyin. Kıymalar da kavrulunca salçayı koyun. Kavurmaya devam edin.
  • Maydanozu, tuz ve karabiberi ekleyin. Son olarak da dövülmüş cevizi koyup ocaktan alın. Üzerinin harcını da yine ağzı kapalı bir kapta bu şekilde bekletebilirsiniz. Servis yapacağınız zaman tavada biraz ısıtmanız yeterli olacaktır.
  • Yoğurtla dövülmüş sarımsağı karıştırın.
  • Servise yakın kalan 2 yumurtayı çırpın. Bulgurlu köfteleri yumurtaya bulayıp kızartın. Servis tabağına alıp üzerine kıymalı harçtan koyun. Sarımsaklı yoğurttan da birer tatlı kaşığı kadar koyup servis edin.

20 Şubat 2015 Cuma

SUSAMLI HAVUÇ SALATASI

Belki hafta sonunda yemeğe misafiriniz olur diye düşündüm ve çok leziz bir salata tarifi vermek istedim. Böyle zamanlarda masanın üzerinin çeşit çeşit, rengarenk salatalarla dolu olması hoşuma gidiyor. Misafir geleceği zaman herkes ne yemeği yapacağını düşünürken ben hangi salataları yapacağımı düşünüyorum.

Bu sefer salatamızın içinde tavuk var. O yüzden de menünüzde farklı bir kırmızı et olması lazım. Biftek yapın mesela. Ortaya da böyle bir salta koyun. Bir de yoğurtsuz bir salata. Zaten mevsim yeşilliklerinden yapacağınız salata mutlaka olmalı. İşte masanın üzeri doldu bile. Haydi kolay gelsin o zaman.

MALZEMELER:
2 adet havuç
1 adet sarımsak
1 kase didiklenmiş tavuk göğsü
2 yemek kaşığı mayonez
5 yemek kaşığı yoğurt
2 yemek kaşığı mısır
2 yemek kaşığı susam
Tuz
Karabiber
Sıvı yağ
YAPALIM:
  • Hazırda haşlanmış tavuk göğsünüz varsa işiniz çok kolay, onları didikleyip bir kenarda bekletin. Benim buzluğumda çoğunlukla oluyor.
  • Havuçları rendeleyin ve incecik doğranmış sarımsakla birlikte çok az sıvı yağda kavurun. Nefis bir koku yayılacaktır etrafa.
  • Yakmadan havuçları pişirin. İçine tavuk göğüs etlerini atın.  Mısırı koyun. Biraz tuzla karabiber ekleyin.
  • Mayonez ve yoğurdu bir kasede karıştırın ve tavuklu karışımın içine ekleyip susamı da koyduktan sonra karıştırın. Burada kavrulmuş susam kullanmanız gerekiyor. Küncü dediğimiz kavrulmuş susamınız yoksa ayrı bir tavada susamı kavurduktan sonra ekleyin.
  • Artık servis zamanı. Salatanızı servis tabağına alın. Üzerine bira daha susam serpin ve üzerini dilediğiniz gibi süsleyin. Haydi afiyet olsun.

19 Şubat 2015 Perşembe

MİLFÖY PASTASI

Yapımı kolay, görünüşü güzel ama yemesi de bir o kadar zor olan bir pasta. Kibarlığı bırakıp elle yemek en kolayı. İster üçgen yapın;


Dilerseniz dikdörtgen:

MALZEMELER:
10 adet milföy
3 su bardağı süt
4-5 yemek kaşığı toz şeker
2 yemek kaşığı nişasta
1 yemek kaşığı un
1 yumurta sarısı
1/2 kutu krema
1 paket vanilya
Pudra şekeri
YAPALIM:
  • Milföyler çok kabarık olmasın diye farklı bir şekilde pişireceğiz. Milföy karelerini dilediğiniz şekilde kesin. İster ortadan kesip iki ayrı dikdörtgen yapın, ister köşeden köşeye kesip iki ayrı üçgen. Pişirme kağıdı serilmiş tepsiye dizin. Üzerine bir pişirme kağıdı daha koyup başka bir tepsiyi de üzerine koyun ve bu şekilde ısıtılmış 170 derece fırında kızarıncaya kadar pişirin.
  • Kreması için nişasta, un,toz şeker ve yumurta sarısını bir tencereye alın. Yavaş yavaş süt ilave ederek çırpıcı ile karıştırın. Karıştırmaya devam ederek pişirin.
  • Kaynadıktan sonra ocaktan alın ve 2 dakika sonra krema ekleyin. vanilyayı katın. 
  • Pişmiş ve soğumuş olan milföyün üzerine sürün. Üzerine bir milföy daha koyun, yine krema sürün ve son milföyü üzerine koyun. Bütün pastacıkları 3 kat halinde yapın. İşlem bittikten sonra üzerine pudra şekeri eleyin. Kremanın donması için buzdolabına kaldırın. Birkaç saat sonra servis edebilirsiniz.

18 Şubat 2015 Çarşamba

PEYNİRLİ KIRMIZI BİBER DOLMASI

Bu güzel dolmaları Özlem'in gününde yemiştik ve ilk fırsatta denemek istiyordum, denedim de. Ankara'da iken annemlerde yapmıştım. Bir iki ufak değişiklikle geçen akşam balık sofrasında salata olarak yaptım. Yazın biberler çoğalınca daha çok yaparız, çünkü hem kolay, hem de gözlere hitap eden bir şekli var. Salata severler için az kalorili bir değişiklik.


MALZEMELER:
5 adet kırmızı biber
100 gr beyaz peynir
Maydanoz
Dereotu
Sıvı yağ
Karabiber
10 adet yeşil soğan
YAPALIM:
  • Kırmızı biberlerin çekirdeklerini çıkarıp haşlayın. Taze soğanın yeşil kısımlarını da haşlama suyuna koyun ki yumuşasın. Biberlerin büyüklüğüne göre rulo yapılabilecek şekilde ortadan enine ya da uzunlamasına kesin.
  • Beyaz peyniri çatalla ezin. İnce doğranmış maydanoz ve dereotu ekleyin.
  • Biraz karabiber ekin. 1-2 yemek kaşığı sıvı yağ gezdirin ve karıştırın. Dilerseniz rendelenmiş kaşar peyniri de katabilirsiniz.
  • Biberlerin uç kısmına peynirli içten koyup rulo şeklinde sarın. Yumuşamış yeşil soğanlarla bağlayın. Soğanın fazla kısımlarını kesin.
  • Aynı işlemi tüm biberler bitene kadar yapın ve biberleri servis tabağına alın. 1 sat kadar buzdolabında bekletirseniz dolmalarınız çok daha güzel olacaktır. Misafir sayınız çok ise malzeme miktarını arttırarak sayıyı çoğaltabilirsiniz. Yaklaşık bir biberden iki adet dolmanız olacaktır.

17 Şubat 2015 Salı

PEYNİRLİ RULO BÖREK

Baklava yufkası devamlı buzdolabımın bir köşesinde durur. Ani bir misafir için kurtarıcı olur. Tek problemi kuruması. Bunu önlemek için de hava geçirmeyecek şekilde sıkıca sarıp öyle koymak gerekiyor. O an elinizde hangi malzeme varsa onunla içini yapabilirsiniz. Daha önce yaptığım peynirli börekler içinden dökülüyordu. Onun için de patatesli yapmayı daha çok tercih ediyordum. Bu sefer peynirleri bir arada tutacak bir yöntem buldum: Yumurta akı. İşte bu sefer oldu ve hemen yayınlıyorum. 


MALZEMELER:
20 adet baklava yufkası
200 gr beyaz peynir
Maydanoz
Dereotu
1 yumurta akı
1 çay bardağı sıvı yağ
YAPALIM:
  • Beyaz peyniri çatalla ezip içine ince kıyılmış maydanoz ve dereotunu katın. Yumurta akını çırpıp peynire ilave edin.
  • Yufkaları beşerli gruplar halinde saracağız. Her yufkayı serdikten sonra fırça yardımı ile üzerine sıvı yağ sürüp diğer yufkayı yerleştirin. 5. yufkayı da serip yağladıktan sonra peynirli iç harcı bir kenara koyup sıkıca sarın.
  • Dilediğiniz büyüklükte kesin. Ben her bir ruloyu 5 parçaya kesiyorum.
  • Diğer yufkaları da aynı şekilde sarıp kesin. 
  • Pişirme kağıdı serilmiş tepsiye yerleştirin. Üzerine de sıvı yağ sürüp önceden ısıtılmış 170 derece fırında 20-30 dakika, üzeri kızarana kadar pişirin. Çok fazla soğumadan servis edin. 

13 Şubat 2015 Cuma

KESTANE TABANLI İRMİKLİ TATLI

İrmikle ne kadar çok çeşitli tatlı yapmışım. Her şeyle yakışıyor. İlk defa kestane şekeri kullandım ve bu da gayet güzel odu. Bu kestaneli tabanı başka tariflerde de kullanabilirsiniz. Ben de bambaşka bir yerden esinlendim zaten. Bisküvi ve kestane birlikteliği çok güzel oluyormuş. Ne yazık ki kestane mevsiminin sonuna geliyoruz. Hazır kestane şekeri bulursanız o da olur.


MALZEMELER:
1 kg süt
8 yemek kaşığı irmik
9 yemek kaşığı toz şeker
50 gr. margarin
1 adet limon kabuğu rendesi
TABANI:
1 paket petit beurre bisküvi
100 gr kestane şekeri
50 gr tereyağı
YAPALIM:

  • Bisküvileri blendrda toz haline getirelim. Kestane şekerini de aynı şekilde blendrda parçalayalım. Eritilmiş tereyağı ile birlikte hepsini karıştıralım.
  • İrmik, şeker ve sütü tencereye alıp karıştırarak pişirelim. Kaynamaya başladıktan sonra ocağı kısıp 2-3 dakika daha kaynatalım. Sonra ocaktan alıp içine margarin ve limon kabuğu rendesini katalım.
  • Bu aşamadan sonra iki şekilde kalıba dökebilirsiniz. Eğer benim gibi tek porsiyonluk kalıplarınız varsa onlara, yada büyük kare borcama tek parça olarak. Önce tabandaki bisküvili karışımı koyup üzerini düzeltin. Sonra da fazla bekletmeden sütlü irmik tatlısını dökün. 
  • 3-4 saat sonra kalıptan çıkarmaya veya kesip dilimlemeye hazır olacaktır. Servis yaparken kestane şekeri veya fındık ya da Antep fıstığı ile süsleyebilirsiniz.


12 Şubat 2015 Perşembe

ESKİ BİR DOSTTA KASTAMONU SOFRASI

Biraz geç kalmış bir ziyaret...
4-5 kişilik bir grubumuz vardı ve bu sayede yeniden bir araya gelmiş olduk. Birbirimizin çocuklarının bebeklik hallerini bilirken, o çocukların kocaman ergenler olduğunu görmek ilginç oluyor. Biraz da yılların gelip geçtiğini hatırlatıyor insana. İçimizde fazla hissetmesek de yılların nasıl geçtiği büyüyen çocuklarda kolayca görülüyor.
Daday'lı arkadaşım Serpil de yılların dostu. Çocukları boyunca olmuş, ama yine de bizim eski Serpil. Etli ekmek Kastamonuluların kolayca yapabildikleri, yufka açmayı bilen her Kastamonulunun misafir ağırladıkları bir yemek. Ehlinin elinde yapılınca da çok güzel oluyor. Ama fazla kaçırmamak lazım. Bir oturuşta 5-6 tane yiyenler var ama ben 1, en çok da 2 tane yiyebiliyorum. Etli ekmeğin tek problemi pişirmesinin şehir evlerine uygun olmayışı. Çünkü sacta yapıldığı için çok fazla koku yapıyor, hele de pişirirken yağlanırsa koku daha da artıp her yeri sarıyor.  O yüzden de bizim ekmeklerimiz piştikten sonra tereyağı ile yağlandı. Yufkasının ne kadar ince ve güzel açıldığını da görüyorsunuz. 

Etli ekmeğin bir özelliği de tek tek pişirilip yenmesi. Yani ekmek yiyecek kişi sofaya oturuyor ve pişirileni yiyor. Hepsini pişirip hep beraber yemiyorlar, çünkü soğuyunca hiçbir özelliği kalmıyor. Ocaktan yeni pişmiş gelen ekmeği, ağzınız yana yana, sıcak sıcak yemeniz gerekiyor. 
Ekmeklerimizin yanında yeşillikli salata ve turşu da vardı ama turşunun acısını azaltmak için ikisini karıştırıp yeni bir salata yapmak daha iyi oldu.

"Ben fazla ekmek yiyemem" deyince yanına tatlılarla takviye yapılmıştı. İyi de olmuş, şu kabak tatlısının güzelliğine bakın.

Etli ekmeklerimizi yedikten sonra tatlı soframız içeriye salona kuruldu. Kastamonu örtüsü üzerinde minik bir sofra.

Bu mini sofrada lahana dolması bile vardı.
Ağır bir yemeğe hafif bir sütlü tatlı gider diye düşünülmüş: Tavuk göğsü. Fotoğrafladığımı görünce muz dilimleri ile süslendi.
Bu da light revani. Çünkü şerbeti biraz az, fazla kalori almayalım diye. Hamurundaki portakal kabuğu rendesi de çok güzel.


Bu ufak gruba da düzenli görüşme kararı aldık. Ben de bir sonraki ziyarete gitmeden yayınlamak istedim.

10 Şubat 2015 Salı

PORTAKAL ŞERBETLİ KEK

Yarıyıl tatili, Ankara yolculuğu derken aradan bir hafta geçti ve ancak tariflerimi yazma fırsatım oluyor. Tatlı krizimizin olduğu bir hafta sonunda, kışın en rahat bulabileceğiniz ve bol C vitamini kaynağı portakalın suyuyla şerbetiyle bir kek yaptım. İçinde hiç yağ yok. Bugün çok güzel kar da yağıyor. Evdekiler için çayın yanına kekten daha çok yakışan bir şey var mı acaba? Kar çok yağmadığı için bu sefer okullar tatil değil, okuldan gelecek çocuklar için hoş bir akşamüstü sürprizi olacaktır.


MALZEMELER:
3 yumurta
1 su bardağı toz şeker
1 su bardağı portakal suyu
2 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
ŞERBETİ:
3 adet portakal
3 yemek kaşığı pudra şekeri
YAPALIM:

  • Yumurta ile toz şeker beyazlaşıncaya kadar çırpılır.
  • Portakal suyu eklenip bir miktar daha çırpılır.
  • Un, kabartma tozu ve vanilya elenerek eklenir. Spatula ile karıştırılır.
  • Yağlanmış kek kalıbına dökülür. 170 derecede 30 dakika kadar pişirilir. Pişip pişmediği kürdanla kontrol edilir.
  • Portakalın suyu sıkılır ve pudra şekeri ile karıştırılır. Fırından çıkan kek 1-2 dakika bekledikten sonra üzerine sosu dökülür. Soğuyunca kalıptan çıkarılıp dilimlenir.

9 Şubat 2015 Pazartesi

2015 İN İLK GÜNÜ

Ferhan bu gün için çok sıkılmış görünüyordu. İş yükü ağır olması sebebiyle yeterince hazırlanamadığını düşünüyordu. Fakat biz onunla aynı fikirde olmadık. Harcanan emek yeterdi bizler için. Soframız Ferhan'ın dağ evi havasındaki salonunda, yöresel bir masa örtüsünün üzerine özenle yerleştirilmişti. Yine içtiğimiz çayın hesabını yapmadan ard arda içtik.

10 yıldır devam eden bir dostluk bizimkisi. İnsan dostlarıyla bir arada olunca mutlu oluyor. Hele sıkıntılı zamanlarında en çok da sevenlerini arıyor. Ben karşılıksız dostluklardan yanayım. Dostluğu sınırlarla çizmem. Yapılan iyiliklerde, gönül almalarda, arayıp sormalarda hesapsızımdır. Gelene giderim, aramasa da ararım. Ama tabii bir yere kadar, her duyguda tek taraflı olmadan. Yapılanları takdir eder, yapılmayanları boş veririm. İkisini eşitlemeye kalkıştınız mı işin içinden çıkamaz ve mutsuz olursunuz bence. Biraz da karşınızdakine güvenle alakalı sanırım bu. Duygularından, dostunuzdan eminseniz her davranışını sorgulamazsınız. Hayat o kadar hızlı ve yoğun bir şekilde akıyor ki yetişmek için bazen çok yoruluyoruz. Yapılan yanlışları veya yapılmayan eksiklikleri bazen de buna yormak lazım.
Biraz fazla mı felsefe yaptık. Biraz da yemekten içmekten söz edelim. Tatlı yiyelim ve tatlı konuşalım.

Bu çok farklı bir tatlıydı. Adını bilmiyorum, hafiften bir tatlı diyelim. Pandispanya arsında bol fındıklı krema, üzeri de krema ile kaplanmış. Ama pandispanyası çok hafif, fındık da çok güzel bir lezzet yaratmış.


Üzerinde gördüğünüz şey incecik kıyılmış soğan, altında güzel bir barbunya pilaki var. Biraz yemek havasında.


Peynirli midye börek. Bunun tatlı versiyonunu ben yapmıştım. Katlamasına oradan bakabilirsiniz. Ne zamandır da börek olarak denemek istiyordum. Güzel bir görüntü oluyor.

Salatanın baş rolü pancar turşusu.  İçinde pancardan başka haşlanmış patate, yeşillikler, kornişon turşu da var. Sos olarak da nar ekşisi de eklenmiş.

Yufkadan yapılmış kıymalı börek. Bu da dikdörtgen katlanmış.
Buradaki peynir ve domatesin sebebi de şu nefis mayalı poğaça. O kadar kıvamında ki. Puf puf olmuş, maya haricinde soda eklenmiş olması da ilginç. Bunu da denemem lazım. İyi mayalanmış, güzel yoğurulmuş. Öyle ki poğaça seven arkadaşlar ikişer üçer yediler.

Tatlı sayısı bu sefer biraz az, ama olsun. Bu tatlı kurabiyeler de harika.

Bugünün özeti: Dostlarınızın kıymetini bilin.

Special design for Hayatın Kıvamı by GeCe