30 Haziran 2015 Salı

RAMAZAN MENÜSÜ -13

Yarıya doğru yaklaşıyoruz. Yine örnek bir menü veriyorum. Belki fikir olur:


Kremalı havuç çorbası
Saksı Kebabı
Sebzeli Bulgur Pilavı
Yulaf Kıtırlı Çikolatalı Kup

29 Haziran 2015 Pazartesi

KREMALI HAVUÇ ÇORBASI

   Gün geçtikçe çorba tarifleri azalıyor. Yeni çorbalar eklemek lazım, o yüzden daha önce yapıp da paylaşamadığım bir çorba tarifini vermek istiyorum. Yapımı oldukça kolay. Havuç olması sebebiyle hafif tatlımsı bir çorba. Ramazanda da hafifliği açısından iyi olacaktır sanırım.


MALZEMELER:
3 adet havuç
1 yemek kaşığı un
1 su bardağı süt
2 yemek kaşığı tereyağı
3-4 su bardağı tavuk suyu
1/2 kutu krema
Tuz
Karabiber
YAPALIM:
  • Havuçlar haşlandıktan sonra rendenin ince tarafı ile rendelenir. 
  • Tencerede un ve yağ kavrulur. Tavuk suyu ve normal su karışımı eklenir. 
  • Havuçlar ilave edilir. Kaynamaya bırakılır.
  • Kaynayınca süt ile krema karışımı ve baharatlar eklenir. Bir taşım daha kaynadıktan sonra servis edilir.

FIRINDA PATATES

   Patates kızartmasını hepimiz severiz. Ama yağlı olduğundan mümkün olduğunca kaçmak isteriz. Bu tarifle hem kızartma patates lezzetini alacaksınız, hem de daha sağlıklı bir patates yemiş olacaksınız. Et yemeklerinin yanında harika gidecektir.


MALZEMELER:
4-5 adet patates
Zeytinyağı
Tuz
Karabiber
Kırmızı biber
Susam
Kekik
YAPALIM:

  • Patatesleri elma dilimi şeklinde doğrayın.
  • Karıştırma kabının içinde üzerine zeytinyağını döküp baharatları ekleyip harmanlayın.
  • Pişirme kağıdı serilmiş tepsiye üst üste gelmeyecek şekilde yerleştirin.
  • 180 derecede kızarana kadar pişirin.

RAMAZAN MENÜSÜ -12

Gelelim bugün menümüze:

Yoğurtlu Buğday Çorbası
Mantar Soslu Bonfile
Enginar Salatası
İki Renkli İrmik Muhallebisi


27 Haziran 2015 Cumartesi

DOMATESLİ BİBER KAVURMASI

Şimdilerde sahurda, Ramazan sonrasında da kahvaltıda yapabileceğiniz bir tarif. Biberlerin bir kaçı da acı olursa ekmeğinizi bandıra bandıra yiyorsunuz. Harika bir tarif.


MALZEMELER:
5 adet yeşil biber
1-2 adet domates
1-2 yumurta
Sıvı yağ
Tuz
Karabiber
YAPALIM:

  • Biberlerin tohumlarını çıkarıp 1-2 parmak genişliğinde doğrayın.
  • Domatesleri de küp küp doğrayın. Eğer biberleriniz acı ise domates miktarını arttırabilirsiniz.
  • Tavada sıvı yağı kızdırıp önce biberleri soteleyin. Ardından domatesleri katın.
  • Domatesler pişince yumurtaları kırıp karıştırın. Tuz ve karabiberi ekleyin. Yumurtalar da pişince yemeğimiz hazırdır.

RAMAZAN MENÜSÜ -10

   Ramazanın üçte biri bitti bile. Çok geç bir zamanda iftar olduğu için yemek yetiştirme konusunda hiç zorlanmıyoruz. Sadece hazırladıklarımızı yeme konusunda problemimiz var sanırım. Bugün izin günü olduğu için biraz daha uğraşılabilecek bir menü verelim bari:


Yine başlangıç yemeğimiz çorba: Kremalı şehriyeli tavuk çorbası
Ana yemek : Kağıt kebabı
Salatamız bulgurlu köfte
Tatlı olarak da Triliçe

26 Haziran 2015 Cuma

RAMAZAN MENÜSÜ -9

Bugün işlerim çok. O yüzden menüyü verip sonra görüşmek üzere diyorum:


Yayla çorbası
Hünkar Beğendi
Hellim Peynirli Semizotu Salatası
Dilber Dudağı

25 Haziran 2015 Perşembe

MANTILI ÇORBA

   Biz bazen 3 bazen 4 kişi oluyoruz. Mantıyı da genelde yarım kilo alıyorum. Çoğunlukla da ertesi güne ısıtmaya değmeyecek kadar kalıyor. Ben de bu kalan mantıları derin dondurucuya atmakta buldum çareyi. Bazı salataların içine katıyordum. Ta ki bu çorba tarifini görene kadar. Artık içinde her şey olan bu çorbayı yaparken de kullanırım.  Ramazan için de ideal bir çorba, hele ki çorbayı içip bir süre yemeğe ara verebiliyorsanız sizi epey idare edecektir. Yanına da hafif bir yemek yeterli olur.


MALZEMELER:
1 çay bardağı pilavlık bulgur
1 su bardağı haşlanmış nohut
1 kase mantı
100 gr kıyma
Tereyağı
Tuz
Karabiber
Nane
Kırmızı biber
4-5 su bardağı et suyu
YAPALIM:
  • Tencereye 4-5 bardak su ve et suyu karışımını koyun, kaynasın. Dilerseniz tamamını et suyu olarak da kullanabilirsiniz, sizin tercihiniz.
  • Kaynayınca bulgur ve nohutu ilave edin. 
  • Bulgur pişince mantıları koyun. Mantılarınız daha haşlanmış ve buzluğa ayırdığınız mantılar ise fazla kaynatmanıza gerek yoktur.
  • Kıymayı ayrı bir yerde tereyağı ile kavurun. Kavrulunca tuz, karabiber ve nane de ekleyin ve ocaktan alın. Mantı da pişince çorbanın içine katın.
  • Servise yakın tereyağında kızdırılmış kırmızı biberi üzerine gezdirin. 

24 Haziran 2015 Çarşamba

RAMAZAN MENÜSÜ -8

   Bir haftayı geride bıraktık. Kaldı 3 hafta. En azından havalar tahmin ettiğimiz gibi çok sıcak gitmiyor. Ama bu kadar hızlı yağışlar da neredeyse sele sebep olacak. Artık her akşam iş çıkışında bastıran yağmura iyice alıştık. Hem de hazırlıklıyız artık, mutlaka ceketlerimiz, hırkalarımız yanımızda oluyor. Şemsiyeler mutlaka çantada. Ramazan'a alıştık mı? Belki çoğumuz evet. Uykusuzluk da olmasa...
   Zaman kısıtlı ve fazla bir şey yiyemiyoruz. Sahur çok erken ve daha acıkmaya fırsatımız olmuyor. Sırf zorla, önümüzdeki 18 saati düşünerek yemek zorunda kalıyoruz. Sahurda hurmayı, yumurtayı, sütü, muzu ihmal etmeyin. Tatlı ve kalorili yiyecekler çabuk acıktıracağı için uzak durun. Gelelim bugünün menüsüne:

Açılışı ezogelin çorbası ile yapıyoruz.
Ana yemeğimiz tavuklu mantarlı krep.
Yanına bir salata: Paşa ezmesi.
Tatlı olarak da fırın sütlaç.

PATLICANLI KÖFTE

   Bu ay yemek tariflerimiz daha ağırlıklı olacak. Etin her türlüsünü pişireceğiz. Benim gibi patlıcana bayılıyorsanız onu köfteli deneyin. Zaten kızarmış patlıcan yemeğe yeterince lezzet katıyor. Gerçi Ramazan'da yağlı bir yemek biraz ağır oluyor ama salata ile hafifletebilirsiniz sanırım.


MALZEMELER:
3 adet patlıcan
10 gr kıyma
1 adet kuru soğan
1 tutam maydanoz
Galeta unu
2 adet domates
1 diş sarımsak
1 yemek kaşığı salça
2-3 adet patates
Tuz
Karabiber
Kimyon
YAPALIM:

  • Patlıcanları uzun olanlarından seçin. Birkaç saat öncesinden alacalı doğrayıp uzunlamasına ve biraz kalınca doğrayıp tuzlu suda bekletin.
  • Bu arada köfteyi hazırlayın. Soğanı rendeleyin, maydanozu ince doğrayın. Kıyma ve baharatlarla karıştırıp yeteri kadar galeta unu ile yoğurun. 
  • Patlıcanların suyunu sıkıp kızgın yağda önlü arkalı kızartın. 
  • Köfteden yoğurduğunuz parçaları yuvarlayıp patlıcanın bir kenarına koyun ve sarın. Açılmaması için ucunu alta getirip ısıya dayanıklı cam kaba dizin. Köfteleriniz artarsa yuvarlayıp aralara koyabilirsiniz.
  • Patatesleri soyup çok kalın olmayan dilimler halinde aralarına koyun.
  • Kaynamış 1.5 su bardağı kadar suyu koyduktan sonra kabın üzerini alüminyum folyo ile kapatıp 200 derece fırında yarım saat kadar pişirin. Sonra üzerini açıp 20 dakika kadar daha pişirmeye devam edin. 
  • Bu arada sosunu hazırlayın. Tereyağı ile sıvı yağ kızdırdığınız tavaya ezilmiş ya da ince doğranmış sarımsakları biraz pişirin. Sonra rendelenmiş domatesleri ilave edin. Suyunu çekmeye yakın salça, tuz, karabiber ve kekik koyun. Salça eriyince sosunuz hazırdır.
  • Fırından çıkmış patlıcanlı köfteleri servis tabağına alıp üzerine biraz sos gezdirin ve afiyetle yiyin.

23 Haziran 2015 Salı

RAMAZAN MENÜSÜ -7


   Size bugün önereceğim çorba "Kış Çorbası". Neden mi? Çok besleyici, içinde her şey var. Yaz günü bu da nereden çıktı demeyin. Nasılsa her akşam iş çıkışı yağan yağmurlar pek de kışı aratmıyor. Hele dün akşam yağan yağmur pek kötüydü.
   Ana yemek kolayından şinitzel olsun.
   Kızarmış tavuk etinin yanında pilavsız olmaz. Bence tavuk pirinç pilavdan başkasıyla olmaz. Sade yapabileceğiniz gibi mercimekli de yapabilirsiniz.
   Bu akşam tatlısı çayın yanında yenen süt dilimi olabilir.
Fikirlerimiz böyle, herkese kolay gelsin.

KAHVE ÇEKİRDEĞİ KURABİYE

   Bu kurabiyeleri tam bir lokmalık yaptım. Sonra da kurabiye kabının içine koyup sehpanın üzerine koydu. Çayın, nescafenin yanında, ya da atıştırmalık isteyenler için bir kol mesafesi uzakta oldu. Şimdi de yemekten sonra, sahura kadar dilediğiniz kadar atıştırın diye koyabilirsiniz. İçindeki kahvenin aroması da ayrı bir güzellikte. Tabii iftar hazırlıklarından vaktiniz kalırsa yaparsınız.


MALZEMELER:
125 gr tereyağı
1 yumurta
1 su bardağı pudra şekeri
2 su bardağı un
1 çay bardağı nişasta
1 yemek kaşığı Türk kahvesi
1 yemek kaşığı kakao
1/2 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
YAPALIM:

  • Önce kuruları karıştırın. Bunun için pudra şekeri, nişasta, kahve, kakao, kabartma tozu ve vanilyayı karıştırma kabına alın.
  • İçine 1 yumurtayı kırın. Oda ısısında yumuşamış margarin ya da tereyağını koyun. 
  • Yavaş yavaş un ilavesi ile yoğurun. Yumuşak, ele yapışmayan bir hamur elde edince hamuru biraz dinlendirin.
  • Dinlenmiş hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp yuvarlayın. Oval bir şekil verin. Sonra ortasına bir kürdanı bastırarak iz yapın ve pişirme kağıdı serili tepsiye dizin.
  • Önceden ısıtılmış 170 dere fırında 15 dakika kadar pişirin. 

RAMAZAN MENÜSÜ - 6

   Ramazan hızla ilerlemeye devam ediyor ama nedense benim ilk günkü performansım giderek düşüyor. Sebebini henüz keşfedemedim. Bakalım bugünü nasıl geçireceğiz. Kendimi kötü hissedince yemek için uğraşmak da içimden gelmiyor. İnşallah en kısa zamanda normale dönerim.


   Menümüze yine sofraların olmazsa olmazı çorba ile başlıyoruz: Bugün de domatesli buğday çorbası yapalım. Hem içimiz ısınır, hem de susuzluğumuzu gideririz. Size de aynı şey oluyor mu bilmiyorum ama bana iftara yakın bir üşüme hissi geliyor. Herhalde tam iş çıkışına denk gelen yağmurlar havayı birden serinletiyor. Bir de vücut direncimizin düştüğü en son noktada artık üşümeye başlıyoruz. Aslında ezan sonrasında çorbamızı içip bir süre ara verebilsek en güzeli. Ama böyle bir şey ne mümkün, aynı hızla yemeğe devam ediyoruz.
    Ana yemeğimiz çökertme kebabı olsun bugün derim ben. Bugün proteinimizi de böylece alıyoruz.
  Yemek biraz şatafatlı oldu, yanına pilav yapsak yenmez. En iyisi tercihimiz bir salata olsun. Salatada benim önerim nohutlu salata.
     İlla da tatlı osun, tatlısız duramıyoruz derseniz de iki renkli revani yapalım derim. Hatta yanına da vanilyalı dondurma alırsanız iyi olmaz mı? Bu kadar yedikten sonra artık üşüme falan kalmaz, hatta hararet bile olur, o zaman da tatlının yanına dondurma süper gider. 


20 Haziran 2015 Cumartesi

RAMAZAN MENÜSÜ-3

Tatil günü, biraz geç kalktık. Ama işe başlamadan evvel menümüzü de verelim:
Çorbalardan domates çorbası
Ana yemeğimiz gayet süslü: Patlıcanlı köfte rulosu
Tatlımız da limon soslu revani

19 Haziran 2015 Cuma

DERE OTLU MAHLEPLİ POĞAÇA

   Bir taraftan iftar hazırlıkları bir taraftan sahurda ne yiyeceğiz diye düşünüyoruz. Ramazan'da evin hanımları olarak işimiz hiç de kolay değil. Bir o kadar da zevkli bence. 17-18 saat aç kalacağımızı hesaplayınca epey gözüm korkmuştu ama dün tuttuğumuz oruçla hiç de zor olmadığını gördüm. Benim için tahminimden çok daha rahat geçen bir gün oldu. Bugün de iftara 5 saatin kaldığı şu anlarda açlık hissetmiyorum, susuzluk derseniz biraz var, o da abartılı değil. Allah sabrını veriyor sanırım. Yalnızca birkaç saat sonra bir ağırlık çöküyor, o kadar. İnşallah bu Ramazan da başladığı gibi hayırlısı ile, kolaylıkla biter...


MALZEMELER:
125 gr margarin
1/2 çay bardağı sıvı yağ
3 yemek kaşığı yoğurt
1 paket karbonat
1 tatlı kaşığı sirke
1 tatlı kaşığı mahlep
1 çay kaşığı tuz
1 yumurta
Aldığı kadar un
100 gr beyaz peynir
1 tutam dere otu
Çörek otu
YAPALIM:
  • Yumuşak margarin, sıvı yağ, yumurtanın akı, yoğurt bir kaba alınır.
  • Sirke konur, unla karıştırılmış karbonat ve tuz eklenir. Un ilave edilmeye devam edilerek yoğurulur. Ufalanmış peynir ve ince doğranmış dere otu eklenir.
  • Ele yapışmayan bir hamur elde edince üzeri örtülerek dinlendirilir.
  • Dinlenen hamurdan mandalina büyüklüğünde parçalar koparılarak yuvarlanır. Pişirme kağıdı serilmiş tepsiye aralıklı olarak yerleştirilir.
  • Kalan yumurta sarısına 1 yemek kaşığı kadar krema eklenip karıştırıldıktan sonra poğaçaların üzerine fırça yardımı ile sürülür. Üzerine çörek otu serpilir.
  • Isıtılmış 170 derece fırında 25-30 dakika pişirilir.

RAMAZAN MENÜSÜ-2

   Bugün işlerimin dışarıda olması sebebiyle ancak bilgisayar başına oturabiliyorum. Sahur için çok güzel bir poğaça tarifi vereceğim ama ilk önce bugün için menü önerilerimde bulunayım dedim.
Bugün açılışı tarhana çorbası ile yapıyoruz. Kastamonu için hiç de değişik bir şey değil bu, çünkü hemen hemen her gün tarhana çorbası yapıyorlar. Belki de çok çeşitli besin grupları içerdiği ve mideyi çok rahatlatan bir çorba olduğu içindir. Biz de öyle yapalım, yemeğimiz biraz daha ayrıntılı olacağı için çorbayı yapmak kolay olsun.


   Ana yemeğimiz patates yatağında tavuk. Görüntüsü de nefis bir yemek.
   Yanına domatesli kuskus pilavı yapalım.
   Yemekler gayet göz dolduruyor. Onun için pancarlı cacık yapabiliriz.
    İlla da tatlı yapmamız lazım derseniz bugünü de sütlü bir tatlı ile geçelim ve fıstıklı kup yapalım. Hafta sonu vaktimiz daha bol, belki acıktığımızı daha çok hissedeceğiz, o zaman şerbetli bir tatlı yaparız.


18 Haziran 2015 Perşembe

HOŞ GELDİN RAMAZAN

   Geldi gelecek derken bu sene Ramazan ayına da eriştik. Ramazan başlamadan önce nasıl tutarız diye düşünüp duruyorduk. Zaman çok uzun, havalar sıcak gidiyordu. İki gündür yine bir serinlik, yine yağmur var. Havalar bizi pek zorlamayacak anlaşılan ama sanırım uzun zaman açlık biraz silkeleyecek hepimizi.
   Biz evlerin hanımları olarak daha ilk günün ilk saatlerinden itibaren de başladık düşünmeye ne pişireceğiz diye. Bu sene kolaylık olur, bir fikir olur diye erken saatlerde o günün örnek menüsünü vermeye çalışacağım. Bu birkaç gün eski tariflerden olacak ama bazen de yeni bir tarifi de ekleyeceğim. Çoğunlukla da kendi soframın menüsü olacak tabii.

   İlk güne biraz hafif ve kolay başlamayı düşündüm. Hem de iş günü olduğundan fazla vaktimiz olmayabilir. En iyisi ana yemeğimiz köfte olsun. Eskilerden bir kaşarlı köfte tarifim var. İyi bir Ramazan başlangıcı olabilir diye düşündüm.

   Ama yemeğe asıl çorba ile başlamak lazım, o da şehriye çorbası olsun.

   Köftenin yanına şöyle güzel bir mevsim salatası iyi gider. Domates, salatalık, yeşil soğan, taze nane, hatta dereotu da doğrayın. Bol limonlu, zeytinyağlı.

   Yemeği pirinç pilavı ile sonlandıralım. Yapabiliyorsanız yavaş yavaş, dinlene dinlene yemeğinizi yiyin. İsterseniz uzun saatler boyu susuz kalacağız diye endişeniz varsa bir de elma kompostosu yapın derim. Pilavla birlikte iyi gider.

   Yemeği yediniz, sofrayı topladınız, çayınızı da demlediniz, yanına biraz tatlı bir şeyler iyi gider. Ama o da hafif osun bugün. Tatlımız da yalancı tavuk göğsü olabilir. Yine bol sıvı almayı unutmayın. Allah hepimize kolaylıklar versin.

17 Haziran 2015 Çarşamba

DANKEKLİ ÇİLEKLİ PASTA

   Deniz'in kardeşi oldu ve anne ile bebek eve çıkar çıkmaz misafir için hazırlıklara başladık. Hızlı ve kolay bir pasta yaptık. Haydi çabuk olun, çileğin zamanı geçecek.

MALZEMELER:
2 paket çilekli dankek rulo
5 su bardağı süt
2 tepeleme yemek kaşığı un
3 tepeleme yemek kaşığı nişasta
1 yumurta
6 yemek kaşığı toz şeker
1/2 kutu krema
1 paket vanilya
2 paket orman meyveli sos
YAPALIM:

  • Un, nişasta, yumurta ve toz şekeri tencereye alın, üzerine yavaş yavaş süt ilave ederek çırpıcı ile karıştırın. Pürüzsüz kıvama gelince ocağınızı yakın ve yine karıştırarak pişirin.
  • Muhallebisi kaynamaya başlayınca ocağı kısıp 1-2 dakika daha kaynatın ve daha sonra ılınması için ocaktan alın. 
  • Ilınan muhallebiye krema ve vanilya koyarak çırpın.
  • Pastayı dökeceğiniz kalıbı streç filmle kaplayın. Üzerine muhallebinin yarısını dökün. Yaklaşık 1 parmak genişliğinde kestiğiniz dankek ruloları üzerine yerleştirin. Kalıbın kenarlarını yarıya kestiğiniz çileklerle kaplayın. Kalan muhallebiyi de üzerine döküp yine ruloları yerleştirin.
  • Bir gece ya da 4-5 saat buzdolabında bekletin. Daha sonra servis yapacağınız tabağa, streç filmin yardımı ile ters çevirerek çıkarın.
  • 2 paket meyveli sosa 2 yemek kaşığı nişasta koyduktan sonra üzerindeki tarife göre pişirin. Pastanın üzerine dökerek ve yine çileklerle süsledikten sonra 1 saat kadar daha dolapta bekletin ve daha sonra servis edin.

  • Ben bu miktarlarla büyük kare borcama yaptım. Siz isterseniz malzemeyi yarıya indirip baton kek kalıbına da yapabilirsiniz. 

16 Haziran 2015 Salı

PATATESLİ SÜTLÜ GÜL BÖREĞİ

   Hep tatlı tarifiyle olmaz, biraz da börek tarifi verelim. Ramazana çok az bir vaktimiz kaldı, lazım olur diye. Zaten artık yavaş yavaş yemek tariflerimiz yoğunlukta olacak. Ramazan sofraları kurulacak. Hayırlısı ile bir ramazan daha eriştik, daha nicelerine inşallah...


MALZEMELER:
3 yufka
Sıvıyağ
4 haşlanmış patates
150 gr beyaz peynir
150 gr kaşar peyniri
2 yumurta
Tuz Karabiber
Üzeri İçin:
2 su bardağı süt
1 yumurta sarısı
Kaşar peyniri
YAPALIM:

  • İçini hazırlamak için haşlanmış patatesleri rendeleyin. İçine rendelenmiş kaşar, ezilmiş beyaz peynir ve çırpılmış yumurtayı katıp karıştırın. Tuz ve karabiber ekleyin.
  • Yufkayı 4'e bölüp fırça yardımı ile sıvı yağı sürün, yufkanın geniş kısmına iç harcından koyup gül şeklinde sarın.
  • Gül şeklinde sarılmış yufkaları sütün içine batırıp yağlanmış tepsiye dizin. Üzerine yumurta sarısı sürün.
  • Önceden ısıtılmış 180 derece fırında pişirin. Pişmeye yakın üzerine rendelenmiş kaşar peyniri serpip yeniden fırına verin. Kaşar peyniri eriyip kızarınca börekleriniz servise hazırdır.

15 Haziran 2015 Pazartesi

YAZA MERHABA PARTİSİ

   İyi ki de sırayla partileri günleri yapıp bitirmişim. Havalar o günlerden sonra bir bozdu, bir daha düzelmedi. Öyle bahçeye falan sofra hazırlamak ne mümkün, aniden bir rüzgar, biraz bulut, ardından bir yağmur, bütün hazırlıklar mahvolurdu.
   Bu sene yaza merhaba partimiz 19 Mayıs'a denk geldi. Hepimizin müsait ve nöbetsiz olduğu bir gündü. Tam anlamıyla da harika geçti diyebilirim. İp atlamak, papatyalardan taç yapmak gibi pek çok etkinlik de yapıldı. Mis gibi güneşli ve son zamanlarda çok özlediğimiz sıcak bir havada yedik içtik eğlendik.


   Pasta için değişik istekler vardı, amonyaklı pastamı tekrar tatmak isteyenler olmuştu. Fakat ben birkaç tarifi bir araya getirdiğim bir pastayı denemek istedim. Evet hala uslanmadım ve misafirlere ilk defa yapacağım bir pastayı denedim. Neyse ki güzel oldu. Olmasaydı da onu misafirlerime çıkarmaz ve yenisini yapardım zaten.
   Gelelim pastanın tanıtımına. Pandispanyası sünger pandispanya dediğimiz, yumuşacık ve önceki tariflerden biraz farklı. Yakın zamanda tarifini vereceğim. Ara krema vanilyalı, hem de gerçek vanilya tohumları ile. Dizaynı biraz farklı. İlk kat pandispanyadan sonra ortalarından bir kase büyüklüğünde bir yuvarlak çıkarıp üst üste koydum. Ortada oluşan boşluğa da çilekli bir dolgu koydum. Kesilince ortasındaki çilekli dolgunun görünüşü ile hoş ve yaza uygun bir pasta oldu.


Tatlılarla devam edelim. Bu bembeyaz pamuk gibi pastanın yanında çikolatalı birşeyler iyi giderdi. Bu yüzden çikolatalı tercihimi nutellalı cupcake'ler yaparak, üzerini de nefis limon aromalı krema ile süsleyerek kullandım.

Son tatlımız elmas kurabiyeler.Daha önce de denemiş ve tam not almıştım, o yüzden fazla zorlanmadığım bir tarif oldu.

Tuzlulara geçiyoruz. Salata olarak tavuklu buğdaylı salatada karar kıldım. Pek çok seçenekten sonra bunu yaptım. Asıl yapmayı planladığım şey kerevizli patatesli salata idi ama kereviz bulamayınca ani değişiklikler oldu.

Salatayı ikiye ayırıp bir kısmına sarımsaklı yoğurt kattıktan sonra diğer yarısını da taze soğan ve yeşilliklerini çoğaltarak nar ekşili olarak yaptım.

Tuzlu kurabiyeler ise ağızda kolayca dağılan ve içindeki susam ve ayçekirdeği ile farklı bir tat yaratan kurabiyelerdi.

Menüye bir de börek lazım değil mi? Bu da denediğim ama tarifini sonradan kaybettiğim ve aklımda kaldığınca yaptığım patlıcanlı börek. Hani şu bir günde yediğimiz, Öykü'nün çok beğendiği ve 3 dilim birden yediği börek. Esas tarifi kaybettiğim için biraz benim yorumum gibi oldu. Çünkü bu kadar yumuşak olmaması ve daha kıyır kıyır olması gerekiyordu. Tarifin esasına ulaşıp yeniden yapacağım ve asıl tarifi o zaman vereceğim.

Menümüzdeki son ve çok beğenilen böreğimiz: Avcı Böreği. Bugün için özel istek çin böreği idi ama bu da ona epeyce benziyor ve lezzeti de en az onun kadar güzel oldu. Neyse ki böreği fazla fazla sarmışız. Kolaylık olsun diye bir gün önceden sarıp dolaba kaldırmıştım ve o gün kızartıp sıcak sıcak sofraya koyduk kızımla beraber. Baktım ki sofradaki börekler bitti ve hala iştah var, biraz daha kızartıverdik.

Biz yaza merhaba dedik, ama yaz bir türlü hoş gelemedi. O birkaç gün geldiği gibi gitti ve bir yerlerde saklanıyor. Artık hiç gelmeyekmiş gibi. Şu yağmurlar bir an önce bitse de artık gerçek anlamıyla yaz gelse. Söz veriyorum, sıcaktan ne kadar bunalsam da üf demiyeceğim...


11 Haziran 2015 Perşembe

KARAMELLİ KUP

    Kupta yapılan tatlıları çok seviyorum. Yapımı kolay, görüntüleri ve sunumları de güzel oluyor. Bu sefer misafirlerimin sayısı az olduğundan bir değişiklik yapayım dedim. Kalabalık misafirler için biraz zorlayıcı olabilir. Hele ki gelenlerin sayısı tam olarak belli değilse ve sayı birden artıverirse  yetmeyebilir. Pasta olsa dilimleri küçültüp idare edersiniz. Burada durum farklı. O yüzden de kupları genelde evde, akşam yemeği sonrası, hafif bir tatlı olarak tercih ediyorum. 


MALZEMELER:
3 su bardağı süt
1.5 su bardağı toz şeker
4 yemek kaşığı nişasta
2 paket krem şanti
Kakaolu pandispanya
YAPALIM:
  • İlk önce krem şantiyi üzerinde yazılı miktar sütten yarım bardak daha az miktarla çırptıktan sonra soğuması için buzdolabına kaldıralım.
  • Daha sonra şekeri karamelize edelim. Tencerenin dibini kaplayacak kadar şekeri (yaklaşık olarak 13'ünü) döküp tencereyi ocağa alalım.Şeker hafif karamelize olunca 1/3'ini daha üzerine serpiştirelim. Tencereyi hafif çevirerek, içine kaşık değdirmeden karıştıralım. Son olarak kalan şekeri de koyup karamelize edelim.

  • Karamelize olunca üzerine ocağı kısıp sütü ekleyelim. Şeker çok sıcak olduğundan sütü ekleyince birden kabarıp taşabilir. Bu yüzden sütü yavaş yavaş ekleyerek dikkatli olalım. 
  • Nişastayı biraz su ile inceltip sütlü karışıma ekleyelim ve karıştırarak pişirelim. Piştikten sonra ocaktan alıp arada bir karıştırarak ılınmasını sağlayalım.
  • Pandispanyayı rondoda ince kıyalım. Burada artan keklerinizi de değerlendirmeniz mümkün. Ya da yaptığınız ve yeterince kabarmadığı için beğenmediğiniz kekleri. Hiçbirisi yoksa kakaolu bisküvi bile kullanmanız mümkün.
  • Kup bardaklarına sırayla karamelli muhallebi, üzerine krem şanti, üzerine çekilmiş kek kırıntıları, yine karamel sos ve en son olarak da krem şenti koyalım. Tüm kuplara aynı şekilde dolduralım. 
  • Dilerseniz üzerini çilek dilimi ile veya fındık parçaları ile süsleyerek soğuması için buzdolabına kaldıralım. 3-4 saat sonra servis edebiliriz. 

10 Haziran 2015 Çarşamba

PROFİTEROLLÜ ÇİÇEK PASTA

   Profiterolü bir de böyle deneyin derim. Yalnız yapacağınız kişi sayısının az olması gerekiyor. Çok lezzetli olduğundan bir dilimden fazla yiyen olursa yetmeyebilir. Dilim sayısı da yaklaşık 12 civarında oluyor. Artık buna göre ayarlama yaparsınız. Benim misafir sayımın az olduğu bir güne denk geldiği için rahatlıkla yaptım. Bir de şöyle düşünün, az kişilik bir gruba büyük bir pasta yapıp ertesi güne kalacağına böyle kararında bir pasta yapıp hepsinin bitmesi daha güzel. Bayatlamamış olur.
   Profiterol yapmaktan korkuyorsanız bu tarifi satırı satırına uygulayın yeter. Hiç de zor olmadığını göreceksiniz. Haydi kolay gelsin.


MALZEMELER:

½  Su bardağı su
½ Su  Bardağı süt
2 adet kesme şeker
1 tutam tuz
100 gr. Margarin
4 kaşık tepeleme un
2-5 yumurta

YAPALIM:
  • Su , süt, kesme şeker, tuz ve parçalara bölünmüş margarini koyup  ocağımızın altını yakıyoruz. Margarini daha çabuk erimesi için parçalıyoruz.
  • Karıştırarak malzemeyi eritiyoruz. Hepsi eriyince 4 yemek kaşığı tepeleme unu ilave ediyoruz. Un mutlaka tepeleme olacak !
  • Ocağın altını en kısık ayara getiriyor ve karıştırmaya başlıyoruz. Aynı un helvası kavurur gibi 10 dakika pişiriyoruz.
  • 10 dakikanın sonunda ocağın altını kapatıyor ve hamurumuzu soğumaya bırakıyoruz.
  • Hamur parmağımızı yakmayacak kadar soğuduğunda yumurtaları tek tek kırmaya başlıyoruz. Her yumurtayı kırdıktan sonra elle yoğurarak hamura yediriyoruz.
  • Her yumurtadan sonra kıvam kontrolü yapmamız gerekiyor. Çünkü hamur 2 ila 5 yumurta alabiliyor. Yumurtanın taze-bayat, küçük-büyük olmasına göre değişiyor. Parmağımız hamurdan mozaik gibi uzayarak kalkıyorsa kıvamı olmuş demektir. O zaman yumurta kırmaya son veriyoruz. Benim hamurum 3 yumurta ile oldu.
  • Hemen fırınımızı 200 dereceye ısıtıyoruz.
  • Hamuru bir krema torbasına dolduruyoruz. Yuvarlak şekilleri birbirine değecek ve yuvarlak oluşturacak şekilde sıkıyoruz.

  • Isınmış fırına koyup 15-20 dakika, kahverengileşinceye kadar pişiriyoruz. Kahverengileşince fırını kapatıp soğuyana kadar içinde tutuyoruz. 
  • Sonra fırından çıkarıp çiçek şeklindeki bu pastayı ortadan ikiye kesiyoruz ve önceden yapıp soğuttuğumuz vanilyalı pasta kremasını her bir çiçeğin içine sıkıyoruz. Kestiğimiz üst tabakayı yine aynı şekilde üzerine kapatıyoruz.
  • İçleri krema ile dolmuş profiterollerin üzerine çikolata sosu döküyor üzerini çileklerle süslüyor ve buzdolabına kaldırıyoruz. Şimdi aklıma bir fikir daha geldi: Kremanın üzerine de çilekler koyduktan sonra üzerini kapatabiliriz.
  • Bir gece buzdolabında beklerse harika bir pasta olacaktır. Bu arada dikkat! Buzdolabındayken üzerini streç filmle kapatın ya da kapaklı bir kabın içine koyun ki çikolata sosu kurumasın...
  • Afiyet olsun...  

8 Haziran 2015 Pazartesi

KOLAY ÇİLEKLİ PASTA

İşte evdeki malzemelerle kolayca yapabileceğiniz bir pasta. Bazen insanın canı bir şeyler yapmak ister ama fazla da uğraşmaya niyeti yoktur. Ya da vaktiniz yoktur. İşte o zamanlarda şip şak yapabileceğiniz bir pasta bu. Görüntüsünün de albenisi var. Daha ne olsun...


MALZEMELER:
Kedi dili bisküvi
5 su bardağı süt
1 yumurta
3 tepeleme yemek kaşığı un
2 tepeleme yemek kaşığı nişasta
6 yemek kaşığı toz şeker
1 paket vanilin
1/2 kutu krema
1/2 paket çikolata sosu
Süslemek için çilek
YAPALIM:
  • Un, nişasta, toz şeker ve yumurta bir tencerenin içine alınır.
  • Üzerine yavaş yavaş süt ilave edilirken çırpıcı ile karıştırılarak topaklanmaması sağlanır.
  • Tencere ocağa konularak karıştırılmaya devam edilerek pişirilir.
  • Kaynadıktan sonra ocaktan alınır ve biraz ılınması beklenir. Ilınan karışıma vanilin ve krema eklenir.
  • Dikdörtgen kalıbın içi streç filmle kaplanır. Çıkarması kolay olsun diye kenarlardan biraz uzun bırakılır.
  • Kremadan tabana bir miktar yayılır. Üzerine sütle ıslatılmış kedi dili bisküviler konur. Ben süte bir miktar kahve de ekledim ki hafif bir kahve aroması olsun diye. Kenarlara ikiye bölünmüş çilekler yerleştirilir. 
  • Ortaya kremalı karışımdan dökülür. Kremalı karışımın çileklerin arasına girmesi sağlanır, böylece kalıptan çıkarılırken çilekler düşmez. Onun üzerine yine ıslatılmış kedi dili bisküviler yerleştirilir.  Biraz üzerine bastırılıp kremaya yapışması sağlanır. Bu şekilde buzdolabına kaldırılır.
  • 4-5 saat, ya da bir gece bekledikten sonra dikdörtgen bir tabağa, uzun bırakılmış streç film yardımı ile çekilerek ters çevrilmek suretiyle çıkarılır. 
  • Çikolata sosu üzerindeki tarife göre hazırlanır. Bunun yerine hazır çikolata sosları da kullanılabilir. Pastanın üzeri çikolata sosu ile süslendikten sonra çilekler de yerleştirilir. Bir saat kadar daha buzdolabında bekletildikten sonra servis edilebilir.


TAVUKLU BUĞDAYLI SALATA

  Bu sefer yaz merhaba partisinde kaç kere salata değişikliği yaptım bilmiyorum.Aslında ilk ve kesin kararım kerevizli patatesli salata idi. Ama kereviz bulamayacağım hiç aklıma gelmemişti. Bütün marketleri dolaştım ama sanırım artık kereviz zamanı geçmişti. O mu olsun bu mu olsun derken en sonunda tavuklu bir salata yapmaya karar kıldım. Hatta salatanın bir kısmını da yoğurtla karıştırmayıp nar ekşili yaptım, onu tarifini de ayrıca vereceğim.


MALZEMELER:
1 adet tavuk göğsü
1 su bardağı buğday
1 kutu mısır
1 su bardağı nohut
Nane
Dereotu
250 gr süzme yoğurt
2 diş sarımsak
2 yemek kaşığı krem peynir
YAPALIM:
  • Tavuk göğsü haşlanıp didiklenir.
  • Buğday sabahtan ıslatılır, 4-5 saat sonra haşlanır ve suyu süzülür. Haşladıktan hemen sonra suyunu süzmezseniz yumuşamaya devam edecektir.
  • Nohut da aynı bulgur gibi önceden ıslatılıp sonra haşlanıp suyu süzülür. Benim gibi önceden nohutu biraz fazla haşlamış ve derin dondurucuda bekletmişseniz onu da kullanabilirsiniz.
  • Didiklenmiş tavukları, haşlanmış nohut ve buğdayı bir kaseye koyun.
  • İçine ince kıyılmış nane ve dere otu ile bir kutu haşlanmış mısırı katın ve karıştırın.
  • Süzme yoğurdun içine rendelenmiş sarımsakları ve krem peyniri katıp karıştırın.
  • Hepsini bir araya getirin. Üzerine de kırmızı biberli yağ gezdirin, işte salatanız hazır.


5 Haziran 2015 Cuma

ELMAS KURABİYE

  6 gündür tarif yazmamışım. Ama gayet haklı sebeplerim vardı. Yeni bir yeğenim dünyaya geldi ve annesine yardım etmek üzere Ankara'dayım. Yani Deniz artık abla oldu. Doğum günlerinden ve değişik parti konseptli pastalardan Deniz'i biliyorsunuz. İşte artık o Deniz Abla... Gayet de başarılı bir abla oldu. Anne ve bebek bugün biraz normal düzenlerine döndüler gibi. Ben de günlerdir ilk defa bilgisayar başına oturuyorum ve hazırda yazıp da yarım bıraktığım bir tarifi veriyorum.  
  Çocuklardan söz açmışken çocukların çok sevdiği bir kurabiye tarifi vermek istiyorum. En çok da ortasındaki fındık ezmesine bayılıyorlar. Ben de günüm için kurabiye seçimini elmas kurabiyeden yana kullandım.Kenarını toz şekere bulayıp fırına verince pişen kurabiyeler pırıl pırıl parlıyorlar. Çok fazla vaktim olmayabilir. O yüzden hemen tarife geçiyorum. Bütün günlerim sona kaldığı ve misafirlerimin hepsini ağırlayıp buraya geldiğim için bir sürü menü birikti. En kısa zamanda bunlarla geri döneceğim.


MALZEMELER:
200 gr margarin tereyağı karışımı
1 yumurta
1 çay bardağı pudra şekeri
2-3 yemek kaşığı kakao
1/2 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
Un
YAPALIM:
  • Yumurta, pudra şekeri ve katı yağları bir yoğurma kabına alın ve karıştırın. 
  • Önce kakaoyu, sonra kabartma tozu ve vanilya ile karıştırılmış unu azar azar ilave ederek ele yapışmayan bir hamur elde edin. 1 saat kadar hamuru dinlendirin.
  • Dinlenen hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp yuvarlayın ve pişirme kağıdı serilmiş tepsiye yerleştirin. Ortalarına bastırarak oyuklar açın ve önceden ısıtılmış 170 derece fırında 20 dakika kadar pişirin.
  • Soğuduktan sonra ortalarındaki boşluğa fındık ezmesi sıkın.

Special design for Hayatın Kıvamı by GeCe