30 Eylül 2015 Çarşamba

3 YIL NASIL DA GEÇTİ...

   Dün biraz hareketli bir gündü. Aslında sabahtan aklımdaydı ama sonradan bugünü hatırlatmayı ve sizlere teşekkür etmeyi unutmuşum. Dün blogumda ilk tarifi yazmamın üzerinden tam 3 yıl geçmişti. Yani "Hayatın Kıvamı"nın doğum günüydü. 


  Bunu bahane edip bir pasta yapmayı ne kadar çok isterdim. Sanırım artık biliyorsunuz, en çok sevdiğim şey pasta yapmak. Ama böyle bir güne 2 haftadır bozuk olan fırınımla girdim. Aslında çok basit bir parçası değişecek ama sanırım dokuz günlük bayram tatilinin kurbanı oldum. Maalesef bayramı da fırınsız geçirmek zorunda kaldım.

   Dün benim için uzun süre unutulmayacak bir gün oldu. Çok güzel de bir hediye almış oldum ve Nurselin Mutfağı'na konuk olduğum bölüm televizyonda yayınlandı. Benim için çok onur verici bir gündü. Daha önce burada yayınladığım tariflerin birkaçını yaptık. Sanırım yaptıklarımız beğenildi ve güzel eleştiriler aldım. Orada kendimi yanlış ifade etmekten korkuyordum ama neyse ki alnımın akı ile bu işi de başardım. İnşallah bu çok sevdiğim hobimi daha uzun yıllar devam ettirebilir ve deneyimlerimi daha çok paylaşırım.


  Bugün durup da şu geçen 3 seneyi düşünüyorum da... Evimiz en çok sevdiğim yerinde, mutfağımda, en çok sevdiğim şeyleri yaparak başladım bu işe. Nasıl yaptığımı, o gün neler hissettiğimi, yemeklerimi yaparken neler yaşadığımı anlatmak istedim. Bu işin içinde olanlar bilir, yemeği yapmak bu işin bir yarısı ise onu resimleyip yazmak da diğer zor yarısı. Fotoğrafları çekmek, çekilen fotoğraflar arasında en iyisini seçmek, seçilen fotoğrafı düzenlemek ve yayınlanabilir hale getirmek... Bu kadarla da bitmiyor, tarifi herkesin anlayacağı bir şekilde yazmak, yazarken o yemeği düşüncelerde tekrar pişirmek... Yalnız bu da değil, o güne, o tarife nasıl başladığımı, o günkü hislerimi paylaşmak. Belki biraz dertleşmek... 

  Artık yavaş yavaş ailem de arkadaşlarım da bloguma alıştılar sanırım. Yemekten hemen önce ortadan kaybolmuşsam artık fotoğraf çektiğimi tahmin ediyorlar. Hatta ne kadar acıksalar bile fotoğraf çekildikten sonra yiyeceklerini biliyorlar. Ya da arkadaşlarım... Gün sofralarımız kurulunca benim kaydetmemi bekliyorlar. Hatta bazen günlerimizden hemen sonra neden bloga yazmadığımı soranlar oluyor. 

  Geriye dönüp bakınca güzel şeyler yaptığımı düşünüyorum. Ama en güzel yanı paylaşmak... Belki çok klasik olacak ama hayat paylaştıkça güzelleşiyor. İkramı seviyorum, sanırım çevremdekiler de benim ikramlarımı seviyor, bu da bana yeter. Gücüm yettiğince sevdiğim şeyleri yapmaya devam edeceğim. Hepinize destekleriniz ve güzel temennileriniz için teşekkürler...

28 Eylül 2015 Pazartesi

DR WHO KONSEPTLİ DOĞUM GÜNÜ (BEGÜM'ÜN DOĞUM GÜNÜ)

"Yine hazırlıklar şu kadar gün önceden başladı" diyemiyorum bu sefer ve diyemediğime de pişmanım. Çünkü her şeyin son güne kalması beni çok yordu. Ama klasik son: Bu kadar yorulduğuma değdi.

   Konsepti aslında geçen seneki doğum gününden sonra belirlemiştim. Yine internet araştırmaları ile başladık. Süslemelerin şekli şemali böylece ortaya çıktı. Bu arada pastayı da kararlaştırdım. Ama dediğim gibi bir takım aksilikler ve yapılması daha zorunlu olan şeyler yüzünden her şey son günlere kaldı. Sonuç yine son derece yüz güldürücü ve yaratıcı idi.

   Süslemelerin değişmez ismi yine Öykü idi, bu sefer de yanında Ece vardı. İki gün iki gece bir odadan çıkmayıp yaratıcılıklarını gösterdiler. İşte her doğum günü klasiği bayraklar. Ama her seferinde değişik ve güzel bir şekilde ortaya çıkıyor. Bu sefer bayraklar Dr Who'nun kıyafetlerinden oluşmuştu.

Papyon dizinin vazgeçilmezlerinden. O yüzden peçeteler papyon haline getirildi. Bardaklar süslendi.

Cupcake'lere de çok güzel sülemeler yaptılar. Bu arada cupcakeler damla çikolatalı, üzeri çikolata kremalı.

Konuşma balonları da harika olmuştu.

   Gelelim menüye... Başrol yine pastanın. Vanilyalı ve kakaolu pandispanya, fındık kremalı arasında fındık parçaları olan ara kreması, üzerinde gökyüzünden düşmüş izlenimi veren tardis.

Limon kremalı irmikli kurabiye...

Daha önceden tarifini verdiğim tupper pastası...

Mayalı poğaçalar...

Kısır...
Ağızda dağılıveren küp kurabiyeler ...
İçi kaşar peynirli dışı kadayıfa bulayıp kızartılmış patatesler...



19 Eylül 2015 Cumartesi

DAMLA ÇİKOLATALI CUPCAKE

   İznim bitti ve işe başladım ama ne başlayış, bugün nöbetçiyim. Sonrasında da bayram tatili olacak ama ben bugün çalışıyorum. Ama iyi ki de çalışıyorum, çünkü bu postu hazırlamıştım ama fotoğraflar da iş yerindeki bilgisayarımda kaldığı için yayımlayamamıştım. Bu sayede artık bloguma geri dönüş yapmış oluyorum.    
   Bu cupcakeler çok güzel olmuştu. Begüm'ün doğum günü menüsünden. Üzerlerini de çikolatalı krema ile süsledim. Hatta içine de şu yeni çıkan kurabiye çikolatalarından koydum. Sonuç harika.


MALZEMELER:
3 yumurta
1 su bardağı toz şeker
1 su bardağı süt
2/3 su bardağı sıvı yağ
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
4-4.5 su bardağı un
5-6 damla limon suyu
1 su bardağı damla çikolata
YAPALIM:
  • Yumurta ile şeker beyazlaşıncaya kadar çırpılır.
  • Süt ve sıvı yağ konularak çırpılmaya devam edilir.
  • Limon suyu eklenir.
  • Un, kabartma tozu ve vanilya yavaş yavaş eklenerek spatula ile karıştırılırken kıvamı kontrol edilir. 
  • Son olarak da damla çikolata konur.
  • Cupcake kaplarının içine 1/3'ü dolacak şekilde paylaştırılır. Kapların büyüklüğüne bağlı olmakla birlikte 16-17 adet çıkabilir.
  • Önceden ısıtılmış 170 derece fırında 20-25 dakika kadar pişirilir.

7 Eylül 2015 Pazartesi

LİMONLU EV KURABİYESİ

  Sonunda aylardır beklediğim tatil başladı. Bu arada blogu da boşlamak istemiyorum. Annemin yaptığı ev kurabiyesini ufak tefek değişiklikle limonlu hale getirmiştim ve onun tarifini vermek istiyorum. İşte ev kurabiyesinin limonlu versiyonu...


MALZEMELER:
125 gr margarin
1 yumurta
1 çay bardağı yoğurt
1 çay bardağı toz şeker
1 paket kabartma tozu
1 adet limon
Aldığı kadar un
YAPALIM:

  • Hamur yoğurma kabına oda ısısında yumuşamış margarin, toz şeker ve yoğurt konur.
  • Yumurtanın sarısı ayrılır, akı hamura ilave edilir.
  • Limonun kabuğu rendelenip sonrasında suyu sıkılır ve bunlar da eklenir.
  •  Kabartma tozu ve azar azar un eklenerek ele yapışmayan yumuşak bir hamur yapılır.
  • Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparılıp yuvarlanır ve pişirme kağıdı serilmiş tepsiye aralıklı olarak yerleştirilir. Üzerine ayırdığımız yumurta sarısı sürülür, önceden ısıtılmış 170 derece fırında üzeri kızarana kadar, yaklaşık 20-25 dakika pişirilir.

3 Eylül 2015 Perşembe

LİMONLU DONDURMA

   Sıcakların bitmesine az kaldı ama sanırım hala dondurma zamanı devam ediyor. İçinizi ferahlatacak bir dondurma tarifi var bugün. Yapımı da oldukça basit. Şimdi yapın akşama yersiniz...


MALZEMELER:
1 kutu krema
1 çay bardağı toz şeker
2 adet limon
2 dal taze nane
1.5 yumurta
1/2 paket bisküvi
YAPALIM:
  • Kremayı mikser yardımı ile koyulaşıncaya kadar çırpın ve buzdolabına kaldırın.
  • Yumurtaları çırpın. 1.5 yumurta biraz garip gelebilir ama bu malzeme ile bir baton kalıbı dolduracak kadar dondurmanız olacak, daha fazla yapmak isterseniz malzemeleri ikiye katlayabilirsiniz. 2. yumurtayı ayrı bir yerde biraz çırptıktan sonra yarısını kullanabilirsiniz. Kalan yarısını da omlet yaparak kullanırsınız.
  • Limon kabuklarını rendeleyin ve yumurtaların içine katın.
  • Şekeri de ekleyerek yumurtaları beyazlaşıncaya kadar çırpmaya devam edin.
  • Limon suyunu ekleyin ve biraz daha karıştırın.
  • Buzdolabına kaldırdığınız kremayı koyun ve katlayarak karıştırın.
  • Naneleri küçük parçalara bölüp ekleyin. Bisküvileri kırıp ekleyin.
  • Baton kek kalıbının içine streç film serin. Dondurmayı içine dökün ve üzerini yine streçle kapatıp buzluğa kaldırın. En az 4-5 saat sonra kalıptan çıkarıp keserek servis edebilirsiniz.

Special design for Hayatın Kıvamı by GeCe