31 Aralık 2015 Perşembe

ACIBADEM KURABİYELİ PASTA

   Bir yılın daha sonuna geldik, daha alışamadan bu yıl da bitti. Bugün akşama kadar çalıştığımızdan mıdır nedir hiç akşama yılbaşı gibi gelmiyor. Zaten öyle büyük bir hazırlık da olmayacak ama sanki bütün gece yiyecek bir şeyler olması gerekiyor gibi. Benim için önemli olan hepimizin bir arada olması. Güzel bir aile yemeği hazırlamak amacım. Ama yemekten sonra da ağzımızın tatlanması lazım değil mi? Benim gibi bu günü çalışarak geçirecekler için hızlı bir pasta tarifim var. Yapımı çok kolay. İçindeki acı badem kurabiyesi ve kuru yemişler de lezzetine lezzet katıyor. 
  

 Bu tarif yine instagramdan. Ama ilk defa yapışım değil. Altında hazır pişmiş bir kek olduğu için ilk denemelerimde oldukça kızaran hatta biraz da yanan bir pasta elde etim ama sonunda pişirme şeklini değiştirerek doğru lezzete ulaştım. O yüzden pişirme şekline mutlaka dikkat edin derim. Üstü bir miktar pişene kadar ısıyı üstten verip sonra da tam pişme için her iki taraftan ısıyı vererek pişirince bir sorun olmuyor. Denemek için önce markete uğramak şart, kurabiyesiz de olmaz. Malzelemeleri aynen uygulayın derim. Yeni yıl sağlık, mutluluk ve huzurla geçer inşallah.
MALZEMELER:
1 adet pasta altı
1 acı badem kurabiyesi
1 çay bardağı sıvı yağ
1 yumurta
1 çay bardağı toz şeker
1 çay bardağı fındık
1 çay bardağı ceviz içi
1 çay bardağı Hindistan cevizi
Pudra şekeri
YAPALIM:

  • Pasta altının yarısını kullanacağız. Önce yumurta ile toz şekeri beyazlaşıncaya kadar çırparak işe başlıyoruz.
  • Sonra rondada acıbadem kurabiyesini, fındığı ve cevizi incecik çekiyoruz, hem de karıştırmış oluyoruz.
  • Bu karışımı ve Hindistan cevizini yumurtalı şekerin içine ekleyip spatula ile karıştırıyoruz.
  • Sonra da hazır pasta altı kekinin üzerine düzgün bir şekilde yayıyoruz. Eğer büyüklüğü ayarlanabilir yuvarlak kek kalıbınız varsa çevresine sardıktan sonra üzerini sürebilirsiniz. Böylesi çok daha düzgün olacaktır. Yoksa da pek sorun olmaz.
  • Fırını 150 dereceye, yalnızca üstten ısı verecek şekilde ayarlıyor ve alt rafa yakın olarak 15 dakika pişiriyor, sonra ısıyı hem alttan hem üstten vererek ve pastayı da orta rafa alarak 10 dakika kadar daha üzeri tam pişene kadar çıkarmıyoruz.
  • Pişip soğuyan pastanın üzerini pudra şekeri serpiştirerek süslüyoruz.

29 Aralık 2015 Salı

TAHİNLİ CEVİZLİ KEK

   Tahinli bir kek yapıyoruz bugün. Tahinin çok faydalı bir besin olduğu için çocukların tüketmesi için değişik yollar aramaktayım. Çocuklarım küçükken bu işten biraz anlıyorum diye okuldaki beslenme listesini benim yapmamı rica ederlerdi. Ben de mutlaka bir güne tahin helvası koyardım. O zamanlar neden diye düşünen çok olmuştur herhalde. Ama tahinin en tatlı şekli helvası bence. Daha sonra da evde kalan helvalardan kekler, kurabiyeler yaptım.
   Neden mi tahini bu kadar önemsiyorum. Özellikle şu bol soğuklu ve hastalıklı havalarda vücudun bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Kemik gelişimine faydası var. Antioksidan bir madde ve anne sütünü attırıcı özelliği var. İdrar söktürerek idrardan toksinlerin atılmasını kolaylaştırıyor.


   Bu kekimizde de bolca tahin var, yerken biraz tadını hissediyorsunuz. Cevizle birlikteliği de harika. Akşam yanına da bitki çayı, ıhlamurla birlikte çok iyi gidecektir. Hasta olmayı beklemeyin, hasta olmadan önleminizi alın.

MALZEMELER:
3 yumurta
1.5 su bardağı toz şeker
1 su bardağı süt
1 çay bardağı tahin
1 çay bardağı ceviz içi
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
2.5 su bardağı un
YAPALIM:
  • Yumurta ve şeker beyazlaşıncaya kadar çırpılır.
  • Süt ve tahin eklenerek çırpılmaya devam edilir.
  • Un, kabartma tozu ve vanilya elenerek eklenir ve spatula ile karıştırılır.
  • Son olarak irice parçalanmış cevizler eklenir. Yağlanmış kalıba boşaltılır, önceden ısıtılmış 170 derece fırında 40-45 dakika pişirilir. İlk 30 dakika fırının kapağı açılmaz. Piştikten sonra soğumadan kalıptan çıkarılmaz.
  • Üzerini süslemek isterseniz 2 yemek kaşığı krema, 1 yemek kaşığı labne ve 2 yemek kaşığı pudra şekeri çırparak kullanabilirsiniz.

27 Aralık 2015 Pazar

ÇİKOLATALI UN HELVASI

   İçinde ne olduğunu tahmin etmek için düşündüğünüz şeyler var ya bu küçük toplar da öyle işte. Görüntüleri biraz truffle'ları andırıyor. Yediğiniz zaman kestane şekeri hissi veriyor. Bir o kadar da leziz şeyler. Üzerini kaplaması da size kalmış. İsterseniz çikolatalı bırakın, isterseniz fıstığa, fındığa ya da Hindistan cevizine bulayın. Dilerseniz daha minik yapın ki lokmalar küçücük olsun. 


MALZEMELER:
125 gr margarin
4 yemek kaşığı sıvı yağ
8 tepeleme yemek kaşığı un
1 su bardağı su
1 su bardağı toz şeker
100 gr bitter çikolata
Fındık ya da şam fıstığı
YAPALIM:
  • Toz şeker ve su karıştırılıp kaynatılır, şeker eriyip su bir kere tıngırdayınca ocaktan alınır.
  • Margarin ve sıvı yağ tencereye koyup eritilir.
  • Eriyince içine un ilave edilir ve kavrulmaya başlanır. 
  • Un kavrulup rengi değişmeye başlayınca şekerli su üzerine ilave edilir. Yine karıştırılır. Katı ve sıvı birbirine iyice karışıp helva haline gelince ocaktan alıp soğutulur.
  • Bu arada çikolata ben mari usulü eritilir. Fındık veya şam fıstığı dövülür.
  • Ilınınca yuvarlak şekil verilir. Önce erimiş çikolataya sonra fındığa veya fıstığa bulanır. Çikolatanın donması için pişirme kağıdı serili tabağa alınır. Şekli tamamen donunca servise hazırdır.

26 Aralık 2015 Cumartesi

PORTAKALLI HAVUÇLU KEK

   Evimizde bol vitaminli gıdalar bulunduralım, özellikle de havaların bu kadar soğuk gittiği bu aralar. Soğuklar hastalıkları iyiden iyiye arttırdı. Hasta olamamak için vücut direncimizi arttırmamız lazım. Bu da en güzel beslenme ile olur. Her türlü besinden yememiz gerekiyor. Bol bol da meyve tabii ki. Meyvelerden yapılmış tatlılara da hayır diyemeyiz. Hele bu kek gibi hem portakal hem de havuç varsa daha iyi olur. Portakalın en güzel zamanı, değerlendirmek lazım.


MALZEMELER:
3 yumurta
1 su bardağı toz şeker
2/3 su bardağı sıvı yağ
1 adet portakal
1 adet havuç
1/2 paket kabartma tozu
2-2.5 su bardağı un
YAPALIM:

  • Yumurta ile şeker beyazlaşıncaya kadar çırpılır.
  • Portakalın kabuğu rendelenir, sonra suyu sıkılır. Havuç rendelenir.
  • Portakalın suyu, kabuğu ve sıvı yağ eklenip çırpılır.
  • Un ve kabartma tozu elenerek eklenir ve spatula ile karıştırılır, son olarak rendelenmiş havuç ilave edilir.
  • Yağlanmış kalıba boşaltılır ve 170 derece önceden ısıtılmış fırında ilk 30 dakika fırının kapağını açmadan pişirilir. Pişirme süresi 40-45 dakika olabilir.

24 Aralık 2015 Perşembe

KIYMALI MAKARNA

   Böyle basit bir yemeğin de tarifi yazılır mı demeyin, değişik bir pişirme şekli ve lezzeti olduğu için yazıyorum. Klasik usulün tam tersi olarak pişiriyoruz, yani önce kıymalı harcı yapıp sonra makarnayı ekliyor ve pilav gibi suyunu çektiriyoruz. Böylece makarna o sosun lezzeti ile pişiyor. Bir de son dokunuş olarak kaşarı üzerine verince nefis bir şey çıkıyor ortaya...


MALZEMELER:
1 adet kuru soğan
2 diş sarımsak
300 gr kıyma
2 adet domates
1 yemek kaşığı biber salçası
3-4 yemek kaşığı sıvı yağ
Tuz
Karabiber
Kimyon
Kekik
Yarım paket düdük makarna
1-2 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
YAPALIM:
  • Tencerede sıvı yağı kızdırın ve kıymayı koyup kavurun.
  • Kıyma kavrulduktan sonra küçük doğranmış soğan ve sarımsağı ekleyin.
  • Soğanlar da sotelendikten sonra domatesi ve salçayı ekleyin. Baharatları koyup 3-4 su bardağı suyunu verin.
  • Suyun kaynamasının ardından makarnaları koyun ve ocağı kısıp makarnaların suyu tamamen çekmesini bekleyin. 
  • Makarnaların suyunu çekmesine yakın üzerine bolca rendelenmiş kaşar peyniri serpip tencerenin kapağını kapatın ve kaşarların erimesinin ardından hemen servise başlayın.

23 Aralık 2015 Çarşamba

UN HELVASI

   Geçmiş kandiliniz mübarek olsun. Hiç un helvası tarifi vermediğimi fark edince bu açığı da kapatalım dedim ve sade un helvası tarifi ile karşınızdayım. Daha önce bir de pekmezlisinin tarifini vermişim. O da değişik ve sağlıklı. Bundan sonra sırada çikolatalısı da var. En kalorilisinden. Şimdilik en basiti ve temeli ile burada...


MALZEMELER:
125 gr margarin
4 yemek kaşığı sıvı yağ
8 tepeleme yemek kaşığı un
1 su bardağı su
1 su bardağı toz şeker
YAPALIM:
  • Toz şeker ve su karıştırılıp kaynatılır, şeker eriyip su bir kere tıngırdayınca ocaktan alınır.
  • Margarin ve sıvı yağ tencereye koyup eritilir.
  • Eriyince içine un ilave edilir ve kavrulmaya başlanır. 
  • Un kavrulup rengi değişmeye başlayınca şekerli su üzerine ilave edilir. Yine karıştırılır. Katı ve sıvı birbirine iyice karışıp helva haline gelince ocaktan alıp soğutulur.
  • Ilınınca şekil verilir.

22 Aralık 2015 Salı

BULGUR KÖFTELİ ÇORBA

   Havalar ne kadar da soğuk gidiyor. Sabah kalktığımızda dışarıdaki ağaçların dalları toprak sanki üzerine kar yağmışcasına bembeyaz oluyor. Kırağı öğlene doğru biraz ortadan kalkıyor ama memleketimiz hala gündüz bile eksi değerli ısılarda pek kurtulamıyor. İki kat kazakları, pantolonların içine muz çorapları, başımıza şapkaları ve kaşkolları giyme zamanındayız. Eldivensiz ellerimiz bir şey tutamayacak kadar üşüyor. Bu kadar şiddetli soğuk olunca kendini koruyamayanlar ya da bağışıklık sistemi güçlü olmayanlar hemen kendini belli ediyor ve hastalıktan kurtulamıyorlar. İyi beslenmek güçlü olmanın en önemli yanı. Sıcacık bir çorba ile öğünü açmak da en güzeli. 


   Ben çorbalar içinde en çok tarhanayı seviyor ve öneriyorum. İçinde her şey var ve çok besleyici. Yapımı da kolay. Özellikle bugünler de bir gün daha fazla tarhana pişirin. Bugün tarifini vereceğim çorbada bulgur ağırlıklı olarak var ama köftelerin içine toz tarhana da koyuyor ve çorbamızı daha zenginleştiriyoruz. Tablet ya da toz değil, gerçek et suyu da katarsanız tam da bu soğuklara göre bir çorbanız olur. Şimdiden afiyet olsun.

MALZEMELER:
1 su bardağı ince bulgur
1 su bardağı su
1 yumurta
1 yemek kaşığı un
2-3 yemek kaşığı toz tarhana
Tuz
Karabiber
Nane
5 su bardağı et suyu
1 su bardağı haşlanmış nohut
1 adet kuru soğan
Sumak
1 yemek kaşığı biber salçası
1 yemek kaşığı domates salçası
YAPALIM:

  • Bulguru sıcak su ile ıslayalım ve kabarması için bekleyelim. Suyunu tamamen çekip yumuşayınca içine yumurta, un, tuz, karabiber ve kuru naneyi katalım. Tarhanayı da ekleyelim. Tarhananız eğer biraz iri granüllü ise elekten geçirerek ince kısımlarını koyun. Ama benimkisi gibi zaten gayet toz halinde ise elemenize gerek yoktur. 
  • Bütün malzemeleri karıştırıp yoğurarak birbirine katın ve sonra elinizi arada bir ıslatarak küçük köfteler yapıp yuvarlayın. Tüm bulguru bitirin.
  • Tencereye biraz sıvı yağ koyup küçük doğranmış soğanı öldürün. İçine salaları ilave edip kavurun. Nohutu ekledikten sonra su ve et suyu karışımını koyun, kaynasın.
  • Çorbanın suyu kaynayınca köfteleri de ekleyin, biraz da kuru nane koyup köfteler pişinceye kadar kaynatın.
  • Çorbayı servis ederken dilerseniz üzerine sumak da ekebilirsiniz.

21 Aralık 2015 Pazartesi

PEKMEZLİ VE KAHVELİ KUP

   Akşam yemeğinden sonra hafif bir tatlı olsun diyorsanız tercihiniz sütlü tatlılar olmalı. Yapımı da diğer tatlılara göre daha kolay olduğu için özellikle hafta içi seçimlerinde ideal bence. Ama hep aynı çeşidi yapmaktan sıkıldıysanız bu sefer de kahveli deneyebilirsiniz. Bir de içine şeker yerine pekmez katılınca daha bir değişik tat ortaya çıkacak. Alt katındaki bisküviler size kalmış. Onlarsız da olur...

  Yalnız şunu da belirteyim ki bu miktarlarla benim kup bardaklarımla 4 tane oldu. Bardaklarınızın büyüklüğüne göre değişebilir ama daha fazla yapmak için miktarları arttırmalısınız.

MALZEMELER:
1 yumurta
1 yemek kaşığı nişasta
1.5 yemek kaşığı tam buğday unu
1/2 çay bardağı pekmez
1 silme yemek kaşığı nescafe
3 su bardağı süt
1 yemek kaşığı margarin
1 paket vanilya
5 adet oreo
Fındık içi
YAPALIM:
  • Yumurtayı tencereye alıp çırpın. Göz göz olunca pekmezi ekleyin.
  • Nescafe, un ve nişastayı bir kaseye koyun ve sütün birkaç kaşığı ile iyice ezip karışmasını sağlayın. Bu karışımı yumurtalara ekleyip yine çırpın.
  • Son olarak kalan sütü dökün ve çırpma teli ile bir taraftan karıştırarak muhallebi gibi pişirin.
  • Kaynamaya başlayınca ocaktan alın ve içine margarini koyup eritin. Vanilya da ekleyin.
  • 4 adet kup bardağının dibine rondoda iyice un haline gelmiş oreoları paylaştırın. Üzerine muhallebiyi dökün. Üzerini de iri dövülmüş fındıkla süsleyin. Üzeri kurumasın diye streç filmle kapatın. Buzdolabında soğumaya bırakın. 3-4 saat sonra tatlınız hazır.

17 Aralık 2015 Perşembe

KITIR POĞAÇA

   Hafta sonu kahvaltısı için sıcacık bir poğaça tarifim var. Malzemeleri hazırlayın ve sabah çay suyunu koyduktan hemen sonra yapmaya başlayın. Merak etmeyin, çocukları keyfi gelip de sofraya oturana kadar hazır oluyor. Patatesi haşlamak yetişmez derseniz mikrodalgada da haşlayabilir, ya da kolay olsun diye içine peynir da koyabilirsiniz. Hepsi size kalmış. Sevdiklerinize güzel ve sıcak bir kıtırlık sunun bu hafta sonu...


MALZEMELER:
150 gr tereyağı
1 yumurta
1/2 çay bardağı sıvı yağ
3 yemeke kaşığı yoğurt
1 yemek kaşığı elma sirkesi
3 yemek kaşığı labne peyniri
1 paket kabartma tozu
1 tatlı kaşığı tuz
3-4 adet patates
Karabiber
Pul biber
Maydanoz
Nane
YAPALIM:
  • Patatesler haşlanıp çatalla ezilir, içine ince doğranmışmaydanoz, tuz, karabiber, pıl biber ve kuru nane konup karıştırılır.
  • Karıştırma kabına yumurtanın akı alınır. İçine oda ısısında yumuşamış tereyağı ile margarin karışımı, yoğurt, labne peyniri ve sıvı yağ konur.
  • Yavaş yavaş un ilavesi ile hamur yoğurulur. Yoğurulurken içine elenmiş kabartma tozu, tuz ve elma sirkesi de eklenir. Ele yapışmayan bir hamur elde edilir.
  • Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparılıp elde açılır ve içine patatesli iç koyup kapatılır, pişirme kağıdı serili tepsiye yerleştirilir.
  • Üzerine kalan yumurtanın sarısı sürülür ve ısıtılmış 170 derece fırında pişirilir.


TARAK TATLISI

   Evet ismini yanlış okumadınız, bu bir tarak tatlısı. Çünkü tarakla yapılıyor, bildiğimiz saç tarağı ile. İlk duyduğum ve gördüğümde bana da tuhaf gelmişti. Ama yaparken hiç de öyle olmuyor, burada tarak tatlımızın o güzel şeklini oluşturmak için harika bir alet haline geliyor. Tabi hiç kullanılmamış olması doğal olarak önemli. Hatta iki kere tatlı yaptıktan sonra bu tarak da tıpkı çatal kaşık gibi bulaşık makinasında yerini aldı artık. 


   Bu tatlıya internette çok fazla rastlamıyorsunuz. Ben de tamamen tesadüf olarak gördüm. Nurselin Mutfağı'na gittikten sonra alışkanlık oldu, o gün neler yapıldı diye hep bakıyordum. Benden 10 gün kadar sonra yine bir Kastamonulu olduğunu görünce neler yaptığına bakayım dedim. Diğerleri bildiğimiz şeyler ama tarak tatlısı diye bir şeyden söz ettiklerini görünce merak ettim. Ayrıntılı olarak tüm tarifi izledim. Oldukça değişik ve görsel olarak da hoşuma gitmişti. Bir gün çarşıda aklıma geldi ve tarak aldım, tabii ki de hiç vakit kaybetmeden deneme yaptım. Un miktarını da sizin için ölçerek koydum, sırf "aldığı kadar" dememek için. Sonuç bir harika oldu. Şerbeti tamamı ile çekti. İçindeki cevizi, üzerindeki bademi ile enfes oldu. Fazla söze gerek yok, deneyin derim.


MALZEMELER:
1 yumurta + 1 yumurta akı
1 çay bardağı irmik
1 çay bardağı pudra şekeri
1 çay bardağı yoğurt
1 çay bardağı sıvı yağ
1 çay bardağı Hindistan cevizi
70 gr tereyağı
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
7-8 çay bardağı un
1 su bardağı ceviz içi
ÜZERİ İÇİN:
1 yumurta sarısı
1 yemek kaşığı sıvı yağ
1 çay bardağı badem içi
ŞERBETİ İÇİN:
4 su bardağı şeker
4.5 su bardağı su
Limon suyu
YAPALIM:

  • Şerbeti için su ve şeker tencereye koyulur, karıştırılarak erimesi sağlanır. Sonra kaynatılır. Göz göz olunca ocaktan alınıp 3-5 damla limon suyu damlatılır ve soğumaya bırakılır.
  • Badem içleri sıcak suya konur ve yumuşayınca kabukları soyulur.
  • Yumurta, yumurta akı ve pudra şekeri çırpma teli ile çırpılır.
  • Yoğurt ve sıvı yağ ilavesi ile çırpmaya devam edilir.
  • İrmik, Hindistan cevizi ve oda ısısında yumuşamış tereyağı konulup un ilavesi ile yoğurulmaya başlanır.
  • Un azar azar eklenirken vanilya ve kabartma tozu da elenerek ilave edilir.
  • Ele yapışmayan bir hamur elde edilir.
  • Hamurdan yumurta büyüklüğünde parça koparılır. Elde uzunlamasına yuvarlanır. Kullanılmamış bir saç tarağının üzerinde bastırılarak yassılaştırılır. İrice dövülmüş ceviz içi konularak uçları birleştirilir. Taraktan ayrılarak iki ucu bir araya getirilir ve Yağlanmış tepsiye yerleştirilir.

  • Tüm hamurun şekil verme işlemi bitince üzerine sürmek için yumurta sarısı ile sıvı yağ karıştırılır, fırça yardımı ile sürülür. Ortasına birer tane soyulmuş badem konur ve ısıtılmış 180 derece fırında pişirilir. 
  • Pişen tatlı fırından alınıp sıcakken üzerine soğumuş şerbet dökülür. Bir gec bekletilirse şerbeti çok daha güzel içecektir. Şerbeti kolay alması için önce her bir tatlının üzerine kaşık kaşık dökülür, sonra kalan şerbetin tamamı tepsiye boşaltılır.



16 Aralık 2015 Çarşamba

FINDIK KREMALI KURABİYE

   Bir iş bu kadar aksi gidebilir mi, meğerse ki gidermiş. Doğumdan sonra eve çıkar çıkmaz geçmiş olsuna gitmeyi planlamıştım ama maalesef üçüncü haftada ancak gidebildim. Üstelik her seferinde niyetlenip birşeyler yapmaya kalkışıp aksilikler olunca neredeyse pes etmek üzereydim. İlk hafta eskiden beri yaptığım elmalı kekten yapıp götürmek istedim, içi çiğ kaldı. Başka bir gün niyetlendim, felaket bir kar yağışı oldu. Geçen hafta gidecektim, Ankara'ya yolculuk yaptık. Bu hafta kesin kararlıydım. Hemen kurabiyeyi yoğurdum. Neyse ki bu sefer kıyır kıyır bir kurabiye ile biraz geç vakitte de olsa gitmeyi başardım. Çatık kaşlı, minicik suratlı bir bebekle karşılaştım. İnşallah kurabiyeleri yeyince annesinin bol bol sütü olur da bu küçük bebek bir an önce büyür.


MALZEMELER:
100 gr margarin+tereyağı
1 çay bardağı sıvı yağ
1 yemek kaşığı yoğurt
1 çay bardağı pudra şekeri
2 yumurta
1 paket vanilya
1 tatlı kaşığı kabartma tozu
1 tatlı kaşığı limon suyu
Fındık
Çikolatalı fındık kreması
3-3.5 su bardağı un
YAPALIM:
  • Yumurta sarıları ile pudra şekeri çırpma teli ile çırpılır. Yoğurt, limon suyu ve sıvı yağ eklenir.
  • Oda ısısında yumuşamış margarin ve tereyağı karışımı eklenip yoğurulur.
  • Un, kabartma tozu ve vanilya karışımı azar azar eklenip ele yapışmayan bir hamur yapılır. 
  • Cevizden biraz büyük parçalar koparılıp elde yassılaştırılır ve içine 1 çay kaşığı fındık kreması koyup kapatılır ve yuvarlanır. Çırpılmış yumurta akına ve sonrasında dövülmüş fındığa batırılır.
  • Pişirme kağıdı serili tepsiye yerleştirilir. Önceden ısıtılmış 170 derece fırında pişirilir.

15 Aralık 2015 Salı

KAPALI PİZZA

   Hızlandırılmış bir videoda gördüm bu pizzayı. Aslında bir reklamdı. Sanırım bu mayalı hamurlar hazır olarak satılıyor ve kutuların içinden direkt çıkararak kullanıyorsunuz. Büyük bir rahatlık aslında. Özellikle de bir türlü mayalı tarifleri tutturamayanlar için çok pratik. Bizim tarifimizde ise her şeyin miktarı var, bir tek un dışında. Kızanları duyar gibi oluyorum. Ama maalesef unu ölçmeye fırsatım olmadı. Tekrar yaptığımda mutlaka unu da ölçeceğim. Videoda gördüğüm kadarını, biraz da kendim bir şeyler katarak tarif haline getirdim. Pek güzel oldu. Hele ki tepsiyi masanın ortasına koyup elinizle parçaları kopararak yemek çok zevkli. Kaşarların uzamasını görmeniz lazım, müthiş iştah açıcı bir görüntü...


MALZEMELER:
2 su bardağı süt
1/2 çay bardağı sıvı yağ
1 yumurta + 1 yumurta sarısı
1 paket maya
1 tatlı kaşığı toz şeker
Tuz
Karabiber
Kekik
Aldığı kadar un
1/2 paket margarin
Sucuk
Kaşar
Domates
Yeşil biber
YAPALIM:
  • Ilık süt ve şekerle birlikte mayayı eritin ve biraz kabarması için bekleyin.
  • Yumurta, sıvı yağ ve sonrasında azar azar un ilavesi ile yumuşak bir hamur yapın. Yoğurduğunuz kaptan ayrılmaya başlar başlamaz un ilavesini bırakın ve biraz daha yoğurup mayalanması için üzerini örtün.
  • Kaşar, sucuk, domates ve biberleri dilimleyin. Biber ve domatesleri tuz, karabiber ve kekikle harmanlayın.
  • Hamur iki katı kabarınca içinden yumurta büyüklüğünde parçalar koparıp oda ısısında yumuşamış margarinden birer tatlı kaşığı kadar koyup yuvarlayın. Tüm hamur bitene kadar bu işlemi tekrarlayın.
  • Yuvarlak fırın kabını yağlayın. Her bir yuvarlağı avucunuzda açıp içine bir dilim kaşar, üzerine bir dilim sucuk, domates ve birkaç parça biber koyup kapatın ve yine yuvarlayın. Aralıklı olarak tepsiye dizin. 

  • Bütün hamurların içini doldurup tepsiye dizdikten sonra aralarına da birer sucuk veya salam koyun. Üzerine bir kaşık sıvı yağ ile karışmış yumurta sarısı sürün.
  • Biraz tepsi mayası için bekleyin. Tepside biraz kabaran hamurların üzerine bolca rendelenmiş kaşar peyniri serpin ve önceden ısıtılmış 180 derece fırında pişirin. 

14 Aralık 2015 Pazartesi

GELİN ÇANTASI

   Haftaya tatlı bir başlangıç yapalım. Yine yetmeyen ve çabucak bitip tükenen ama yine nispeten oldukça verimli bir hafta sonunun ardından biriktirdiğim tariflerle buradayım. Farklı isimler de veren olmuş bu tatlıya. Ama ben yine de ilk duyduğum adı ile yayınlıyorum. Bilinen tariflere yeni bir sunumla ortaya çıkmış. İşin esası kakolu bir pankek. Biraz küçük yapılmış. İçine çoğunlukla krem şanti kullanılmış ama benim özellikle cupcakelerin üzerine kullandığım ve kıvamı hiç bozulmayan kremayı kullandım bu tarifte. Sadece bir önerim olacak, aynı gün tüketilmesi gereken bir tatlı olduğunu ne olur unutmayın. Bekledikçe pankekler sertleşiyor ve bütün emekleriniz boşa gidiyor. Benimkiler ilk gün çok fazla tüketilmeyince başıma geldiğinden biliyorum.


MALZEMELER:
1 su bardağı süt
1 su bardağı un
2 yemek kaşığı kakao
1 yumurta
1 yemek kaşığı toz şeker
1 yemek kaşığı sıvı yağ
1/2 paket kabartma tozu
1/2 paket vanilya
1 portakal kabuğu rendesi
1 fiske tuz
KREMA:
1 kutu krema
1 paket krem şanti
1 yemek kaşığı bal
Hindistan cevizi

YAPALIM:
  • Önce kremasını yapın, dolapta beklesin. Bunun için krema ile toz krem şantiyi çırpın. Çırparken içine bal da ilave edin. Koyulaşınca krema hazırdır.
  • Malzemelerin tamamı mikserle veya elde çırpıcı ile pürüzsüz olacak şekilde karıştırılır.
  • Tavayı ısıtın ama ısıtırken sıvı yağ kullanmayın. Tavanın ortasına kepçeyle, önceki yaptığınız pankeklerden daha a olacak şekilde karışımdan dökün. Çünkü biraz daha küçük pankekler yapmamız gerekiyor. Dökerken aynı noktadan akıtarak yapın ve bir daha dokunmayın.
  • Ocağınızın altı çok harlı yanmasın. Keke hiç dokunmayın, bir süre sonra üzerinde baloncuklar oluşacak ve göz göz olacaktır, o zaman ters çevirin. 
  • Diğer tarafı da kızardığı zaman pankekinizin biri hazırdır.
  • Pankeklerin yarısına krema koyup ikiye katlayın ve kremanın gözüken kısmını hindistan cevizine batırın. Biraz buzdolabında beklesin, sonra afiyetle yiyin.

10 Aralık 2015 Perşembe

YİNE BİR GÜN YENİ BİR GÜN

   Karlar bastırmadan önce son günlerden biriydi. İyi ki de o zaman gitmişiz. Şimdi bunca kardan sonra Kuzeykent'e biraz zor çıkardık diye düşünüyorum. Gayet sakin bir gündü. Erkenden gittik, hatta acaba biraz oyalansak mı diye de düşündüm yolda. Ama artık hava erken karardığı için gezmelere erken başlamakta fayda var. Tabii bizim Serpil her şeyi erkenden hazırlamış, hatta soframızı bile kurmuştu. Bir de sıcak, taze çay, başka ne isteriz ki.


   Bizim için görseli çok iyi bir köşede hazırlık yapmıştı. Zaten evin hemen hemen her duvarında böyle güzel resimler asılı. Çünkü eşi Hüseyin Bey harika puzzle'lar yapıyor. Bu duvardaki küçük boyutlardan biri. Üstelik her bir puzzle o odanın konseptine de uygun yapılmış. Mutfaktaki ile oturma odasındaki birbirinden tamamen farklı. Hele bir de son olarak bitirdiği bir Venedik resmi var ki harika.
   Mutfağın bu köşesi hem bu güzel sofra için hem de sohbet için çok uygundu. Bu sefer  salatalardan başlıyorum. Neden mi çünkü ilk olarak salatanın fotoğrafını çekmişim de ondan. İlk salatamız şehriyeli salata.

Neden ilk diyorum, çünkü bir salata daha var: Gerçek çerkez tavuğu. Ben yalancısıyım, Serpil öyle söyledi.

Tuzlulardan devam, peynirli çörek.

İşte benim için bu sofranın favorisi: Kıymalı börek. Sanırım Öykü de aynı fikirdeydi ve bundan epey yedi.

Önceki yediklerime göre biraz büyük, biraz sosu az ama kendileri imam sarığı oluyorlar.

Tarçınlı kurabiye.

Turşu ve yaprak sarması artık bazı sofraların rutinlerinden...

Bir de çok güzel süslenmiş kuru biber dolması. Ama o kadar çok çeşit var ki insan hepsini birden tadamıyor.

   Sohbetlerin güzelliğinden midir, çayın tazeliğinden midir, yoksa yapılan çeşitlerin lezzetinden midir bilmiyorum ama böyle zamanlarda içtiğim çayın haddi hesabı olmuyor. Hesabını da tutamıyorum, yeter artık da diyemiyorum. Neredeyse sofradan kalkana kadar, hatta bazen kalktıktan sonra da bir tane keyif çayı içip duruyorum. Sebep ne olursa olsun haftaların yorgunluğu, günlerin stresini o sofralarda bırakıp rahatlamış bir şekilde evimize geri geliyoruz. Bunu hangi terapist bu kadar iyi yapabilir ki?

9 Aralık 2015 Çarşamba

HAVUÇLU SALATA

   Bu salatayı Ayşe'deki günümüzde yemiş ve çok beğendiğim için ilk yapılacaklar listesine almıştım. Kolay bir tarif olduğundan ilk fırsatta denedim. Yapılışı kolay, malzemeleri kendi isteğinize göre değiştirebilirsiniz. Patlıcanı çok seviyorsanız miktarını arttırabilir, dilediğinizi azaltabilirsiniz. Ama bu salatayı daha da güzelleştiren şeyin közlenmiş biber ve patlıcan olduğunu unutmayın. 


MALZEMELER:
3  havuç
2  kırmızı biber
1 patlıcan
1 su bardağı yoğurt
2 diş sarımsak
2 yemek kaşığı mayonez
Tuz
YAPALIM:

  • Kırmızı biber ve patlıcan közlenip kabuğundan ayrılır ve bıçakla ince doğranır.
  • Havuçlar rendelenip 1-2 yemek kaşığı sıvı yağ koyularak tavada öldürülür.
  • Yoğurt ( süzme olursa daha iyi olur), rendelenmiş sarımsak ve mayonez karıştırılır.
  • Havuç, kırmızı biber ve patlıcan karıştırma kabına alınır, tuz ekildikten sonra yoğurtlu karışım da koyularak karıştırılır. Sonra servis tabağına alınır.

3 Aralık 2015 Perşembe

LAZANYA

Bu gece çok güzel bir kar yağdı. Sanırım bu sene kış biraz erken geldi. Bakalım devamı nasıl olacak. Aslında bu havalarda sıcak bir çorba, arkasından da lazanya fena olmaz herhalde. Bu miktarlarla 5-6 kişiye yeterli olacaktır. Dilerseniz bir paketin tamamını da kullanabilirsiniz. Tabii miktarları arttırarak...


MALZEMELER:
1/2 paket lazanya ( yaklaşık 14 adet)
5 su bardağı süt
50 gr tereyağı
5 tepeleme yemek kaşığı un
Tuz
Karabiber
1/2 çay kaşığı muskat
300 gr kıyma
1 adet kuru soğan
1 yeşil biber
1 kırmızı biber
1 yemek kaşığı salça
Kekik
1 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
YAPALIM:

  • Tavaya biraz sıvı yağ koyup önce yemeklik doğranmış soğanı, küçük doğranmış biberleri öldürün.
  • Sonra kıymayı ilave edin, kıyma da kavrulunca tuz, karabiber ve kekik koyup ocaktan alın.
  • Beşamel sosu için tencerede tereyağını eritin, unu koyup kavurun.
  • Un kavrulunca sütü ekleyin, çırpma teli ile karıştırarak pişirin. Kaynamaya başlayınca ocaktan alıp tuz, karabiber ve muskatı ilave edin.
  • Isıya dayanıklı bir cam kabı sıvı yağ ile yağlayın, beşamel sostan biraz koyun ve tabana yayın. Üzerine lazanyaları dizin. Lazanyanın üzerine beşamel sosu her tarafını kaplayacak şekilde sürün. Onun üzerine kıymalı harçtan bir miktar koyun. Üzerine yine lazanya yaprakları dizin. Yine beşamel sos, üzerine kıymalı harç koyarak devam edin.
  • En son olarak beşamel sos  sürülmüş lazanyaların üzerine rendelenmiş kaşar peyniri serpin ve 180 derece fırında 20-30 dakika kadar pişirin.
  • Fırından çıkardıktan sonra bir süre dinlenmeye bırakın, 15-20 dakika sonra keserek servis etmeniz daha kolay olacaktır.

1 Aralık 2015 Salı

JÖLELİ KUP

   Şimdilerde en kolay bulunan meyveler portakal, mandalina ve nar. Nasıl yazın çilekle tatlı süslemeleri güzelleşiyorsa kışın da narla çok güzel oluyor. Bu sefer biraz kolaya kaçarak jöleyi hazır alıp yaptım tatlımı. Ama tabii ki dileyenler jelatinle de hazırlayabilirler. Bir de benim hazır jelatin bulmam biraz güç olduğu ve şeklini görür görmez yapma isteği içinde olduğum için acil denemelerimden bir oldu. Benim gördüğüm sadece yan yatmış bardaklar ve üç renkli tatlı idi. Jöle kırmızı çok daha iyi görünüyor. Buna yakışan pembelik de kış ayında ancak nardan olabilirdi. Gerisi de ardı ardına geldi ve çarpıcı bir tatlı oldu. Bir diğer alternatif sarı renkli jöle, portakal veya mandalinalı ve beyaz muhallebi de olabilir. Neden olmasın...


MALZEMELER:
1 paket vişneli jöle
5 su bardağı süt
2 yemek kaşığı un
3 yemek kaşığı nişasta
6 yemek kaşığı toz şeker
1 adet nar
1/2 kutu krema
YAPALIM:
  • Öncelikli olarak jöleyi üzerindeki tarife göre yapın ve kup bardaklarına boşaltın ve donması için buzdolabına kaldırın. Biraz şekilli olması için bardakları eğik olarak bir kenarda soğutun, şekil alana kadar da öyle kalsınlar.
  • Jöle donduktan sonra un, nişasta ve şekeri bir tencereye alın, üzerine sütü yavaşça ekleyin ve çırpma teli ile karıştırın. Karıştırmaya devam ederek pişirin. Kaynamaya başlayınca ocaktan alın.
  • Muhallebinin yarısına narın suyunda sıkarak ilave edin. Biraz renginin pembeye dönmesi yeterli olur, çok fazla ilave ederseniz kıvamı değişir. Bardakları artık düz vaziyette tutup önce bu pembe muhallebiyi paylaştırın, 
  • Kalan yarısına da krema koyup çırpın. Diğer muhallebinin üzerine de bunu dökün. Üzerini kalan nar taneleri ve fıstıkla süsleyebilirsiniz. 

LİMON KREMALI PASTA

   Pasta güzeldi, tadı güzeldi ama fotoğraf çok kötü çıkmış. Ne yaptıysam bir türlü daha güzel hale getiremedim. Ama tarifi de vermek istiyorum. En kısa zamanda yeniden yapıp fotoğrafını çekmeye söz vererek yayınlıyorum. İşte ortasındaki mayhoş, limonlu kreması ile pastamız:


MALZEMELER:
1/3 su bardağı limon suyu
3/4 su bardağı toz şeker
1 yumurta
90 gr tereyağı
1 portakal kabuğu rendesi
1 limon kabuğu rendesi
2 yemek kaşığı karamel sos
YAPALIM:
  • Limon suyunu sıkıp tencereye alalım, içine toz şeker ilave edip ısıtalım. Karıştırarak şekerin erimesini sağlayalım.
  • Şeker eriyince başka bir kaba kırdığımız yumurtayı çırpalım ve şekerli limon suyunu bunun üzerine akıtırken çırpmaya devam edelim ki pişmesin. Sonra bu karışımı yeniden tencereye alalım. İçine limon ve portakal kabuğu rendesini katalım.Sonra çırpma teli ile karıştırarak muhallebi gibi pişirelim.
  • Kaynayınca ocaktan alıp biraz soğuması için 5 dakika bekleyelim. Oda ısısında yumuşamış tereyağını koyup bir süre çırpalım. Sonra da karamel sosu ekleyelim.
  • Yaptığımız kremayı biraz soğutalım, sonra pasta katları arasına sürebiliriz. 
  • Bu miktarla ancak bir kata krema sürebilirsiniz. Ama limon tadı olduğu için bu kadarı yeterli olacaktır. Alt kata cupcakelerin üzerine yaptığım, krema ve krem şantiyi çırparak elde ettiğim beyaz krema, ikinci kata limonlu krema sürüp pastanın üzerini de ganajla kaplayabilirsiniz. İçindeki limonu çağrıştırmak için de şeker hamurundan hazırladığım limon dilimleri çok değişik bir süsleme oldu. Yine sarı renkteki  süsleme glazürü  de rengi tamamladı.

Special design for Hayatın Kıvamı by GeCe