29 Şubat 2016 Pazartesi

MELİKE 2016

  Yine güzel bir sofra sunumu ile karşı karşıyayız. Bu sofraya otı-uralı uzun zaman olduğu için ayrıntıları çok fazla hatırlayamıyorum. Ama o kadar özenli bir sofra ki ayrıntılı fotoğrafları da vermeden geçmek istemedim.


Ispanaklı gül böreği...

Mayalı boş poğaçalar ama yanında peynir, domates ve de acılı domates sosu ile birlikte...

İki çeşit kurabiye tatlı menüsünden...

Tel şehriye salatası...

Mercimek köftesi...

Çörekler...

Şerbetli ve sütlü tatlı...

28 Şubat 2016 Pazar

VİŞNELİ AYVA TATLISI

   İlk defa ayva tatlısını bu kadar kırmızı  yapmayı başardım. Her zaman için gıda boyası kullanmak istemediğim için ayva tatlılarını bir türlü kıpkırmızı yapamıyordu. Her ne kadar içine çekirdeğini koysam da bu kadar kırmızı boyama ancak boya ile oluyor. Vişne ile ayvayı pişirmek fikrini görünce hemen uygulamak istedim. Artık ayvalar da bitti bitecek. Elimizi çabuk tutmak lazım. Hazır üzerimdeki uyuşukluğu atmışken de hemen tarifi yazmak istedim.


MALZEMELER:
3 adet ayva
1 su bardağı toz şeker
1 kavanoz vişne konservesi
2 adet tarçın
4-5 adet karanfil
2 adet zencefil
1 paket krem şanti
YAPALIM:
  • Ayvaların kabuklarını soyup çekirdeklerini çıkarıyoruz. Ben yapmadım ama sonradan pişman oldum, her birinin tabana gelen yerini düzlemek için de ince bir dilim çıkarıyoruz. Böyle yaparsanız tabanı düzeleceği için düzgün durur, yoksa sallanıyor.
  • Tencereye yerleştirip toz şekeri içlerinin oyuk olan kısmına paylaştırın. 
  • Çubuk tarçın, karanfil ve zencefili varsa kapaklı bitki çayı topunun içine veya gazlı beze koyup tencereye koyun. Vişne konservesini tencereye boşaltın. Suyu az ise 1 çay bardağı kadar su da ilave edin. 
  • Ayvalar yumuşayıncaya kadar tencerenin kapağı kapalı olarak kaynatın. Ayvaların içindeki şeker eriyince arada bir ayvaları ters yüz edin. Böylece her tarafları tamamen kırmızı olsun. Ayvalar yumuşadıktan sonra tencerenin kapağını açıp içindeki suyun buharlaşmasını sağlayın.
  • Ayvalar pişerken krem şantiyi  üzerindeki yazılı süt miktarını biraz azaltarak hazırlayın ve buzdolabına koyun.
  • Ayvaların suyu iyice azalıp koyulaşınca servis tabağına alın. Ilınınca buzdolabında soğutun. Soğuyunca üzerine krem şantiyi sıkma torbası yardımı ile şekilli olarak sıkın. Bu arada tenceredeki vişneler de soğumuşsa üzerini bununla süsleyin. Yine buzdolabına kaldırın. Birkaç saat sonra servisinizi yapabilirsiniz.


25 Şubat 2016 Perşembe

TAVUKLU LAZANYA

  Güzel ve hafif bir lazanya tarifi keşfettim. Tavuklu yapma fikrini instagramdan aldım, sonra da kendi tecrübelerimle tavuklu ara katını hazırladım ve lazanya haline getirdim. Sonuç güzel olmasa zaten asla paylaşmazdım. Ama lazanyamın başına çok kötü bir şey geldi. Neyse ki bir akşam yedikten sonra oldu. Ertesi gün işyerinde öğlen yemek için götürdüğümde bıraktığım yerden kayıp düşünce tabakla birlikte tuzla buz oldu. Nazardır deyip geçtik artık. Ne yapalım kısmet değilmiş. 


MALZEMELER:
1 paket lazanya
1 adet tavuk göğüs eti
1 adet kuru soğan
2 diş sarımsak
1 adet kırmızı biber
300 gr mantar
1 yemek kaşığı biber salçası
Sıvı yağ
Tuz
Karabiber
Kimyon
Kekik
1 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
BEŞAMEL SOS İÇİN:
1.5 lt süt
6 yemek kaşığı (tepeleme) un
7-8 yemek kaşığı margarin
Tuz
Karabiber
1 tatlı kaşığı muskat
YAPALIM:
  • Tavada sıvı yağ kızdırıldıktan sonra soğan, minik doğranmış sarımsak ve kırmızı biber sote edilir.
  • Mantarlar eklenir. Önce suyunu salacak, sonra çekecektir. Suyunu çekince küçük kuşbaşılık doğranmış tavuk etleri eklenir. 
  • Tavuk da pişince salça konur, baharatlar eklenir ve biraz karıştırılıp ocaktan alınır.
  • Beşamel sos için margarin eritilir, un kavrulur, süt eklenip devamlı karıştırılarak pişirilir. Muhallebi kıvamına gelip kaynayınca ocaktan alınıp tuz, karabiber ve muskat konur.
  • Fırına dayanıklı cam kabın tabanına beşamel sosdan biraz konur. Üzerine lazanya yaprakları dizilir. Lazanyaların üzerine beşamel sos her tarafına sürülür. Üzerine tavuklu harçtan konur. Üzerine lazanya yaprakları dizilir. Yine beşamel sos, tavuklu harç sırasıyla konularak 5 kat yapılır. Beşinci lazanya katını koyduktan sonra üzerine beşamel sos sürülüp kaşar peyniri serpilir ve 170 derece fırında kaşarlar kızarıncaya kadar 20-30 dakika pişirilir.
  • Servis etmek için biraz ılınması beklenir, yoksa dilimlenmesi mümkün olmaz.

24 Şubat 2016 Çarşamba

MOZAİK TABANLI TAVUK GÖĞSÜ

   Misafirlerime hafifi bir tatlı olarak bunu yaptım. Normalde hazır sosları, pudingleri sevmem ama bu sosun tadı çok güzel olduğu için ara sıra kullanıyorum. Özellikle sütlü tatlılara güzel bir serinlik hissi veriyor. 


   Tatlının fikrini mutfak sırlarından aldım. Ama orada hazır tatlılarla yapımı gösterilmişti, üzerinde de çikolatalı sos vardı. Bu şekilde bir kez yaptım.Bence çikolatalı sos kullanmak tatlıyı biraz ağırlaştırıyor. Bu sosla daha fresh bir tat oluyor. Yani değişik bir fikre kendi dokunuşlarımı katarak size sunuyorum. Yapımı kolay olduğundan mutfakta özel bir ustalık gerektirmiyor. İlgilenenlere duyurulur.

MALZEMELER:
1 paket petit beurre bisküvi
3-4 yemek kaşığı kakao
125 gr margarin
1 çay bardağı pudra şekeri
3 yemek kaşığı süt
Muhallebisi İçin:
125 gr margarin
1 su bardağı un
1 yemek kaşığı nişasta
1.5 su bardağı toz şeker
1 lt süt
1 paket vanilya
1 limon kabuğu rendesi
1 paket orman meyveli sos
YAPALIM:
  • Margarini eritin, kakaoyu eleyip birlikte çırpma teli ile karıştırın.
  • Pudra şekerini ekleyip çırparak birbirine iyice karıştırın. Sütü de ekleyin.
  • Bisküvileri irice kırarak içine katın ve karıştırıp bütün sosa bulanmasını sağlayın. 
  • Fazla beklemeden kelepçeli kalıbın tabanına bu karışımı yayın ve üzerini düzeltin. Düzeltirken ellerinize yapışmasın diye streç film kullanın. Kalıbın tüm boşluklarını mozaik taban ile kaplayın.
  • Tavuk göğsü için margarini eritin. Un ve nişastayı ekleyip kavurun.
  • Un kavrulunca sütü ekleyip çırpma teli ile karıştırın. Şekerini de koyup devamlı karıştırarak pişirin. Pişirirken limon kabuğu rendesini de ekleyin.
  • Kaynamaya başlayınca ocaktan alıp vanilyayı karıştırın ve mozaik tabanın üzerine dökün, üzerini düzeltin. Soğumaya bırakın.
  • Orman meyveli sosu üzerindeki tarife göre hazırlayın.
  • Tavuk göğsü tamamen soğuduktan ve sos pişip bir süre sıcaklığı gittikten sonra üzerine dökün.
  • Buzdolabında 4-5 saat beklettikten sonra kalıptan çıkarıp servis edin.


22 Şubat 2016 Pazartesi

KARAMELLİ PASTA

   30 küsür yıllık eskimeyecek dostlarıma özene bezene bir pasta yaptım. Üzerini pastane pastaları gibi süsledim. İçindeki kremaya vanilya tohumu koydum. Pandispanyası, kreması ve karamel sosu ile leziz bir pasta oldu.


Pandispanyasında sünger pandispanya tarifi kullandım.

Ara kremasını pasta kreması tarifindeki gibi yaptım.
VANİLYALI PASTA KREMASI MALZEMELERİ:
4 yumurta sarısı
500 ml süt
4 yemek kaşığı un
5 yemek kaşığı toz şeker
1 çubuk vanilya
125 gr. tereyağı
100 gr pudra şekeri
YAPALIM:
  • Tencereye sütten bir fincan ayrılarak vanilya tohumu ve toz şekerin yarısı konularak kaynatılır ve ocağın altı kapatılır.
  • Kalan şekerle yumurta sarıları çırpılır. Bu karışıma 4 tepeleme yemek kaşığı un katılarak çırpılmaya devam edilir. Kalan süt konularak kıvamı biraz açılır.
  • Yumurta sarılarının içine kaynamış sütten azar azar konularak biraz alıştırılır. Sonra yumurta sarıları karışımı yavaşça sütün içine katılırken karıştırılır.
  • Tencere yeniden ocağa konularak kaynatılır ve koyulaştırılır. Bir tepsi yıkanıp suyu süzülür, çabuk soğuması için tepsiye dökülüp yayılır ve üzeri streç filme kapatılıp kabuk bağlaması engellenir. Ilındıktan sonra buzdolabına konur.
  • Pandispanyaya sürmeden önce oda ısısında yumuşamış olan tereyağı ile pudra şekeri çırpılır ve buna buzdolabında soğumuş olan krema katılarak pürüzsüz olana kadar çırpılmaya devam edilir. Böylece ara kreması hazırdır.
Onun üzerine de karamel sos yapıp döktüm. Üzerini de kahveli drajelerle süsledim.
KARAMELLİ SOS:
150 toz şeker
125 ml krema
75 gr tereyağı
YAPALIM:
  • Şeker derin bir tencerede karamelize edilir. 
  • Krema ayrı bir kapta ısıtılır, şeker karamelize olunca içine katılır. Hemen ocak kısılır, çünkü hızla kabaracak ve fokurdamaya başlayacaktır. 
  • Krema ve şeker birbirine karışınca yumuşak tereyağı konur ve erimesi için karıştırılır. Tereyağı da eriyince pürüzsüz bir sos elde edilecektir. Soğuması için bir kenara bırakılır. Sos soğuyup biraz da koyulaşınca krema ile birlikte uygulanır.

SÜNGER PANDİSPANYA

  Pandispanyalarımın ayrıntılı tariflerini ayrıca vermek istiyorum. Benim için de kolaylık oluyor. Bazen hangi pandispanyayı nerede kullandığımı unutuyorum. Ama bütün pandispanları ayrı bir şekilde gruplandırırsam daha yararlı olacağı kanaatindeyim. Aynı şekilde yaptığım pasta kremalarını da ayrı olarak yazacağım. 


MALZEMELER:
6 yumurta
150 gr un
175 gr toz şeker
90 gr erimiş margarin
YAPALIM:
  • Yumurtaların akları ve sarıları birbirinden ayrılır. Akları kuru bir kapta çırpılır, beyazlaşmaya başlayınca şekerin yarısı yavaşça eklenir. 
  • Yumurtanın sarıları ayrı bir yerde kalan şekerle birlikte Ben Mari usulü çırpılır. Yani kaynayan bir suyun üzerine, suya değmiyecek şekilde başka bir kap konularak suyun buharında çırpılır.
  • Yumurta sarıları iyice beyazlaşınca suyun üzerinden alınır ve azar azar un ekleyerek katlayarak karıştırılır.
  • Unun tamamı eklenince çırpılmış yumurta akları eklenir, yine katlayarak karıştırılır.
  • En son olarak erimiş ve soğumuş olan yağ konur.
  • Kalıba dökülerek 180 derece ısıtılmış fırında 35 dakika kadar pişirilir. Mümkünse ertesi gün 3'e kesilebilir.

21 Şubat 2016 Pazar

KÜNEFE

     Bu seferki tarifimiz Murat Bey ve elbette annemden. Bana sadece fotoğraflamak ve ayrıntılı bir şekilde yazmak düştü. Böylesi de oldukça kolay oluyormuş, başkası yaparken dikkatlice bakmak ve sadece fotoğraf çekmek. Ankara'da iken aklıma künefe peyniri almak geldi. Bu peynir çok da dayanıklı bir peynir değil. Bekletip Kastamonu'ya götürmem imkansız, hemen ekşiyor. O gün de balık yapacaktık. Kardeşimin eşinin yaptığı künefeden daha önce de yemiştim, oldukça güzeldi. Ben de künefe yapıyorum ama bu sefer benden daha fazla tecrübe etmiş birini seyredip ayrıntıları iyice not edeyim dedim. Böylece Murat Bey'i mutfağa aldık. Böylece benim künefeyi daha kalın yaptığımı görmüş oldum. Künefeyi elle değil de diğer tabağın tabanı ile bastırıp inceltmesi de bir ayrıntıydı. Ayrıca altı kızarmış mı diye bıçakla kenardan bakmasını da böylece öğrendim. Mutfakta kullandığınız her malzemenin iyi olmasına da dikkat edin derim bu arada. Belki çok az bir miktar ve sadece tabağı yağlamak için tereyağı kullanıyorsunuz ama onun tadı bile tatlınızın tadını etkiliyor. Peynir de künefe için en önemli malzeme. Suda bekletilmiş değişik kaşar peynirlerle yapıldığını falan duydum ama olmuyor. Gerçek künefe ğeyniri kullanırsanız çok farklı olduğunu görüyorsunuz. O da ancak bazı peynircilerde bulunuyor. Büyük marketlerde falan yok. Bulabilirseniz deneyin.Kolay gelsin.


MALZEMELER:
250 gr. kadayıf
250 gr. künefe peyniri
50 gr. tereyağı
2 su bardağı toz şeker
2 su bardağı su
YAPALIM:

  • İlk olarak şerbeti kaynatılır. Su ve toz şeker bir tencereye koyup kaynadıktan sonra 5 dakika daha beklenir ve tencere ocaktan alınıp soğumaya bırakılır. Tatlınızı pişirdiğinizde şerbetin soğuk olması gerekiyor.
  • Künefeyi yapmak için de taze kadayıf yaklaşık 1 cm uzunluğunda küçük küçük doğranır. Künefeyi yapmak için en güzel tabak bu iş için özel olarak hazırlanmış tabaklardır. Çünkü bu tabaklarla ocakta pişirmek ve ters çevirmek çok daha kolay olacaktır.

  • Künefe tabağı yumuşak tereyağı ile yağlanır. Varsa eğer bir miktar, yaklaşık bir tatlı kaşığı kadar pekmez de sürülebilir. Künefenin kızarmasını kolaylaştıracaktır. Biz pekmezsiz yaptık ama yine de çok güzel kızardı.
  • Tereyağı ile yağlanmış tabağa ince kesilmiş kadayıfın yarısı konur. Elinizle ya da tabağın diğer yarısının tabanı ile bastırılır.
  • Üzerin rendelenmiş ya da ince ince kesilmiş künefe peyniri ile tamamen kaplanır. Künefe peynirinin özelliği tuzsuz olmasıdır. Görüntüsü beyaz peynire benzer ama piştiği zaman kaşar peyniri gibi uzayabilir. Tuzu da olmadığı için tatlının içinde peynir olduğunu anlamazsınız.

  • Peynirlerin üzerine kadayıfın kalan yarısı yayılır ve yine bastırılarak incelmesi sağlanır.
  • Künefe tabağı birbirinin üzerine tam olarak kapanan iki yarıdan oluşuyor. Çevirdiğiniz zaman diğer tarafını da rahatlıkla pişirebiliyorsunuz. Sıra geldi pişirmeye. Belki künefenin en zor kısmı burası. Fazla harlı yanmayan bir ateşin üzerinde devamlı çevirerek ve altının yanmamasına dikkat ederek yalnızca nar gibi kızarmasını sağlamanız gerekiyor. Erken alırsanız bu sefer de künefeniz pişmeyecektir. Bunun için arada bir bıçakla tatlının kenarından kaldırıp dikkatlice bakabilirsiniz. Tabi bu arada şeklini de bozmamalısınız.

  • Bir tarafı pişti ise yağlanmış olan tabağın üst kapağını da üzerine kapatıp ters çevirin aynı işlemi künefenin diğer tarafına da yapın.

  • Her iki tarafı da kızarmışsa künefeniz hazır demektir. Üzerindeki kapağı alın ve sıcak künefenin üzerine daha önce pişirip soğuttuğunuz şerbeti dikkatlice dökün ve de soğumadan misafirlerinize servis edin. Şerbetiniz henüz soğumamışsa tatlınız hamur olur ve onca emeğiniz boşa gider. Ama güzel bir künefe peyniri ile nar gibi de kızartmışsanız, keserken peyniriniz uzayacak, tadı da nefis olacaktır. Hadi afiyet olsun.

18 Şubat 2016 Perşembe

ETLİ TİRİT

    
      Görüntüsü oldukça güzel, yapımı da kolay. Bunu kıymayla yapanlar da ver. Zaten işin içine sarımsak girdiği zaman bütün yemekler lezzetleniyor. En altına Kastamonu simidi yerleştiriyoruz. Kastamonu'ya geldikten sonra böyle yapmaya başladım, yoksa benim annem bunu bayat ekmekleri değerlendirmek için yapardı. Ekmek ya da susamsız simit, farketmiyor. Küçük parçalara bölerek tabağın en altına diziyoruz.


     1-2 su bardağı kadar et suyunu kaynatıyoruz, sonra simitleri bu suyla ıslatıyoruz. Eğer et suyunuz yoksa bulyonu sıcak suda eriterek de kullanabilirsiniz. Diğer taraftan sarımsaklı yoğurdu hazırlıyoruz. 2 su bardağı kadar yoğurda 2-3 diş sarısak ezip koyuyoruz. Sarımsağınız Taşköprü sarımsağı ise 2 büyük diş kesinlikle yeterli oluyor.
     Eti için kırmızı ve yeşil biberi ince doğrayıp sıvı yağda soteliyoruz, biraz sonra içine 1 büyük kuru soğanı ekliyoruz. Hepsi pişince içine haşlanmış kuşbaşı etleri ekliyoruz. Biraz daha kavrulunca 1-2 yemek kaşığı salça, ardından da baharat olarak tuz, karabiber, kimyon ve kekik koyup ocağın altını kapatıyoruz.
     Yumuşamaış simitlerin üzerine önce sarımsaklı yoğurdu, ardından da etlerimizi koyuyoruz. En son oarak da üzerlerine kızdırılmış tereyağı gezdirirseniz hem kalorili hem de nefis olacaktır.

AFİYETLE...


17 Şubat 2016 Çarşamba

YAĞIZ ALİ'NİN KURABİYELERİ

   Hemşirem doğum yaptı ve minicik, çok tatlı bir bebeği oldu. Yağız Ali'ye daha annesi doğurmadan Baby Shower yapmayı planlamıştık ama biraz geç kaldığımızdan biraz da sömestr tatiline denk geldiğinden kısmet olmadı. Eğer yapılsaydı o günkü pastasını ben yapacaktım. Ama baktım ki umut yok bari doğunca kurabiyelerini ben yaparım diye konuşmuştuk. Tatil bitip de işe başladığımız ilk gün doğdu Yağız Ali. Hemen aklıma kurabiyeler geldi. Bir hızla hazırladım ve cuma günü de yerine ulaştırdım.

   Kurabiye hamuru olarak bu tarifteki hamuru kullandım. Üzerine uyuyan bir bebek koydum, üzerinde battaniyesiyle uyumuş. İnşallah annesini üzmeyen uykusu yerinde bir bebek olur.


16 Şubat 2016 Salı

YİNE NERİMANCIĞIMDAYIZ...

Kendi güzel, gönlü güzel arkadaşımın böyle cicili bicili, çiçekli sofralarını çok seviyorum. Bu açıdan da çok güzel gözüküyor...

İşte Neriman'ın harika börekleri...
Bunlar da ay çörekleri...
Yaprak sarmasız da olmaz...
Bu tahinli cevizli tatlıya ben de bayılıyorum. Yapımı da oldukça kolay...
Uzun zamandır ayva tatlısı yememiştim, çok da iyi oldu...
Minik un kurabiyeleri...

15 Şubat 2016 Pazartesi

PIRASALI MISIR UNLU KEK

   Bloguma elim değmiyor bir türlü bu aralar, acaba nazar mı değdi diye de düşünmeye başladım. Garip, tuhaf bir isteksizlik var içimde. Gözümde büyüyor yazacaklarım. Belki de bir haftalık tatilin de etkisi olmuştur. Ama artık evimdeyim ve yine yeni tarifler denemeye başladım ve paylaşmam gerekir diyorum. 
   Kış zamanı sebzemiz az. Çoğu da özellikle çocuklar tarafından sevilmeyen sebzeler. Nasıl yapsak da bunları çocuklara yedirsek diyoruz. Genelde sebzeleri keklerin, böreklerin içine koyup saklayabiliyoruz. Ama bu sefer yaptığımız sebzeli kekte pırasa alenen ortada, ben kekin içindeyim diyor. O zaman nasıl mı yedireceğiz. Bu defa ben kekin tadına güveniyorum. Mısır unu keklere zaten çok güzel bir tat verirken pırasa ile birlikteliği muhteşem oldu. Ben bayıldım, hele ki soğumadan yerseniz daha da hoş oluyor. Siz bir deneyin, bence beğeneceksiniz.


MALZEMELER:
2 yumurta
1 su bardağı yoğurt
1 su bardağı sıvı yağ
250 gr pırasa
Dereotu
1 paket kabartma tozu
1 su bardağı mısır unu
2.5 su bardağı un
Karabiber
Pul biber
YAPALIM:
  • Pırasalar ve dereotu gayet küçük bir şekilde doğranır.
  • Yumurtalar çırpılır. Yoğurt ve sıvı yağ eklenerek çırpılmaya devam edilir.
  • Mısır unu, un ve kabartma tozu eklenip spatula ile karıştırılır.
  • Son olarak baharatlar ve pırasa ile dereotu eklenir.
  • Yağlanmış fırın kabına boşaltılır, ısıtılmış 170 derece fırında 30 dakika kadar pişirilir.

KASTAMONU EĞŞİSİ

     Geçtiğimiz yaz kayınvalidemle birlikte eğşi yapmıştık. Daha doğrusu o yaparken ben yalnızca ona yardım edenlerden biriydim. Belki biraz sonra anlatacağım malzemeleri bir araya getirip böyle bir şey yapmanız mümkün olmayabilir. Ama bu içecek Kastamonu'da oldukça yaygın olarak bulunan ve az birazcık köyle ilgisi olan herkesin sıklıkla yaptığı ve özellikle de etli ekmeğin yanında ikram edilen çok doğal bir meyve suyudur. Yapımı da oldukça zahmetlidir. O yüzden yaptıktan sonra bir damlasının bile ziyan olmasını istemezsiniz.
     Ece bu sene Mutfak Kültürü dersi alıyor. Ara sınav ödevleri olarak da aile büyüklerinden geleneksel tarifleri yazmaları istenmiş. Ben de fırsat bu fırsat ilerleyen günlerde kayınvalidemden birkaç tarif aktaracağım.


     Bu içeceği yapmakla o sene bolca bulunan meyveleri değerlendirirsiniz. Biz de bu sene fazlaca olan ayvaları değerlendirmek istedik. Bu kadar çok ayva olmasının da bir anlamı varmış: O sene ayva çok olursa kış çetin geçecek, çok kar yağacakmış. Göreceğiz bakalım.


     Ayva biraz buruk bir meyve olduğundan içine elma katarak tadını biraz daha tatlı hale getirip meyveyi sıkmayı kolaylaştırdık. Eğşi yapmanın amacı meyvenin önce suyunu çıkarmak, sonra da çıkan suyu kaynatarak sürülebilir kıvama gelinceye kadar koyultmak. Bu kaynatma işlemi sayesinde çok uzun süre saklamanız da mümkün oluyor.
    Ayva aynı zamanda oldukça sert bir meyve. Kolay haşlanabilsin, haşlanınca daha rahat sıkılabilsin diye  doğrayarak kaynatmamız gerekiyor. Burada bize düşen görev ayvaların çekirdeklerini çıkarmak ve doğramaktı. Kaç kilo ayva doğradığımı tahmin edemiyorum. Ama bu işlemden sonra omzumun hala ağrıdığını biliyorum.





    Ayvaların içine katacağımız elmaların işlemi biraz daha kolaydı. Onları sadece döverek parçalayıp öylece kazana attılar. Bir taraftan bizim doğradığımız ayvalar da su dolu kazanlarda  haşlandı.

     Haşlanan meyveler süzülerek alındı ve çuvalların içine dolduruldu. Böylece suyu ve posası birbirinden ayrıldı. Bu işlem için kayınpederimin yaptığı özel bir sıkma makinesini kullandık. Kol gücüyle çalışan bu düzenekte meyveler çuvala doldurup ağzını birkaç kat yapıp kapatılıyor ve üzerine tahta gibi sert bir cisim konularak düzeneğe bastırıyorsunuz.

     Bu sayede akan suyu başka bir kazana boşaltıyorsunuz. Bu işlemi defalarca tekrarladıktan sonra 2 kazan dolusu meyve suyumuz oldu ve artık durmak zorunda kaldık. Yoksa daha meyvemiz vardı.


    Bu işlemler bir bütün gün sürdü. Sonrası daha uzun süreceği için ertesi güne bıraktık. Ertesi gün yine odun ateşinde, dibi tutmasın diye karıştırarak suyu iyice koyulaştırdılar.


    Bu aşamada ben bayram temizliği yaptığım için katılamadım. Günün sonunda kaşıkla alınabilir, bıçakla kesilebilir hale gelen eğşimiz hazırdı. Artık etli ekmeğin yanında eğşimizi sulandırarak içebiliriz.

Special design for Hayatın Kıvamı by GeCe